Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Hakkı, kişilere göre değerlendirmeyiniz! Gerçeğin tespitinde kriteriniz, sizden olan kimseleri onaylamak olmasın! İnsanların cinsiyetlerini, kabul ve red'lerinizin nirengi noktası yapmayın! Güzel çalışmalar, kimden gelirse gelsin, onaylayınız ve takdir ediniz! "Âyinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" sözünü kendinize prensip edininiz! İnsanların kâl'inin hâl'e uygun olup olmadığını önemseyiniz! Ama kâl'i vahye uymayanların fikrine ve yazısına değer vermeyiniz! Toplumda güzel işler yapmak yerine, sadece güzel söz söylemeyi kendine huy edinenler -maalesef ki- çoktur! Onları tanıyınız ve sakınınız!
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 10/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Kendilerini, öğrenip, bilmemenin; bilgi sahibi olmaktan daha hayırlı olduğu sözde ilimler vardır. Yani cehâletleri, haklarında bilgi sahibi olmaktan daha faziletlidir. Câhilliği, övülen durumlardan birisidir bu! Önce ilmin ne olduğunu bilmek lazım; bu sözleri anlayabilmek için… Vahye aykırı olan malûmatlara ilim denmez. Faydasız bilgi, kelam, felsefe, fikir ve kanaat denebilir. Faydalı ilim, amel edilen vahiy bilgisi olduğu gibi; vahye uygun olan her gerçektir.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 10/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Her zaman ve her yerde İslâm davetçilerinin önünde durmaları gereken tarihi bir gerçek vardır. Uzunca bu gerçeğin önünde durmaları gerekir. Çünkü, gerek davet metodunda ve gerekse davete yönelişte kesin bir etkisi vardır bu gerçeğin. Bu dava, İslâm ve insanlık tarihi içinde insanlar arasından örnek bir nesil ortaya çıkarmıştır. Sahabe nesli... Allah onlardan razı olsun. Sonraları bu tarzda örnek bir nesil bir daha ortaya çıkmadı. Tabi ki, tarih boyunca sahabe neslini örnek alan fertler görülegelmiştir. Fakat, bu davanın ilk döneminde olduğu gibi, hiçbir yerde, bu kadar büyük bir topluluğun bir araya geldiğine şahit olunmamıştır. Bu durum; sırrını çözebilmek için üzerinde uzunca durulması gereken apaçık ve yaşanmış bir gerçektir.
Bağlantı | kategori: TERCÜMELER | tarih: 10/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bugün insanlık, cehennemî bir çukurun kenarında duruyor [2]… Başının üzerinde asılı duran yok oluş tehdidi yüzünden değil. Bu tehdit, hastalığın kendisi değil, hastalığın belirtisidir. Fakat asıl sebep, insanlığın “değerler” dünyasında iflas etmiş olmasıdır. Zaten, insan hayatının sağlam bir gelişmeyle gelişmesi ve sağlıklı bir ilerlemeyle ilerlemesi, o değerlerin gölgesinde mümkün olabilir. Bu durum, Batı dünyasında apaçık bir şekilde ortaya çıkmıştır. O Batı dünyası ki, yanında insanlığa verebileceği hiçbir “değer ölçüsü” kalmamıştır. Hatta, uyguladığı ‘demokratik düzenin’ iflasa benzer bir hale gelmesinden sonra, özvarlığını devam ettirmek için kendi vicdanını dahi ikna edebileceği bir şeyi kalmamıştır. Öyle ki, Batı toplumu yavaş yavaş Doğu bloğunun düzenlerini ve özellikle de “Sosyalizm” adı altında “ekonomik sistemlerini” ödünç almaya ve iktibas etmeye başlamıştır.
Bağlantı | kategori: TERCÜMELER | tarih: 10/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
“Onlar hâlâ câhiliyye (devri)nin hükmünü mü istiyorlar? Yakîn sahibi (kesin inanan) bir toplum için, hükmü Allah’tan daha güzel olan kimdir?” (Mâide: 50) "Şüphesiz ki, câhiliyye'nin anlamı bu Âyette açıkça tarif ediliyor. Câhiliyye; -Allah'ın belirttiği ve Kur’ân'ın da da ifade ettiği gibi- insanların insanlar için hüküm belirlemesi, insanların insanlara hükmetmesidir. Çünkü câhiliyye; insanların insanlara ibâdet etmesi, Allah'a kulluğun terk edilmesi, Allah'ın ulûhiyyetinin/ilâhlığının reddedilmesi, bu reddin karşılığında da bir kısım insanların ilâh kabul edilmesi ve Allah'ı bırakıp onlara kulluk yapılmasıdır. Gerçekten, bu Âyetin ışığında câhiliyye, geçmiş zamanın bir dönemi ile sınırlı değildir. Câhiliyye bir vâkıadır. Bu vâkıa dün vardı, bugün var ve yarın da olacak! Câhiliyye'nin özelliği, İslâm'a karşı olma ve İslâm'a zıtlıktır.
Bağlantı | kategori: TERCÜMELER | tarih: 10/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Evvâbîn Namazının Tanımı (Vakti): Akşam namazından sonra veya kuşluk vaktinde kılınan nâfile namazdır. "Evvâbîn" Kelimesinin Kur'ân'da Kullanılışı ve Anlamı: Evvâbîn kelimesi "dönen, Allah'a yöne¬len, tevbe eden" anlamındaki 'evvâb' kelimesinin çoğuludur. Kur'ân-ı Kerim'de beş yerde tekil kullanılmıştır: "Çünkü o (Dâvud), Allah'a çokça dönen (evvâb) birisi idi" (Sâd: 17), "Her birisi (Dâvud'un emrine verilen kuşlar) ona dönücü (evvâb) idi" (Sâd: 19), "... Çünkü o (Dâvud) Allah'a çokça dönen (evvâb) idi" (Sâd: 30), "... O ne güzel kuldur. Çünkü o (Eyyûb), Bize çokça dönen (evvâb) idi" (Sâd: 44), "İşte bu (cennet), itaate dönen (evvâb) ve nefsini koruyan herkes için va'dolunageldiğinizdir" (Kâf: 32), Bu kelime bir yerde de çoğul kullanılmıştır: "... Eğer iyi kimseler olursanız şüphesiz ki O, kendine dönenler (evvâbîn)'i gerçekten bağışlayıcıdır" (İsrâ: 25) Bu kelime ile eski peygamber¬lerin ve sâlih kulların her zaman Allah'a yöneldikleri, tevbe edip O'na döndükleri anlatılır. Bu kelime, Hadîs-i Şerîflerde de tekil ve çoğul olarak yer almakta ve benze¬ri anlamlar taşımaktadır. Yukarıdaki âyet¬ler arasında özellikle İsrâ sûresinde ge¬çen evvâbîn kelimesi müfessirler tara¬fından "günah işlediğinde derhal tevbe edip Allah'a yönelen, Allah'a itaat ede¬rek hayır işleyen kimseler" şeklinde açıklanmıştır.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 10/12/2012 | Yorum(2) | Yorum yaz
Zekat konusunda diğer bir mesele ise; zekatı farz olduğu beldeden başka yere nakletmektir ki; bu mekruhtur. Zira her yerin zekatı o beldedeki fakirler içindir. İbn-i Abbas’tan rivâyet edildiğine göre; Peygamberimiz Muaz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak gönderirken ona şöyle demiştir : “(Ey Muaz!) Muhakkak ki sen Ehl-i Kitap olan bir kavme gidiyorsun. Onları ilk davet edeceğin esas, Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik olsun(Bir başka rivayette ise; ‘Allah’ı birlemek olsun’ şeklinde geçiyor)Eğer onlar sana bu konuda itaat ederlerse onlara, Allah’ın kendilerine her gün beş vakit namazı farz kıldığını bildir. Eğer bu noktada da sana itaat ederlerse, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere Allah Teâlâ’nın kendilerine zekatı farz kıldığını bildir. Eğer bu noktada da sana itaat ederlerse, onların mallarının en iyisini almaktan ve mazlumun bedduasından sakın. Zira mazlum ile Allah arasında hiçbir perde yoktur.” [1]
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 09/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Zekat konusundaki önemli bir mesele de, zekatın ticaret mallarından verilmesidir... Bugün sosyal hayat içinde pek çok kişi zekatını ticaret mallarının mislinden vermektedir. Ebû Hanife’ye göre; tüccar malının zekatını fakirlerin daha fazla yararına olacak paralarla verir. İmam Muhammed’e göre ise; tüccar malının kıymetini yaşadığı beldede en çok tedavülde dolaşan para ile belirler. Çünkü bu hem daha kolay, hem de fakirlerin menfaatleri açısından daha münasiptir. Zira fakir, zekat parasıyla ihtiyacı olanları parayla alabilir.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 09/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Günümüzde çok sorulan sorulardan bir tanesi de, zekatın nerelere verilip nerelere verilemeyeceğidir. Tevbe suresinin 60. Ayetinde zekat verilecek sekiz kısım yer sayılmıştır. Bu sayılanların haricine zekat verilemez: “Sadakalar (zekat) Allah’dan bir farz olarak ancak (dilenmeyen) fakirlere, yoksullara, onu toplamakla görevlendirilenlere (zekat memurlarına), kalpleri (İslam’a) alıştırılmak istenenlere, kölelere, borçlulara, Allah yolundakilere ve (malından uzak düşmüş) yolculara mahsustur. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe: 60) Camilere, derneklere, vakıflara, tarikat yada yardım kuruluşları gibi mahiyeti ne olursa olsun binalara, yapılara zekat verilemez.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 09/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
79- NÂZİÂT SÛRESİ: (Mekke’de inmiştir. 46 âyettir.) 1-Andolsun (kâfirlerin rûhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara, 2- (Mü’minlerin rûhlarını) yavaşça çekip alanlara; 3-Yüzdükçe yüzenlere, 4- Yarıştıkça yarışanlara, 5- Her bir işi düzenleyenlere…
Bağlantı | kategori: KUR'AN-I KERİM | tarih: 29/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz

20.04.2026Pazartesi
Son Konular .: 147- İnşikak Suresi (Seri' Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 146- İnfitar Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 145- Alimlerden Birine Soruldu! | Yusuf Semmak
.: 144- Sabah-Akşam Zikirleri | Yusuf Semmak
.: 143- Fecr Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 142- Abese Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 141- Ğaşiye Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 140- Leyl Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 139- Şems Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 138- Fatiha ve 10 Kısa Sure (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 137- Tarık Sûresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 136- Beled Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 135- Nebe Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 134- Hümeze Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 133- Beyyine Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 132- Alak Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 131- Duha Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 130- A'la Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 129- Buruc Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 128- Tekvir Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 127- Hasta İçin Okunacak Dualar! | Yusuf Semmak
.: 126- Her Köşeye ve Her Kişiye Tevhid'i Duyurun! | Yusuf Semmak
.: 125- Ru'yetullah'ı Reddedenlere Reddiye! | Kesitler-3 | Yusuf Semmak
.: 124- Kelime-i Şehadet Nedir? | Kesitler-2 | Yusuf Semmak
.: 123- Tağutu İnkar Etmek İmanın Şartıdır! | Yusuf Semmak
.: 122- Zerre Kadar İman Nedir? | Kesitler-1 | Yusuf Semmak
.: 121- Alın Yazgısı, Kader | Yusuf Semmak
.: 120- İlim Ne İçindir? Kimlere İlim Ehli Denir? | Yusuf Semmak
.: 119- Tekfircilik! | Yusuf Semmak
.: 118- Kur'an ve Sünnet'in Arasını Ayırma! | Yusuf Semmak
.: 117- Tevhid'i Nasıl Anlamalıyız? | Yusuf Semmak
.: 116- Sosyal Medyada Ne Paylaşalım? | Yusuf Semmak
.: NASİHATLER 17
Son Yorumlar
Yusuf Semmak
⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi
Yusuf Semmak
✍️ Derdin ilimse, im
misafir
Nice
Yusuf Semmak
🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed
Yusuf Semmak
Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru
Yusuf Semmak
Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr
Yusuf Semmak
☝️ "Tâğûta ibâdet et
Yusuf Semmak
✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız
Yusuf Semmak
BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- "
Yusuf Semmak
Arkadaşlar, videoyu paylaşalım!
Yusuf Semmak
Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred
misafir
Thankks forr sharing your thought
Oğuzhan
Admin çok teşekkürler.
İsmail
Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi
Bekir Yetginbal
Canım kardeşim selamualeykum GÜN
Bekir Yetginbal
Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini
Mahmut
Selamünaleykum Yusuf peygamberin
Ufuk
Çok güzel
Şeyma
Bu nadide soru ve cevapları için
Ahmet
Doyurucu bir yorum Teşekkürler
Yusuf Semmak
Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha
Baraa
Bence çoooook güzel bir site
ali
İlmî Arapça Sayfası http://www
ali
Faydalı Bir Maksud Programı http
ali
Faydalı Bir Emsile Programı http
Yusuf Semmak
BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA
Derya Atan
Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam
Firdevs Sevgi
inş güzeldit.
misafir
⭐⭐⭐⭐&
mustafa
Abi çook teşekküür ederim
Medine
Cenetin kapısın geçmek istiyom
Yusuf Semmak
Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM