Rahmân ve Rahîm olan Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
"En güzel isimler (el-Esmâu'l Husnâ) Allah'ındır. O halde O'na bunlarla dua edin. O'nun isimlerinde eğriliğe sapanları terk edin. Onlar yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir." (A'râf: 180)
"O Allah'tır ki, Hâlık'tır, Bârî'dir, Musavvir'dir. En güzel isimler yalnız O'nundur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nu tesbîh eder. O, Azîz'dir, Hakîm'dir." (Haşr: 24)
"De ki: 'İster Allah diye çağırın, ister Rahmân diye çağırın. Hangisi ile çağırırsanız çağırın, esasen en güzel isimler O'nundur.' Namazında sesini ne pek yükselt ne de pek kıs, ikisi ortası bir yol tut." (İsrâ: 110)
İnsanlığın Tevhîd muallimi olan son Rasûl Hz. Muhammed aleyhisselâm şöyle buyurmuştur:
إِنَّ لِلَّهِ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمَا مِائَةً إِلاَّ وَاحِدًا مَنْ أَحْصَاهَا دَخَلَ الْجَنَّةَ
"Muhakkak Allah'ın doksan dokuz -bir eksiği ile yüz- ismi vardır. Kim bu isimleri ihsâ ederse (anlamını bilerek sayarsa, ezberlerse ve iman ederek gereklerine uygun olarak amel ederse) cennete girer." (Buhârî, Şurût, 18, [2736]; Tevhîd, 12, [7392]; Müslim, Zikr, 6; İbn-i Mâce, Duâ, 10, [3860]; Bkz: Buhârî, Deavât, 68, [6410]; Müslim, Zikr, 5; Tirmizî, Deavât, 83, [3506-3508])
Allah'ın güzel isimleri, doksan dokuz ile sınırlı değildir. Allah'ın, Kur’ân ve Sünnette bize bildirdiği ya da bize bildirmeyip katında saklı tuttuğu isimleri çoktur. Zikrettiğimiz anlamdaki Hadîsler, Allah'ın isimlerinden doksan dokuz tanesinin anlamını öğrenen, bunları ezberleyen, Allah'ın bu isimlerine gerektiği gibi iman eden ve bu imanlarını hayatlarına yansıtarak bir hayat yaşayan, bu hâl ve i’tikâd üzere Allah'ın huzuruna vasıl olanların cennete gireceği konusundaki bir müjdedir. Yani bu kadarını gerçekleştirmek, cennete girmek için kifâyet etmektedir, demektir. Allah'ın isimlerinin doksan dokuz rakamı ile ifade edilmesinin çok hikmetleri vardır. Bir tanesi, bu sayı, çokluktan kinâyedir; yani Allah'ın isimlerinin çokluğuna delâlet eder. Allah'ın isim ve sıfatlarını gerçek anlamda bir sayı ile tahdîd etmek (sınırlandırmak) mümkün değildir. İkincisi de, doksan dokuz sayısı, tekliğe yani Allah'ın isim, sıfat ve fiillerinde vahdâniyyetine (tekliğine) delâlet etmektedir. Allah'ın isimlerini ezberlemenin anlamı, mücerred ezber değil, o isimleri hıfz ederek yani koruyarak, o isimlere iman bakımından hakkını vererek bir ezberleme şeklidir. Allah'ı Tevhîd etmeyen yani Tevhîd akîdesine i’tikâd etmeyen kimse, değil bu isimleri ezberlese, Kur’ân'ın tamamını ezberlese dahi ebedi cehenneme gider. Bu Hadîslerle vurgulanan asıl konu, Allah'ın kullarının, başkalarına değil, ancak Allah'a ibâdet etmeleri hakikatidir. Allah'ın doksan dokuz ismini ezberlemeye teşvik açık şekilde Tevhîd akîdesine teslimiyete davettir. Zira Tevhîd akîdesine teslimiyet ancak Allah'ın isim ve sıfatlarını sahih bir şekilde öğrenmekle mümkün olur.
Uyarı: Arapça'da, Allah'ın güzel isimleri ifadesi, "el-Esmâul Husnâ" şeklinde söylenir. Bu bir sıfat tamlamasıdır. Günümüzde halk bunu genelde "Esmâul Husnâ" şeklinde söylemektedir ki, bu ifadenin anlamı -hâşâ- (en güzel kadının isimleri) şeklindedir. Bu ifade şeklinden şiddetle sakınmak gerekir. Bu son söylediğimiz yanlış telaffuzlu terkip, isim tamlamasıdır. el-Esmâu'l Husnâ ifadesi Arapçadır; bu ifade ya aslı üzerinde aynen böyle telaffuz edilmelidir ya da Farsça terkip olarak Esma-i Husnâ şeklinde söylenmelidir. Yani Arapça bilmeyenler, "Esmâu’l" yerine "Esmâ-i" şeklinde söyleyebilir. Fakat en doğrusu, "el-Esmâu'l Husnâ" demektir.
Ayrıca, "Allah'ın en güzel isimleri" anlamında, أسماء الله الحسنى "Esmâullâhi'l Husnâ" diye de söylenebilir. Celâl ve ikram sahibi Allah Sübhânehu ve Teâlâ’ya hamd ediyoruz. Salât ve selâm; insanlığın atası ve ilk muallimi Hz. Âdem’den, son Peygamber Hz. Muhammed ve bu ikisi arasında gelmiş geçmiş tüm Peygamberlere (aleyhimusselâm) ve Peygamberimizin Sünnetine kıyamet gününe kadar güzelce ittibâ edecek olan tüm mü’min kardeşlerimizin üzerine olsun. Allah, mü’minlerden ebediyyen râzı olsun.
Kısmen de olsa, önemli bir konu üzerinde hasbıhal edeceğiz. Rızık ve rızkı artıran etkenler konusu...
Hayat kimilerine göre, geçim dünyasıdır, kimilerine göre seçim dünyasıdır, kimilerine göre ise imtihan sahasıdır. Buna rağmen bütün insanlar için ortak bir payda vardır ki, o da, dünyada yaşarken temel ihtiyaçlarını karşılama zorunluluklarıdır. Fakat bunun sınırı ne olmalıdır? Dünyalıklar amaç mıdır, araç mıdır? Dünya ve içindeki her şeyin araç olduğunu farz edersek, bu durumda asıl amaç nedir? İnsan, ruh ve beden huzurunu nasıl elde edebilir? Gerçek huzur nedir? Hakiki kazanç ve menfaat nedir? Bu soruların cevapları ve insanın dünya ve âhirette mutlu olmasını temin edecek kurallar nelerdir? İşte bu türden soruların cevaplarını ortalayarak, rızkın, insan için hayırlı ve bereketli olması ve hayırlara vesile olması hangi şartlarda mümkün olabileceği sorusunu, Kur’an ve Sünnete arz edeceğiz. Sorumuz şudur; rızkı artıran etkenler var mıdır, varsa nelerdir? İnsanların ağızlarından hiç düşmeyen biz söz vardır... "Dinde zorlama yoktur!" Gerçekten dinde zorlama yok mudur? Bu söz, Kur'an'da ne anlamda kullanılmaktadır? Bu ifadeyi kendi bağlamıyla bütünlük içerisinde inceleyip, bu meselenin hakikatini -Allah'ın izniyle- ortaya koyacağız. "Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı arşının gölgesinde gölgelendirecektir." Yedi sınıf insan vardır ki, Allah onları hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde kendi gölgesinde gölgelendirecektir... Şeyhu'l-İslâm rahımehullâh, bu gezginin dediği gibi gerçekten, "İşte Allah, dünya semâsına şu benim inişim gibi iner" demiş midir?
Eğer böyle bir şey dediyse, bu söz veya bu söze uygun cümleler neden kendi kitaplarında yoktur? Aksine bu sözün hılâfına sayısız açıklamalar bulunmaktadır! Bir an dediğini varsaysak bile; peki neden o dönemde çağdaşı olan Rabbânî İslâm âlimleri ve müctehidleri bu sözü, Şeyhu'l-İslâm'dan nakletmediler ya da nakzetmediler? İnsanların en mutlusu, Tevhid ehli kimselerdir. Allah onlara rahmetini, rızasını, lütuf ve ikramlarını tahsis etmiştir. Onlar ahirette bu nimetlerden asla mahrum kalmayacaklardır. Allah’ın izin vermesiyle, Rasûlullah’ın şefaat edebileceği kimseler sadece Tevhid akidesi üzere vefat edenler olacaktır. Şirk koşanlara, Peygamberimiz bile şefaat edemeyecek ve onlar ebedî olan cehennem azabına giriftar olacaklardır.
Bu konuda bir Hadis-i Şerif ile başlayalım.
Ebû Hureyre radıyallâhu anh şöyle demiştir: (Bir kere) “Yâ Rasûlallah! Kıyamet gününde senin şefaatin en ziyade kime olacak?” diye sordum. Rasûlullah aleyhisselâm: “Yâ Ebâ Hureyre! Hadis (bellemek) için sende gördüğüm hırsa göre, bu Hadisi senden evvel kimsenin bana sormayacağını tahmin ediyordum. Kıyamet gününde halk içinde şefaatime en ziyade mazhar olacak kimse, kalbinden ve gönlünden hâlis ve samimi olarak ‘Lâ İlâhe İllâllah’ diyendir.” (Buhârî, Rikâk, 51; İlm, 34) Bu konuda kesinlikle yanlış olanlar vardır, bazen doğru olanlar vardır, genelde doğru olanlar da vardır...
Konumuz; karşı karşıya olduğumuz ve cevabını bilmek, bulmak ve öğrenmek istediğimiz bir durum ile ilgilidir. Yoksa ilim ehli olmadan rastgele akıl ve mantık yürüterek bir gerçeğe ulaşılabilir mi şeklindeki felsefî bir tartışmayla alâkası yoktur. Zira her Müslüman bilir ki, mutlak doğruyu ancak Allah bilir ve kullarına bildirir; bize düşen de Allah’tan gelen gerçekleri ‘hak’ bilmek ve onlara uymaktır.
Sorumuzun mecrası, herkesin dilinde pelesenk olan ‘akla ilk gelen doğrudur’ şeklindeki bir varsayım hakkındadır. Bu soruya, örnek ve açıklamalarla cevap arayalım. Bu yazımızda, boğazlanması ve eti yenmesi helâl hayvanların Şerîat'a uygun kesiminde "dindarlık" ve "besmele" şartlarının gereği üzerinde durduk. Yani hayvan boğazlayan kimsenin ya Müslüman (Ehl-i Tevhîd) ya da Hristiyan veya Yahudi (Ehl-i Kitap) olmasının zorunlu olduğunu delillerle açıkladık. Bu konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayan önemli konulardan bir tanesi de "Ehl-i Kitap Kimdir?" sorusunun cevabını vermektir. Kur'ân-ı Kerîm'e göre, kimlere Ehl-i Kitap denildiği anlaşıldıktan sonra, konu açıklığa kavuşmaktadır. Zira Allah, kendilerine kitap verilenlerin kestiklerinin bize helâl olduğunu belirtmiştir. Ehl-i Kitap dışında kalan kimselerin -besmele çekseler dahi- boğazladığı hayvanların yenemeyeceği, Âyetlerden açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca hayvan boğazlarken gerek Müslümanların ve gerekse Kitap Ehli insanların besmele çekmelerinin şart olduğunu vurguladık. Konu çok detaylı olduğu için, sadece günümüzde öğrenilmesi gereken ve uygulaması ihmal edilmiş yönlere temas ettik. HERKES MEDENİ OLMAK İSTER… HİÇ ŞÜPHESİZ HUZUR VE MEDENİYET İSLAM’DADIR.
İNSANLARA, İNSANCA DAVRANMASINI ÖĞRENMEK DE MEDENÎ OLMANIN GEREĞİDİR…
İSLAM YÜCEDİR, ONUN ÜSTÜNDE YÜCELİK YOKTUR!
SAĞLIKLI İLETİŞİM; BÜYÜK HAYIRLARA VE BEREKETLERE SEBEP OLUR.
İNSANLARIN PSİKOLOJİSİNİ DİKKATE ALMAK, EMPATİ YAPMAK VE ONLARI İÇERİSİNDE BULUNDUKLARI ŞARTLARA GÖRE DEĞERLENDİRİP, ANLAYIŞLI OLMAK; MERHAMET VE ŞEFKATİN BİR GEREĞİDİR…
MERHAMET ETMEYENE MERHAMET EDİLMEZ.
KÖTÜLÜK YAPAN KÖTÜLÜK BULUR, İYİLİK YAPAN İYİLİK BULUR.
ACELECİLİK, SABIRSIZLIK, ÖNYARGI, SAPLANTI, KATI KALPLİLİK, SERT DİLLİLİK, MERHAMETSİZLİK, BENCİLLİK, CİMRİLİK, KİBİR VE ZULÜM FİRAVUNLARIN VE KARUNLARIN SIFATLARIDIR…
İYİLİK YAP DENİZE AT, SEMEK BİLMEZSE, HÂLIK (YARATAN) BİLİR.
İYİ OLANLARA HERKES İYİLİK EDER; ÖNEMLİ OLAN, YAPTIĞI KÖTÜLÜKLERİN FARKINDA OLMAYANLARA İYİLİK EDEBİLMEK VE ONLARIN HİDAYETLERİNE VESİLE OLMAKTIR…
SABIR LÜTUF VE İKRAMLARA, ACELECİLİK PİŞMANLIKLARA, ANLAYIŞLI OLMAK İSE SEVGİ VE MUHABBETE VESİLEDİR. |
KATEGORİLER
27.07.2026Pazartesi
Son Yorumlar
Yusuf Semmak Videoda, dünyanın sonunda gerçekl Yusuf Semmak ☝ Allah Azze ve Celle buyur Yusuf Semmak ⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi Yusuf Semmak ✍️ Derdin ilimse, im misafir Nice Yusuf Semmak 🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed Yusuf Semmak Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru Yusuf Semmak Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr Yusuf Semmak ☝️ "Tâğûta ibâdet et Yusuf Semmak ✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız Yusuf Semmak BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- " Yusuf Semmak Arkadaşlar, videoyu paylaşalım! Yusuf Semmak Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred misafir Thankks forr sharing your thought Oğuzhan Admin çok teşekkürler. İsmail Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h Yusuf Semmak Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi Bekir Yetginbal Canım kardeşim selamualeykum GÜN Bekir Yetginbal Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini Mahmut Selamünaleykum Yusuf peygamberin Ufuk Çok güzel Şeyma Bu nadide soru ve cevapları için Ahmet Doyurucu bir yorum Teşekkürler Yusuf Semmak Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha Baraa Bence çoooook güzel bir site ali İlmî Arapça Sayfası http://www ali Faydalı Bir Maksud Programı http ali Faydalı Bir Emsile Programı http Yusuf Semmak BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA Derya Atan Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam Firdevs Sevgi inş güzeldit. misafir ⭐⭐⭐⭐& mustafa Abi çook teşekküür ederim |