Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Bu durumda, bir şeylerin eksik olduğu anlaşılıyor… O halde, ne yapmalıyız? Ya da acaba neleri ihmâl ediyoruz? Ticârette dikkat edilmesi gereken hususları başlıca şu şekilde sıralayabiliriz:
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 09/12/2015 | Yorum(2) | Yorum yaz
Allah’a hamd ve O’nun Rasûlüne Salât-u Selâm olsun. Bu yazımızda ana hatlarıyla emanet ve vasiyet kavramları üzerinde duracağız. Bazı sorulara cevaplar arayacağız: Emanet ne anlama gelir ve neler emanettir? Vasiyet nedir ve nasıl olmalıdır? Emanetleri ve vasiyetleri nasıl eda etmeliyiz? Emanet; bir kimseye koruması için bırakılan maddî ve manevî hak demektir. Emanete, emanet sahibinin haklarını zâyi etmeyecek şekilde vefâlı olmak gerekir. Peygamberlerin ortak sıfatlarından bir tanesi de yine emanettir. Allah’ın elçileri, Allah’tan aldıkları Ayetleri, gizlemeden ve değiştirmeden insanlara tebliğ etmişler ve açıklamışlardır. Geniş anlamda Allah’ın tüm tekliflerine emanet denir. Allah’ın insanlara yüklediği sorumluluklar da emanettir. Peygamberimiz, nübüvvetten önce toplum içinde “el-Emîn” yani “güvenilir ve emanete vefâ gösteren kimse” olarak tanınmaktaydı. Herkes çekinmeden emanetlerini Peygamberimize teslim ediyorlardı. Emanete riâyet etmek, mü’minlerin de bir sıfatıdır. “Onlar emanetlerine ve ahitlerine riâyet ederler.” [Münâfikûn: 8] Dost düşman herkesin “Emîn” kabul ettiği bir Peygamberin ümmetine emanetlere karşı  güvensiz bir tavır içinde olması kabul edilemez.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 16/01/2014 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bu yazımızda, boğazlanması ve eti yenmesi helâl hayvanların Şerîat'a uygun kesiminde "dindarlık" ve "besmele" şartlarının gereği üzerinde durduk. Yani hayvan boğazlayan kimsenin ya Müslüman (Ehl-i Tevhîd) ya da Hristiyan veya Yahudi (Ehl-i Kitap) olmasının zorunlu olduğunu delillerle açıkladık. Bu konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayan önemli konulardan bir tanesi de "Ehl-i Kitap Kimdir?" sorusunun cevabını vermektir. Kur'ân-ı Kerîm'e göre, kimlere Ehl-i Kitap denildiği anlaşıldıktan sonra, konu açıklığa kavuşmaktadır. Zira Allah, kendilerine kitap verilenlerin kestiklerinin bize helâl olduğunu belirtmiştir. Ehl-i Kitap dışında kalan kimselerin -besmele çekseler dahi- boğazladığı hayvanların yenemeyeceği, Âyetlerden açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca hayvan boğazlarken gerek Müslümanların ve gerekse Kitap Ehli insanların besmele çekmelerinin şart olduğunu vurguladık. Konu çok detaylı olduğu için, sadece günümüzde öğrenilmesi gereken ve uygulaması ihmal edilmiş yönlere temas ettik.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 12/11/2013 | Yorum(1) | Yorum yaz
“Aranızda selâmı yayınız” Hadîs-i Şerîfi gereği, selâmlaşmanın fazilet ve âdâbını bilmek zorundayız… Yolda karşılaştıklarında, selâmı birbirlerinden bekleyip, aşıklar gibi birbirlerine bakanlara tekrar söylemek lazımdır ki, küçük büyüğe, ayaktaki oturana, binitli yayaya, yüksekteki alçaktakine, yürüyen durana, bir kişi iki kişiye, az olanlar çok olanlara ve talebe hocaya selâm verir. Selâm konusunda birçok aksaklıklarla, hayat içerisinde sıkça karşılaşıyoruz... Somut örnekler vermeden bazı kimseler meseleleri tam olarak anlayamıyor. Bu nedenle basit örnekler verelim.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 27/10/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Ehven kelimesi “daha hafif”, ehvenü’ş şerreyn terkibi ise; meşrû olmayan iki işten, zarar bakımından daha hafif olan kötülük demektir. Ehven-i şerreyn; iki zarar verici durumla karşı karşıya kalındığında daha az zararlı olan şeyi tercih etmek, büyük zararı önlemek yahut ortadan kaldırmak için gerekli tedbirleri almak demektir. Yani başka bir seçenek yoksa, zarûret sebebiyle iki kötülükten daha hafif olanını seçmektir. Mecelle'de bu konuyla alakalı, "ehven-i şerreyn ihtiyâr olunur, iki şerr’den en ehveni tercih olunur; çünkü haram işlemek ancak ıztırâr (zarûret) ile câiz olur, büyük zarar (zarar-ı eşedd) daha hafif zarar (zarar-ı ehaff) ile giderilir, umûmî zararı (zarar-ı âmm’ı) önlemek için kısmî zarar (zarar-ı hâss) seçilir, iki zarar teâruz ettiği (birbirine zıt olduğu) zaman, en hafif işlenerek büyük olanın çaresine bakılır, zarar imkân ölçüsünde ortadan kaldırılır" gibi maddeler bulunmaktadır.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 11/10/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
CEVAP: Hanefi mezhebine göre, alacağı zekata saymak uygun görülmemiştir. Çünkü zekatta temlik şartı vardır. Yani paranın zekat verecek kişinin mülkiyetinde olması gerekir. Bu nedenle en güzel olan; alacaklının borçluya zekatını vermesidir. Borçlu kişinin de, eline para geçtiği için borcunu ödemesidir. Ama bu şart olarak ileri sürülemez. Yani "ben sana zekatımı vereyim, sen de bana borcunu öde" denilemez. "Bana borcunu ödeyeceksen, sana zekat veririm" diyerek zekat verilirse, bu câiz olmaz.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 29/09/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Toplumda binde bir oranında da olsa, sakalının uzunluğuyla yani bir tutam olmasıyla kendini ön plana çıkarmaya çalışan ve devamlı Müslümanların sakalının bir tutam olması gerektiğini söyleyen hatta sakalı bir tutam olmayan Müslümanların arkasında namaz dahi kılmayan aşırı fikirli ve bilgisiz insanlar bulunabilmektedir. Onlara birkaç sözümüz var...
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 28/09/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
İmsâk Vakti, Fecr-i Kâzib ve Fecr-i Sâdık Konuları: İmsâk konusu üzerinde özellikle son yıllarda ilim ve bilim çevrelerinde ciddî tartışmalar görülmektedir. Biz inşâAllah bu konunun hakikatini ortaya koymak istiyoruz. Şu an itibariyle mevcut uygulamada, imsâk vaktinin doğru olup olmadığı açısından konuyu incelersek, o saatte gökyüzüne baktığımızda zifiri karanlık ve o esnada gecenin devam etmekte olduğunu görürüz. Çölde, dağda ya da ormanda olan bir kimse o vakitte sabah vakti girdiğine hükmedip namaz kılar mı, diye düşünmek gerekir. Bakara Suresinin 187. Âyetinde de geçtiği gibi, "Fecrin beyaz ipliği, siyah ipliğinden sizce ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın" buyrulmuştur. Âyette geçen "beyaz iplik"ten maksat; fecr-i sâdık'tır. "Fecr-i sâdık" konusunu birazdan açıklayacağız.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 15/07/2013 | Yorum(3) | Yorum yaz
Türkçe Namaz'ın câiz olmadığını müctehid âlimlerin fetvâlarıyla, kaynaklı olarak, ispatlamak ve bu konu üzerindeki şâibeleri ortadan kaldırmak istiyoruz. İnşâAllah, bu açıklamalarımızdan sonra, artık medyada, Tv'lerde yer alan, "Türkçe Namaz" tantanalarının "İslâm'a uygun olmadığı" açıklığa kavuşmuş olur. Şâfiî âlimlerinden İmam Nevevî şöyle der: "Mezhebimizde okuyan kimse namazda olsa da olmasa da Kur'ân'ı Arapça'dan başka bir dilde okuması câiz değildir. Cumhûr-u ulemâ da bunu desteklemişlerdir." [1] Mâlikî mezhebine dair yazılmış olan Dusûkî Hâşiyesinde şöyle geçer: "Kur'ân'ı Arapçasından başka bir dilde okumak câiz değildir.” [2] Hanbelî mezhebinden İbn-i Kudâme şöyle der: "Arapça okumayı bilse de bilmese de, Arapça'dan hâriç Kur'ân okumak câiz değildir, yeterli olmaz."[3]
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 12/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Evvâbîn Namazının Tanımı (Vakti): Akşam namazından sonra veya kuşluk vaktinde kılınan nâfile namazdır. "Evvâbîn" Kelimesinin Kur'ân'da Kullanılışı ve Anlamı: Evvâbîn kelimesi "dönen, Allah'a yöne¬len, tevbe eden" anlamındaki 'evvâb' kelimesinin çoğuludur. Kur'ân-ı Kerim'de beş yerde tekil kullanılmıştır: "Çünkü o (Dâvud), Allah'a çokça dönen (evvâb) birisi idi" (Sâd: 17), "Her birisi (Dâvud'un emrine verilen kuşlar) ona dönücü (evvâb) idi" (Sâd: 19), "... Çünkü o (Dâvud) Allah'a çokça dönen (evvâb) idi" (Sâd: 30), "... O ne güzel kuldur. Çünkü o (Eyyûb), Bize çokça dönen (evvâb) idi" (Sâd: 44), "İşte bu (cennet), itaate dönen (evvâb) ve nefsini koruyan herkes için va'dolunageldiğinizdir" (Kâf: 32), Bu kelime bir yerde de çoğul kullanılmıştır: "... Eğer iyi kimseler olursanız şüphesiz ki O, kendine dönenler (evvâbîn)'i gerçekten bağışlayıcıdır" (İsrâ: 25) Bu kelime ile eski peygamber¬lerin ve sâlih kulların her zaman Allah'a yöneldikleri, tevbe edip O'na döndükleri anlatılır. Bu kelime, Hadîs-i Şerîflerde de tekil ve çoğul olarak yer almakta ve benze¬ri anlamlar taşımaktadır. Yukarıdaki âyet¬ler arasında özellikle İsrâ sûresinde ge¬çen evvâbîn kelimesi müfessirler tara¬fından "günah işlediğinde derhal tevbe edip Allah'a yönelen, Allah'a itaat ede¬rek hayır işleyen kimseler" şeklinde açıklanmıştır.
Bağlantı | kategori: FIKIH | tarih: 10/12/2012 | Yorum(2) | Yorum yaz

12.08.2022Cuma
Son Konular .: 113- Kur’an Okuma ve Öğretme Karşılığında Ücret Almak, Ölüler için Kur’an Okumak ve Rukye Bahsi - PÇMO – 44
.: NASİHATLER 16
.: 112- Peygamberin Kabrini ve Diğer Kabirleri Ziyaret ve Ölülere Nelerin Fayda Vereceği - PÇMO – 43
.: Muhtelif Konularda Kısa Kısa - 7
.: 111- Kâfir Olarak Ölenlere, Dünyadaki İyi Amelleri Fayda Sağlamaz! | Yusuf Semmak
.: 110- Benim Babam da Senin Baban da Ateştedir! | Yusuf Semmak
.: 109- Hz. Ömer’in Hılâfeti Devrinde Bir Adamın Hz. Nebî'nin Kabrine Gelip Onunla Tevessül Etmesi – 42
.: 108- İman Edip Müslüman Olmak Tertemiz Bir Sayfa Açmaktır! | Yusuf Semmak
.: 107- Peygamberimizin Kabrini Ziyaret Meselesi – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 41
.: 106- Zamanın Önemi ve Su Gibi Akan Ömür! | Yusuf Semmak
.: 105- Mü’min Sabahlayıp Kafir Akşamlamak veya Mü’min Akşamlayıp Kafir Sabahlamak! | Yusuf Semmak
.: 104- Tarihte Putperestlik Nasıl Başladı? - Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 40
.: 103- Müslümana Sövmenin ve Onunla Savaşmanın Hükmü Nedir? | Yusuf Semmak
.: 102- Türbe ve Kabirleri Ziyaretin, Bid’at Olan Tevessülle İlişkisi – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 39
.: 101- Münafıkların Özellikleri Nelerdir? | Yusuf Semmak
.: 100- Müslümanı Tekfir Eden Kimsenin Durumu Nedir? | Yusuf Semmak
.: 99- Tevessülün Anlamı, Kısımları ve Bid’at Olan Tevessül – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 38
.: 98- Ehl-i Kıble Kime Denir? | Yusuf Semmak
.: 97- Hz. Yusuf’un Mısır’daki Konumu (3) – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 37
.: 96- Bir Mezhebe Uymak Zorunda mıyız? | Yusuf Semmak
.: 95- Hz. Yusuf’un Mısır’daki Konumu (2) – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 36
.: 94- Hz. Yûsuf’un Mısır’daki Konumu (1) – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 35
.: 93- Ru'yetullah (Allah'ın Görülmesi) Meselesi | Yusuf Semmak
.: 92- Allah’tan Başka Kanun Koyucu Yoktur! (2) - Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 34
.: 91- Allah’tan Başka Kanun Koyucu Yoktur! (1) – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 33
.: 90- Hz. İbrahim’in Nemrud’a, Babasına ve Kavmine Tebliği – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 32
.: 89- Allah ve Mahlukat İlişkisi – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 31
.: 88- O Büyük Mahkeme'de! (Şiir)
.: 87- İmanın Artıp Eksilmesi Meselesi ve Ehl-i Kıble Kimdir? – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 30
.: 86- Peygamberimiz İslam’a Davet Metodu – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 29
.: 85- Peygamberimiz Döneminin Dünya Konjonktürü ve Peygamberimizin Tebliğ Stratejisi – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 28
.: 84- Umreden Men Ediliş ve Hudeybiye Antlaşması’nın Önemi – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 27
.: 83- Kadınların Yüzlerini ve Ellerini Örtmeleri Meselesi – Putperest Çağlarda Müslüman Olmak – 26
Son Yorumlar
Şeyma
Bu nadide soru ve cevapları için
Ahmet
Doyurucu bir yorum Teşekkürler
Yusuf Semmak
Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha
Baraa
Bence çoooook güzel bir site
ali
İlmî Arapça Sayfası http://www
ali
Faydalı Bir Maksud Programı http
ali
Faydalı Bir Emsile Programı http
Yusuf Semmak
BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA
Derya Atan
Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam
Firdevs Sevgi
inş güzeldit.
misafir
⭐⭐⭐⭐&
mustafa
Abi çook teşekküür ederim
Medine
Cenetin kapısın geçmek istiyom
Yusuf Semmak
Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg
Yusuf
Allah razı olsun hocam çok anlaşı
Yusuf Semmak
Saçınızı erkeğe kestirmediğiniz,
Meryem
Verdiğiniz bu bilgiler için çok t
Yusuf Semmak
+ Ayrıca Hadîs'in açıklamasında d
Yusuf Semmak
Güzel bir yorum. Fakat biraz açık
metin
hadiste gecen Gölge Arsin gölgesi
Rüya
Çok teşekkür ederim
Şule
Çok teşekkürler
sadullah demircioğlu
abdullah bin mesud (r.a.) ‘’sakın
Yusuf Semmak
Bir kardeşimiz, selâmdan sonra; “
Yusuf Semmak
EVET, YİNE SİGARA! Bugün piyas
İbrahim sarıtaş
Allahrazı olsun
Muhammet ****
Bizim din hocamız başınızı örtmek
Ali Özbek
Hocam Allah razı olsun mükemmel b
fatma
ellerinize yüreğinize sağlık cıdd
Mehmet
Bu site "13.45'de mi 13.45'te mi
iclal
elinize sağlık
misafir
Allah razı olsun .
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM