Hakkı, kişilere göre değerlendirmeyiniz!
Gerçeğin tespitinde kriteriniz, sizden olan kimseleri onaylamak olmasın!
İnsanların cinsiyetlerini, kabul ve red'lerinizin nirengi noktası yapmayın!
Güzel çalışmalar, kimden gelirse gelsin, onaylayınız ve takdir ediniz!
"Âyinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" sözünü kendinize prensip edininiz!
İnsanların kâl'inin hâl'e uygun olup olmadığını önemseyiniz! Ama kâl'i vahye uymayanların fikrine ve yazısına değer vermeyiniz!
Toplumda güzel işler yapmak yerine, sadece güzel söz söylemeyi kendine huy edinenler -maalesef ki- çoktur! Onları tanıyınız ve sakınınız! Kendilerini, öğrenip, bilmemenin; bilgi sahibi olmaktan daha hayırlı olduğu sözde ilimler vardır. Yani cehâletleri, haklarında bilgi sahibi olmaktan daha faziletlidir. Câhilliği, övülen durumlardan birisidir bu!
Önce ilmin ne olduğunu bilmek lazım; bu sözleri anlayabilmek için…
Vahye aykırı olan malûmatlara ilim denmez. Faydasız bilgi, kelam, felsefe, fikir ve kanaat denebilir. Faydalı ilim, amel edilen vahiy bilgisi olduğu gibi; vahye uygun olan her gerçektir. Cennet; peygamberimizin davetine uyarak iman eden, gerek dünyaya ait ve gerekse ahirete ait tüm işlerinde Allah'tan gelenleri kendisine ölçü kabul eden ve Allah'tan gelenler konusunda zerre kadar şüphe etmeden, hak din olan İslâm'ı kendisine din edinen kimseler için hazırlanmış saadet, huzur ve nimetler yurdudur. Çoğulu, cinân ve cennât şeklindedir.
Cehennem ise; kâfir ve günahkâr Müslümanların azap görecekleri ceza yeridir. Allah, kâfirlere cehennemi va'd ederken; iman edip salih amel işleyenlere de cenneti müjdelemiştir. Münafık, müşrik ve kâfirler cehennem de ebedi olarak kalırlar; orada ölmezler, azapları hafifletilmez ve azap görürlerken kendilerine göz açtırılmaz, süre tanınmaz, istirahat verilmez. Arapça’da رأسماليّة diye ifade edilen kapitalizm sistemi, demokrasiden tamamen ayrı bir sistem değildir. Bu iki sistem birbirini tamamlayan bir bütünün iki boyutudur. Kapitalizme hareket özgürlüğünü meclis ve senatolarda çıkardığı kanunlarla demokrasi verir. Liberal demokrasi, kapitalizmin siyasi yönünü teşkil ederken; kapitalizm de liberal demokrasinin ekonomik yönünü teşkil eder.
Kapitalizm kavramı üzerinde bir nebze durmamız meselenin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır: “Kapitalizm; Batı dünyasında feodalizmin çöküşünden bu yana egemen olan ekonomik sistem, anamalcılık, sermayecilik, serbest piyasa ekonomisi, serbest girişim ekonomisi adlarıyla da anılır. Liberal sistem, serbest ticaret, karma ekonomi deyimleri de kapitalizmi belirtir. Kapitalist ekonominin temel özelliği üretim araçlarının büyük çoğunluğunun özel ellerde bulunması ve üretimle gelir bölüşümüne önemli ölçüde piyasaların işleyişinin yön vermesidir. Rabbimiz: “Ey iman edenler, Allah’ı çokça zikredin” [2] buyurmaktadır. Abdullah b. Büsr anlatır: Adamın birisi: “Yâ Rasulallah, İslâm’ın nafile ibadetleri bana ağır geldi. Bana, devamlı yapabileceğim bir şey söyle ki ona sımsıkı sarılayım” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah aleyhisselâm: “Dilin devamlı Allah’ın zikriyle ıslak kalsın” [3] buyurdu.
Kıyâmetin önemli alametlerinden birisi olan, ilmin ortadan kaybolup cehâletin artması ve ehil olmayan kişilerin hayatın her sahasında iş başına gelmesiyle İslâm’ın tüm değerlerine saldırılar olmuş ve İslâm’ın bir çok kelimeleri üzerindeki farklı yorum ve yaklaşım tarzları sonucu, insanlar din şemsiyesi altında fırka fırka olmuşlardır. Allah’tan gelen vahyi, Allah ve Rasûlünün iradesine uygun anlamak yerine, kendilerince kolay olanı tercih etmişler ve ayetler ile hadisleri kendi akıl ve anlayışlarına göre yorumlamışlardır. Oysa rahmet sahibi Rabbimiz bizlere bildirdiği buyruklarını bizzat kendisi açıklamış ve hiçbir kimseye dinine ilave ve eksiltmelerle müdahale hakkı tanımamıştır. İçi boşaltılan, manası daraltılan ve diğer dinî vecibelerle ilgisi kesilen Kur’anî kavramlardan birisi de, hiç şüphe yok ki zikir kavramıdır. Bu yazımızda, son elçi olan Hz. Muhammed aleyhisselâm Efendimize itaat etmenin ve ona ittibâ etmenin farziyeti üzerinde duracağız. Fakat uzun cümleler yerine kısa ve özlü ifadeler seçtik ki, okuyucu sıkılmasın ve meselenin özünü, hakikatini bir çırpıda anlasın.
Öncelikle, bu konuda bilgisi olmayanları da hesaba katarak, üzerimizdeki cahiliyye tortularını ve tozlarını silkeleyecek olan, çarpıcı bir Ayet-i Kerime ile söze başlayalım:
"Peygambere itaat eden gerçekten Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse; zaten Biz seni onların üzerine koruyucu (gözetleyici) göndermedik." (Nisâ: 80) Ekonomide en kutsal değer olan insan emeğini istismar eden sistemlere karşı, ezilen insanların sesi ve umudu olma iddiasıyla ortaya çıkan Sosyalizm, önce Doğu’da sonra Batı’da ilgi gördü. Bunun nedeni olarak, çok eski dönemlerden beri, içinde yaşadıkları toplum düzenlerinden rahatsızlık duyan bir çok kişinin, zenginliklerin âdil bir biçimde paylaştırılacağı ve insanlar arasında eşitliğin sağlanacağı toplumsal köklü değişikliklerin gerekli olduğunu savunmuş olmalarını gösterebiliriz. Her dönemde, insanlar arasında adalet ve eşitlik özlemi taşıyan kimselerin zengin-yoksul, yöneten-yönetilen ayrımcılığının olmadığı ideal toplum söylemlerini seslendirdikleri görülmüştür. Tarih boyunca insanlar hep adaletin herkesi kapsadığı, zulmün ve baskının olmadığı, zenginliklerin paylaşıldığı ve herhangi bir zümrenin tahakküm ve idaresi altında kölelik sınıfının oluşturulmadığı mükemmel bir sosyal yapının özlemi içerisinde olmuşlardır. Ancak bu türden beklentilerine rağmen, bunun nasıl gerçekleştirileceği noktasındaki varsayımlardan bir adım bile ileri gidememişlerdir. Çünkü yaratıcılarından bağımsız, çözüm arayışlarına girmişlerdir. Oysa insanın özüne ve fıtratına en uygun çözümler sunacak tek kaynak vardır. O da Vahiy’dir… Yani Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim’dir ve Peygamberimizin Sünnetidir… Müslümanın alış veriş anlayışı, ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Zevk için alış veriş yapmaz.
İhtiyaçlarını karşılarken kendi kişiliğine ve beğenisine uygun seçimde bulunabilir.
Bu iki durum hep karıştırılır ve itiraz konusu olur. Elbette Müslümanların da beğenisi ve tercihi olur ve ona göre kendisine lazım olan eşyayı satın alır.
Kapitalizm ise, insanları "tüketici" olarak görür ve o insanların ihtiyaçlarını sınırsız kabul eder. "Tüketicilerin ihtiyaçları sınırsızdır" anlayışıyla piyasaya mal süren Kapitalizm, toplumun beğeni ve tercihlerine yön verir.
Bunu da "moda" denen bir akımla gerçekleştirir. Moda; belirli bir zaman etkin olan toplumsal beğeni yada herhangi bir şeye gösterilen aşırı ilgi diye tanımlanabilir. Bugün, yakın çevrenizdeki Müslümanlar için özel dua, tüm Müslümanlar için ise genel dua ettiniz mi?
Bugün, kaç Müslümanı ziyâret ettiniz? Kaç Müslümana nasihat ettiniz? Kaç Müslümandan nasihat istediniz?
Bugün, hasta ziyâreti yaptınız mı ya da cenâze için taziyede bulundunuz mu? Çevrenizde cenâze ya da hasta yoksa bir fakiri ziyâret ettiniz mi?
Bugün, bir yetimin başını okşayıp, onu sevindirdiniz mi? Bir muhtacı, sıkıntı-sından kurtardınız mı?
Bugün, bir kardeşinizin derdiyle ilgilenmek adına azmedip, derdini dinlemeye zaman ayırdınız mı?
Bugün, bir fakire veya miskine yemek yedirdiniz mi? Din kardeşinize hediye verdiniz mi? İnsanların geneli açısından cömertlik konusuna bakacak olursak; insanların çoğunun bal yapmayan arılar gibi olduklarını görürüz. Ayrıca "genel yaklaşım" demek, kendimizi o gerçeklikten soyutlamamız anlamına gelmez! Yani kimisi, "genel konuşuyorum" dendiğinde, konuşulanları üzerine almaz!
Özel yaklaşım, birebir bir kimsenin durumunu ele almak iken; genel yaklaşım, toplumun genel karakteristiğinin irdelenmesidir. Yahut da tabir-i câizse genel yaklaşım; toplumun genel eğilimi içerisinde yer alan fertlerin özel durumlarına işaret etmektir.
Dolayısıyla genel yaklaşımda, toplumun genel durumu ne ise; fert fert her kim o özellikleri taşıyorsa, onların bu durumlarından da bahsedilmektedir. |
KATEGORİLER
23.04.2026Perşembe
Son Yorumlar
Yusuf Semmak ⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi Yusuf Semmak ✍️ Derdin ilimse, im misafir Nice Yusuf Semmak 🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed Yusuf Semmak Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru Yusuf Semmak Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr Yusuf Semmak ☝️ "Tâğûta ibâdet et Yusuf Semmak ✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız Yusuf Semmak BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- " Yusuf Semmak Arkadaşlar, videoyu paylaşalım! Yusuf Semmak Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred misafir Thankks forr sharing your thought Oğuzhan Admin çok teşekkürler. İsmail Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h Yusuf Semmak Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi Bekir Yetginbal Canım kardeşim selamualeykum GÜN Bekir Yetginbal Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini Mahmut Selamünaleykum Yusuf peygamberin Ufuk Çok güzel Şeyma Bu nadide soru ve cevapları için Ahmet Doyurucu bir yorum Teşekkürler Yusuf Semmak Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha Baraa Bence çoooook güzel bir site ali İlmî Arapça Sayfası http://www ali Faydalı Bir Maksud Programı http ali Faydalı Bir Emsile Programı http Yusuf Semmak BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA Derya Atan Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam Firdevs Sevgi inş güzeldit. misafir ⭐⭐⭐⭐& mustafa Abi çook teşekküür ederim Medine Cenetin kapısın geçmek istiyom Yusuf Semmak Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg |