Hakkı, kişilere göre değerlendirmeyiniz!
Gerçeğin tespitinde kriteriniz, sizden olan kimseleri onaylamak olmasın!
İnsanların cinsiyetlerini, kabul ve red'lerinizin nirengi noktası yapmayın!
Güzel çalışmalar, kimden gelirse gelsin, onaylayınız ve takdir ediniz!
"Âyinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" sözünü kendinize prensip edininiz!
İnsanların kâl'inin hâl'e uygun olup olmadığını önemseyiniz! Ama kâl'i vahye uymayanların fikrine ve yazısına değer vermeyiniz!
Toplumda güzel işler yapmak yerine, sadece güzel söz söylemeyi kendine huy edinenler -maalesef ki- çoktur! Onları tanıyınız ve sakınınız! Kendilerini, öğrenip, bilmemenin; bilgi sahibi olmaktan daha hayırlı olduğu sözde ilimler vardır. Yani cehâletleri, haklarında bilgi sahibi olmaktan daha faziletlidir. Câhilliği, övülen durumlardan birisidir bu!
Önce ilmin ne olduğunu bilmek lazım; bu sözleri anlayabilmek için…
Vahye aykırı olan malûmatlara ilim denmez. Faydasız bilgi, kelam, felsefe, fikir ve kanaat denebilir. Faydalı ilim, amel edilen vahiy bilgisi olduğu gibi; vahye uygun olan her gerçektir. Her zaman ve her yerde İslâm davetçilerinin önünde durmaları gereken tarihi bir gerçek vardır. Uzunca bu gerçeğin önünde durmaları gerekir. Çünkü, gerek davet metodunda ve gerekse davete yönelişte kesin bir etkisi vardır bu gerçeğin.
Bu dava, İslâm ve insanlık tarihi içinde insanlar arasından örnek bir nesil ortaya çıkarmıştır. Sahabe nesli... Allah onlardan razı olsun. Sonraları bu tarzda örnek bir nesil bir daha ortaya çıkmadı. Tabi ki, tarih boyunca sahabe neslini örnek alan fertler görülegelmiştir. Fakat, bu davanın ilk döneminde olduğu gibi, hiçbir yerde, bu kadar büyük bir topluluğun bir araya geldiğine şahit olunmamıştır.
Bu durum; sırrını çözebilmek için üzerinde uzunca durulması gereken apaçık ve yaşanmış bir gerçektir. Bugün insanlık, cehennemî bir çukurun kenarında duruyor [2]… Başının üzerinde asılı duran yok oluş tehdidi yüzünden değil. Bu tehdit, hastalığın kendisi değil, hastalığın belirtisidir. Fakat asıl sebep, insanlığın “değerler” dünyasında iflas etmiş olmasıdır. Zaten, insan hayatının sağlam bir gelişmeyle gelişmesi ve sağlıklı bir ilerlemeyle ilerlemesi, o değerlerin gölgesinde mümkün olabilir. Bu durum, Batı dünyasında apaçık bir şekilde ortaya çıkmıştır. O Batı dünyası ki, yanında insanlığa verebileceği hiçbir “değer ölçüsü” kalmamıştır. Hatta, uyguladığı ‘demokratik düzenin’ iflasa benzer bir hale gelmesinden sonra, özvarlığını devam ettirmek için kendi vicdanını dahi ikna edebileceği bir şeyi kalmamıştır. Öyle ki, Batı toplumu yavaş yavaş Doğu bloğunun düzenlerini ve özellikle de “Sosyalizm” adı altında “ekonomik sistemlerini” ödünç almaya ve iktibas etmeye başlamıştır. “Onlar hâlâ câhiliyye (devri)nin hükmünü mü istiyorlar? Yakîn sahibi (kesin inanan) bir toplum için, hükmü Allah’tan daha güzel olan kimdir?” (Mâide: 50)
"Şüphesiz ki, câhiliyye'nin anlamı bu Âyette açıkça tarif ediliyor. Câhiliyye; -Allah'ın belirttiği ve Kur’ân'ın da da ifade ettiği gibi- insanların insanlar için hüküm belirlemesi, insanların insanlara hükmetmesidir. Çünkü câhiliyye; insanların insanlara ibâdet etmesi, Allah'a kulluğun terk edilmesi, Allah'ın ulûhiyyetinin/ilâhlığının reddedilmesi, bu reddin karşılığında da bir kısım insanların ilâh kabul edilmesi ve Allah'ı bırakıp onlara kulluk yapılmasıdır.
Gerçekten, bu Âyetin ışığında câhiliyye, geçmiş zamanın bir dönemi ile sınırlı değildir. Câhiliyye bir vâkıadır. Bu vâkıa dün vardı, bugün var ve yarın da olacak! Câhiliyye'nin özelliği, İslâm'a karşı olma ve İslâm'a zıtlıktır. Evvâbîn Namazının Tanımı (Vakti):
Akşam namazından sonra veya kuşluk vaktinde kılınan nâfile namazdır.
"Evvâbîn" Kelimesinin Kur'ân'da Kullanılışı ve Anlamı:
Evvâbîn kelimesi "dönen, Allah'a yöne¬len, tevbe eden" anlamındaki 'evvâb' kelimesinin çoğuludur. Kur'ân-ı Kerim'de beş yerde tekil kullanılmıştır:
"Çünkü o (Dâvud), Allah'a çokça dönen (evvâb) birisi idi" (Sâd: 17),
"Her birisi (Dâvud'un emrine verilen kuşlar) ona dönücü (evvâb) idi" (Sâd: 19),
"... Çünkü o (Dâvud) Allah'a çokça dönen (evvâb) idi" (Sâd: 30),
"... O ne güzel kuldur. Çünkü o (Eyyûb), Bize çokça dönen (evvâb) idi" (Sâd: 44),
"İşte bu (cennet), itaate dönen (evvâb) ve nefsini koruyan herkes için va'dolunageldiğinizdir" (Kâf: 32),
Bu kelime bir yerde de çoğul kullanılmıştır:
"... Eğer iyi kimseler olursanız şüphesiz ki O, kendine dönenler (evvâbîn)'i gerçekten bağışlayıcıdır" (İsrâ: 25)
Bu kelime ile eski peygamber¬lerin ve sâlih kulların her zaman Allah'a yöneldikleri, tevbe edip O'na döndükleri anlatılır. Bu kelime, Hadîs-i Şerîflerde de tekil ve çoğul olarak yer almakta ve benze¬ri anlamlar taşımaktadır.
Yukarıdaki âyet¬ler arasında özellikle İsrâ sûresinde ge¬çen evvâbîn kelimesi müfessirler tara¬fından "günah işlediğinde derhal tevbe edip Allah'a yönelen, Allah'a itaat ede¬rek hayır işleyen kimseler" şeklinde açıklanmıştır. Zekat konusunda diğer bir mesele ise; zekatı farz olduğu beldeden başka yere nakletmektir ki; bu mekruhtur. Zira her yerin zekatı o beldedeki fakirler içindir.
İbn-i Abbas’tan rivâyet edildiğine göre; Peygamberimiz Muaz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak gönderirken ona şöyle demiştir : “(Ey Muaz!) Muhakkak ki sen Ehl-i Kitap olan bir kavme gidiyorsun. Onları ilk davet edeceğin esas, Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik olsun(Bir başka rivayette ise; ‘Allah’ı birlemek olsun’ şeklinde geçiyor)Eğer onlar sana bu konuda itaat ederlerse onlara, Allah’ın kendilerine her gün beş vakit namazı farz kıldığını bildir. Eğer bu noktada da sana itaat ederlerse, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere Allah Teâlâ’nın kendilerine zekatı farz kıldığını bildir. Eğer bu noktada da sana itaat ederlerse, onların mallarının en iyisini almaktan ve mazlumun bedduasından sakın. Zira mazlum ile Allah arasında hiçbir perde yoktur.” [1] Zekat konusundaki önemli bir mesele de, zekatın ticaret mallarından verilmesidir...
Bugün sosyal hayat içinde pek çok kişi zekatını ticaret mallarının mislinden vermektedir.
Ebû Hanife’ye göre; tüccar malının zekatını fakirlerin daha fazla yararına olacak paralarla verir.
İmam Muhammed’e göre ise; tüccar malının kıymetini yaşadığı beldede en çok tedavülde dolaşan para ile belirler. Çünkü bu hem daha kolay, hem de fakirlerin menfaatleri açısından daha münasiptir. Zira fakir, zekat parasıyla ihtiyacı olanları parayla alabilir. Günümüzde çok sorulan sorulardan bir tanesi de, zekatın nerelere verilip nerelere verilemeyeceğidir.
Tevbe suresinin 60. Ayetinde zekat verilecek sekiz kısım yer sayılmıştır. Bu sayılanların haricine zekat verilemez: “Sadakalar (zekat) Allah’dan bir farz olarak ancak (dilenmeyen) fakirlere, yoksullara, onu toplamakla görevlendirilenlere (zekat memurlarına), kalpleri (İslam’a) alıştırılmak istenenlere, kölelere, borçlulara, Allah yolundakilere ve (malından uzak düşmüş) yolculara mahsustur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe: 60)
Camilere, derneklere, vakıflara, tarikat yada yardım kuruluşları gibi mahiyeti ne olursa olsun binalara, yapılara zekat verilemez. 79- NÂZİÂT SÛRESİ:
(Mekke’de inmiştir. 46 âyettir.)
1-Andolsun (kâfirlerin rûhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara,
2- (Mü’minlerin rûhlarını) yavaşça çekip alanlara;
3-Yüzdükçe yüzenlere,
4- Yarıştıkça yarışanlara,
5- Her bir işi düzenleyenlere… |
KATEGORİLER
20.04.2026Pazartesi
Son Yorumlar
Yusuf Semmak ⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi Yusuf Semmak ✍️ Derdin ilimse, im misafir Nice Yusuf Semmak 🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed Yusuf Semmak Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru Yusuf Semmak Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr Yusuf Semmak ☝️ "Tâğûta ibâdet et Yusuf Semmak ✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız Yusuf Semmak BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- " Yusuf Semmak Arkadaşlar, videoyu paylaşalım! Yusuf Semmak Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred misafir Thankks forr sharing your thought Oğuzhan Admin çok teşekkürler. İsmail Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h Yusuf Semmak Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi Bekir Yetginbal Canım kardeşim selamualeykum GÜN Bekir Yetginbal Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini Mahmut Selamünaleykum Yusuf peygamberin Ufuk Çok güzel Şeyma Bu nadide soru ve cevapları için Ahmet Doyurucu bir yorum Teşekkürler Yusuf Semmak Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha Baraa Bence çoooook güzel bir site ali İlmî Arapça Sayfası http://www ali Faydalı Bir Maksud Programı http ali Faydalı Bir Emsile Programı http Yusuf Semmak BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA Derya Atan Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam Firdevs Sevgi inş güzeldit. misafir ⭐⭐⭐⭐& mustafa Abi çook teşekküür ederim Medine Cenetin kapısın geçmek istiyom Yusuf Semmak Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg |