Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Konuşurken ve Yazarken Dahi İsraf Etmeyiniz! Ses, nefes, mürekkep, kalem, kelam, enerji, vakit vb israflar… Ahir zamanda insan ömrü kısalacaktır. O dönemde ilim ortadan kalkacak, insanlar okumayı ve dinlemeyi terk edecekler. İlmin ortadan kalkması nedeniyle, ilmin boşluğunu zann, ümniyye, kuruntu, vesvese, önyargı, taassup ve şahsi fikirler alacaktır. Bu dönemde, geçmiş asırlardaki pek çok alimin de uyardığı gibi uzun kitaplar, uzun konuşmalar, uzun nasihatler ve uzun tebliğ ve makaleler insanlar tarafından ilgi görmeyecektir. İnsanlar dünyanın bitmez tükenmez koşturmaları ve dünyaya endeksli uzun emellerinin peşinden sürüklenirken hayatlarında okumaya ve dinlemeye yer açmayacaklardır. Bu realiteyi dikkate alarak uzun kitaplar yerine muhtasar kitaplar, uzun konuşmalar yerine özlü ve yeterli konuşmalar, uzun cevaplar yerine gereksiz teferruatlardan arındırılmış cevaplar, uzun nasihatler yerine özlü ve hikmetli nasihatler ile insanlara hitap etmek daha yararlı olacaktır. Günümüzde var olan bir gerçeğin altını çizerek hareket etmeliyiz. O da; "insanların geneli okumayı ve dinlemeyi sevmiyor" hakikatidir. Bu hakikati ters mantıkla okuyup amaçtan sapmak yerine şu şekilde açılım yapabiliriz. Bazı insanların azı çok azdır, bazılarının çoğu da azdır. Yani insanlara az ve özlü konuşalım ama; bazılarının azlık anlayışı bizimkinden de az olabiliyor. Bu gerçeği dikkate alarak, bir konuyu derli toplu, uzatmadan, anlaşılır olsun ve herkes okusun diye birkaç sayfa halinde yazdığımız halde, o kısa yazıları bile okuyanların sayısı –kemmiyet açısından- gerçekten azdır.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 30/09/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
1. İNSANLARIN ÇOĞU LAFTA SAMİMİDİRLER! Aslında imtihan; menfaat tercihinden ibarettir: Ya âhiretin menfaati ya da dünyanın menfaati. Akıllı insan, geçici olanı değil, kalıcı ve daha hayırlı olanı tercih eder. Makam, mevki, diploma, para, şan, şöhret, itibar ya da dünyanın herhangi bir menfaatini elde etmeyi, Allah'ın razı olduğu amellere tercih eden bir kimse -dünyanın en büyük hatibi bile olsa- samimi bir insan olduğunu ispatlamak için kendisini yormasın! Samimi bir insan, alâ külli hâl, Allah rızası istikâmetinde yürür; menfaat ve nefsâniyet yolunda değil! "Ama o da lazım" deyip de, İman ve İslâm'ın gerektirdiği şekilde yaşamayanlar; lazımları fazlardan üstün gören kimselerdir!
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 23/09/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Riyâsız infâk makbûldür, riyâkâr infâk bâtıldır! Yan yana gelmemesi gereken iki sıfat: İnfâk ve riyâ! Ey Müslüman! Sadaka verirken en iyisinden ver! Verdikten sonra, arkasından bir de Müslüman’a eziyet verme!
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 18/07/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bu konuyu kısaca ve özlüce, delilli olarak, Âyet-i Kerîmeler ve Hadîsler ile açıklayalım. Can bedende olduğu ve güneş de doğudan doğmaya devam ettiği sürece Allah, tevbe edildiğinde bütün günahları mağfiret eder. Allah şirki ve küfrü, âhirette affetmez; tevbe edildiğinde dünyada affeder. Dünyada, "şartlarını muhtevî bir tevbe olması durumunda" yani günahı terk edip, işlenen günahtan dolayı üzülüp, pişman olup, içtenlikle ve bir daha o günaha dönmeme kararlılığında gerçekleştirilen bir tevbe ile affedilmeyecek bir günah yoktur. Çünkü Allah, bütün günahları affeder. Tevbe etmeden ölen mü'minlerin durumu ise Allah'a kalmıştır; dilerse affeder, dilerse azabeder. “Günah işleyeyim de sonra tevbe ederim" düşüncesinden sakınmak gerekir! Bu düşünce, şeytanın bir vesvesesi ve aldatmasıdır. Şeytan, insana bu düşünce yapısını benimsetmekle, onun günahkâr olarak ölüp, azap edilmesini istemektedir. Fakat Allah dilerse bu kimseleri de affeder tabii ki. Sonuçta bize düşen şey; bütün günahlarımızdan dolayı tevbe etmek ve ibâdetlerimizi, hayır ve hasenâtlarımızı artırmaktır. Allah, işlediğimiz büyük-küçük günahlar hakkında ne dilerse o olur. "De ki: 'Ey nefisleri aleyhine (günahta) haddi aşan kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları mağfiret eder.' Muhakkak O, çok mağfiret edendir, rahmet edendir." (Zümer: 53) Allah sadece müşrik ve kâfir olarak ölenleri affetmez. Bunun dışında dilediği kimselerin dilediği günahlarını affeder. Şirki de, tevbenin kabul zamanında yani can boğaza dayanmadan ve ümitsizlik ânında olmadan tevbe edildiğinde affeder. "Doğrusu Allah kendisine şirk koşulmasını (tevbe etmeden ölündüğünde) mağfiret etmez. Ondan başkasını (şirkin ve küfrün dışındaki günahları) da dilediğine bağışlar..." (Nisâ: 48, 116)
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 03/05/2013 | Yorum(7) | Yorum yaz
Hamd, ancak Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah'ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz. O'nun saptırdığına da kimse hidayet veremez. Ben şehâdet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. O tekdir ve hiçbir ortağı yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O'nun kulu ve Rasûlüdür.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 01/01/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Sözümüze, Allah'a hamdederek başlıyoruz. Her sene, bizleri bu aya ulaştıran Rabbimize sonsuz hamd-u senalar olsun. Daha nice Ramazanlara esenlik içinde kavuşmayı dileriz... Bu yazımızda, Ramazan ayının anlam ve fazileti üzerinde kısaca durmak istiyoruz. Her sene sayısız kez söyleyip tekrarladığımız bu kelimenin anlamını biliyor muyuz? İnşâAllah, bu kelimeyi tanıyacağız.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 30/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Mehmed Âkif Ersoy’un sözünün eri bir insan olduğunu ve söz verdiği şeyi yerine getirmek için ölümden başka hiçbir şeyin onu engellemediğini; İstanbul Vaniköy’de oturan bir ahbabı ile öğleden bir saat önce buluşmak için sözleştiklerinde, o gün yağmurlu, fırtınalı bir gün olup her tarafı sel bastığı, o günün şartlarında imkân, vesâit ve haberleşme yetersiz olmasına halde Mehmed Âkif’in, bin bir zorlukla sırılsıklam vaziyette söz verdiği yere vaktinde geldiğini, fakat arkadaşının gelmemesi üzerine çekip gittiğini... Ertesi gün, özür dilemek için gelen arkadaşını dinlemeyip: “Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felâketle yerine getirilmezse ma'zûr görülebilir” diyerek, tam altı ay o arkadaşıyla konuşmadığını, biliyor muydunuz? (Ertuğrul Düzdağ; M. Âkif Ersoy Hakkında Araştırmalar, M.A.M Yay. İstanbul/1987, S: 326)
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 12/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Yemeğe besmele ile başlamak, topluca yemek yemek, imkân ölçüsünde yemek sofrasında fakirleri ağırlamak, oturarak yemek, aynı tabaktan yemeye dikkat etmek, yemeklere bahane bulmamak, yemek istemediğimiz yiyecek olursa bile, onu "sevmediğimiz" değil, "az yediğimiz yiyecek" olarak nitelemek, sağ el ile yiyip içmek, önünden yemek, yerken ağzını kapatmak, yemeğe tuz, zeytin, hurma, su gibi gıdalarla başlamak, yavaş yavaş yemek, lokmaları iyice çiğnemek, yemek arasında su içmek, doymaya başladığını hissettiğinde yemek yemeyi bitirmek, gerekirse su içmek, tabağı tamamen bir ekmek parçasıyla silip temizlemek ve o lokmayı afiyetle yemek, yemek esnasında ekmek kırıntılarını dökmemek, onları toparlayıp yemek, yiyecekleri çöpe dökmemek, yemekten kalkmadan önce Allah'a verdiği nimetler için şükretmek.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 12/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Sünnet Yolculuğu ve İlâhî Bereketler: Bir Müslüman, bulunduğu her makamda "Rasûlullah, bu durumda acaba ne yapardı ve ne okurdu" diye düşünmek zorundadır. Gece gündüz, çarşıda pazarda, evde dağda bağda, vasıtaya binerken inerken, evlenirken boşanırken, yerken içerken vs her durumda Sünnet'e başvurmalıyız. Sünnet istikametinde yaşamak demek; Efendimizin hayatının her biriminde neler yaptığını ve söylediğini öğrenip uygulamak demektir. Bu konu, hayatımızın en önemli konularındandır. Yani olmazsa olmaz bir meseledir. Sünnetsiz bir yaşam tarzı, İslamî bir hayat değildir.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 11/12/2012 | Yorum(1) | Yorum yaz
Günümüzde insanlar, dünya nüfusunun sürekli artması nedeniyle, çok katlı apartmanlar ve apartmanların bir araya gelmesiyle oluşturulan sitelerde kümeler halinde yaşamayı tercih eder hale gelmişlerdir. Tüm dünyada apartman ve gökdelenler, dünyanın arazilerini daha ekonomik kullanmak amacıyla hızla yayılmaktadır. Bu şekilde, sürekli artmakta olan dünya nüfusunun, yüzölçümü bakımından daha az bölgelerde istihdam edildiği iddia edilmektedir. Sonuçta, müstakil evlerde yaşamak yerine, toplu yaşam alanlarını tercih eden yahut tercih etmek zorunda kalan insanlar, pek çok sosyal sorunlarla karşılaşabilmektedirler. Her ülke, bu sorunları çözmek adına kendilerince bir takım çözümler üretmiş olsalar da, kânûnî olan her şeyin meşru ve âdil olmayacağı gerçeği göz önünde bulundurulursa; sosyal sorunların ne denli önem arz ettiği gerçeği inkâr edilemez. Hızla kalabalıklaşan şehirlerde yaşayan kozmopolit yapıdaki insan kalabalıkları aynı yolları, aynı sokakları, aynı çarşı ve pazarları, aynı marketleri ve aynı toplu taşıma araçlarını kullanmaktadırlar. Bu kalabalık ortamların insanlar arası ilişkiler açısından pek çok sorunlar doğuracağı muhakkaktır. Sosyal sorunlar, çok çeşitli olmasına rağmen; biz, apartman ve site yaşamından kaynaklanan bir takım sorunlara ve değerlendirmelere yer vereceğiz. Bu yazımızla, ortak yaşam alanlarında, komşuluk hukukunun gözetilmesi ve kimsenin haksızlığa uğratılmaması amacını hedeflemekteyiz… Hukukun, yalnızca yazılı metinlerden ibaret olmadığı; hukukun vicdanî ve manevi boyutunun da olduğunu hatırlatarak, ortak menfaatlerin elde edilmesinde veya ortak sorunların çözülmesinde komşularla istişare etmenin ve onların rızalarını almanın gereğine işaret etmek amacındayız… Konuyu çok detaylandırmadan, herkesin yaşaması muhtemel bir takım sorunlardan ve çözüm şekillerinden somut örnekler sunarak konumuzu açıklamak istiyoruz…
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 10/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz

18.04.2026Cumartesi
Son Konular .: 146- İnfitar Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 145- Alimlerden Birine Soruldu! | Yusuf Semmak
.: 144- Sabah-Akşam Zikirleri | Yusuf Semmak
.: 143- Fecr Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 142- Abese Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 141- Ğaşiye Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 140- Leyl Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 139- Şems Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 138- Fatiha ve 10 Kısa Sure (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 137- Tarık Sûresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 136- Beled Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 135- Nebe Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 134- Hümeze Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 133- Beyyine Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 132- Alak Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 131- Duha Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 130- A'la Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 129- Buruc Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 128- Tekvir Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 127- Hasta İçin Okunacak Dualar! | Yusuf Semmak
.: 126- Her Köşeye ve Her Kişiye Tevhid'i Duyurun! | Yusuf Semmak
.: 125- Ru'yetullah'ı Reddedenlere Reddiye! | Kesitler-3 | Yusuf Semmak
.: 124- Kelime-i Şehadet Nedir? | Kesitler-2 | Yusuf Semmak
.: 123- Tağutu İnkar Etmek İmanın Şartıdır! | Yusuf Semmak
.: 122- Zerre Kadar İman Nedir? | Kesitler-1 | Yusuf Semmak
.: 121- Alın Yazgısı, Kader | Yusuf Semmak
.: 120- İlim Ne İçindir? Kimlere İlim Ehli Denir? | Yusuf Semmak
.: 119- Tekfircilik! | Yusuf Semmak
.: 118- Kur'an ve Sünnet'in Arasını Ayırma! | Yusuf Semmak
.: 117- Tevhid'i Nasıl Anlamalıyız? | Yusuf Semmak
.: 116- Sosyal Medyada Ne Paylaşalım? | Yusuf Semmak
.: NASİHATLER 17
.: 115- Ebu Hanife Hakkında | Yusuf Semmak
Son Yorumlar
Yusuf Semmak
⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi
Yusuf Semmak
✍️ Derdin ilimse, im
misafir
Nice
Yusuf Semmak
🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed
Yusuf Semmak
Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru
Yusuf Semmak
Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr
Yusuf Semmak
☝️ "Tâğûta ibâdet et
Yusuf Semmak
✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız
Yusuf Semmak
BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- "
Yusuf Semmak
Arkadaşlar, videoyu paylaşalım!
Yusuf Semmak
Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred
misafir
Thankks forr sharing your thought
Oğuzhan
Admin çok teşekkürler.
İsmail
Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi
Bekir Yetginbal
Canım kardeşim selamualeykum GÜN
Bekir Yetginbal
Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini
Mahmut
Selamünaleykum Yusuf peygamberin
Ufuk
Çok güzel
Şeyma
Bu nadide soru ve cevapları için
Ahmet
Doyurucu bir yorum Teşekkürler
Yusuf Semmak
Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha
Baraa
Bence çoooook güzel bir site
ali
İlmî Arapça Sayfası http://www
ali
Faydalı Bir Maksud Programı http
ali
Faydalı Bir Emsile Programı http
Yusuf Semmak
BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA
Derya Atan
Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam
Firdevs Sevgi
inş güzeldit.
misafir
⭐⭐⭐⭐&
mustafa
Abi çook teşekküür ederim
Medine
Cenetin kapısın geçmek istiyom
Yusuf Semmak
Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM