✔ Abdullah İbn-i Ömer radıyallâhu anhumâ'dan rivâyet edildiğine göre, o şöyle demiştir:
عَنْ اِبْنِ عُمَرَ رَضِىَ اللهُ عَنْهُمَا قَالَ: أخَذَ رَسُولُ اللهِ صَلىَّ اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِمَنْكِبِى، فَقَالَ: كُنْ فِى الدُّنْيَا كَأنَّكَ غَرِيبٌ أوْ عَابِرُ سَبِيلٍ
"Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem omuzumdan tuttu ve: 'Sen dünyada bir garip veya bir yolcu gibi ol' buyurdu.
İbn-i Ömer (bu sözü şerh ederek) şöyle demiştir:
وَكَانَ اِبْنُ عُمَرَ يَقُولُ: إذَا أمْسَيْتَ، فَلاَ تَنْتَظِرِ الصَّبَاحَ، وَإذَا أصْبَحْتَ فَلاَ تَنْتَظِرِ الْمَسَاءَ، وَخُذْ مِنْ صِحَّتِكَ لِمَرَضِكَ، وَمِنْ حَيَاتِكَ لِمَوْتِكَ
"Akşama eriştiğinde sabahı bekleme, sabaha eriştiğinde akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık hâlin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap.'" (Buhârî, Rikâk, 3, No: 6416)
✔ Bu konunun daha iyi anlaşılır olması için başka bir Hadîs-i Şerîf hatırlatalım.
Rasûlullah aleyhisselâm bir adama şöyle buyurdu:
إغْتَنِمْ خَمْسًا قَبْلَ خَمْسٍ: شَبَابَكَ قَبْلَ هَرَمِكَ وَصِحَّتَكَ قَبْلَ سَقَمِكَ وَغِنَاءَكَ قَبْلَ فَقْرِكَ وَفَرَاغَكَ قَبْلَ شُغْلِكَ وَحَيَاتَكَ قَبْلَ مَوْتِكَ
"Beş şeyden önce beş şeyi ganimet bil:
İhtiyarlığından önce gençliğini,
Hastalığından önce sağlığını,
Fakirliğinden önce zenginliğini,
Meşguliyetinden önce boş vaktini,
Ölümünden önce hayatını!" (el-Müstedrek, Hâkim, Dâru’l Kütübi’l İlmiyye, No: 7846, 4/341; İmam Hâkîm bu Hadîsin, Buhârî ve Müslim’in şartlarına göre sahîh olduğunu söylemiştir.) Önemli, öncelikli birkaç tane konu belirlesek, "Kelime-i Şehâdet'in İ'râbı ve Anlamı" ilk sırada gelir. Ama maalesef ki, youtube'un Türkçe içeriklerine baktığımızda, Kelime-i Şehâdet'in i'râbını öğrenmek isteyenler için, bu konuda sadra şifâ bir paylaşım göremiyoruz! İnsanlar fikir ve felsefe girdabına girmişler, sivri akıllılığı, mantık oyunlarını ve süslü fikirleri "hayır ve hikmet" sanıyorlar! Şeytandan ve avenesinden Allah'a sığınırız... Ne yazık ki, şeytan öyle vesveseler veriyor ki, öncelikleri tehir ettiriyor, tâlî meselelerle uğraştırıyor. Zamanla da, öncelikleri gereksiz göster(t)erek, hak ile bâtılı karıştır(t)ıyor. İlmi olmayan kimseler de, şeytanın vesvese ve aldatmaları karşısında nefsî fikirlerini "hak" zannederek yaşıyorlar veya hakka karşı o bâtıl fikirleri savunuyorlar. Önce Tevhîd! Önce iman! Hem de her şeyden önce!.. Namazdan bile!.. Bu itibarla, dersimizi evvelen Arapça bilenlere ve öğrenenlere, sâniyen de herkese tavsiye ederim. "Andolsun ki Biz Kur'ân'ı düşününmek/düşünülmek (öğüt alınması) için kolaylaştırdık. O halde var mı düşünüp öğüt alan?" (Kamer: 17, 22, 32, 40) Allah Azze ve Celle buyurdu:
إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
"Şüphesiz Biz onu anlayıp düşünesiniz diye, Arapça bir Kur'ân olarak indirdik." (Yûsuf: 2) Haksız, hadsiz ve üzerine vazife olmadan onu bunu eleştiren, hem de -teşbîhen- ağzınla kuş tutsan bile, kuşun cinsini veya cinsiyetini beğenmeyecek şekilde her hâlükârda eleştiren bir insan görüldüğünde hemen hatıra gele (bilecek ola) n ibretlik bir fıkra! İstifhâm-ı inkârî üslubundaki “Evli Kadınlarla Evlenilir mi?!” başlığındaki konuşmamızla; Selef’ten Halef’e tüm Ehl-i Hakk’ın üzerinde icmâ ettiği bir hakkı ihkâk (yani hakkı/gerçeği dile getirmek, hakkı ortaya çıkarmak) ve söz konusu meselede Nasslara aykırı şekilde savunulan bir bâtılı izhâk (yani bâtılı ortadan kaldırmak) amacını taşımaktayız. Konuşmamızı mutlaka dinlemenizi tavsiye ederiz. Seyyid Kutub rahımehullâh, Fî Zılâli’l Kur’ân tefsîrinin mukaddimesinin ilk satırında şöyle der:
الْحَيَاةُ فِى ظِلاَلِ الْقُرْاٰنِ نِعْمَةٌ. نِعْمَةٌ لاَ يَعْرِفُهَا إِلاَّ مَنْ ذَاقَهَا
“Kur’ân’ın gölgesinde hayat/yaşamak nimettir. Öyle bir nimet ki, onu ancak tadan bilir.” (Fî Zılâli’l Kur’ân, Dâru’ş Şurûk, Kâhire, 1/11) Yakın geçmişte, Kur’ân’a aykırı olduğu iddiasıyla medyada polemik konusu olan, الْوَائِدَةُ وَالْمَوْءُودَةُ فِى النَّارِ “Kız çocuğunu diri diri toprağa gömen kadın da, diri diri toprağa gömülen kız (kendisine ait olan ana) da cehennemdedir” Hadîsinin açıklaması… Rabbimiz buyurdu: إِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِأَنْفُسِهِمْ
"...Bir toplum kendi nefislerindekini (nefislerinde olanı, özlerindekini) değiştirmedikçe Allah onların durumlarını (onlarda olanı) değiştirmez..." (Ra'd: 11) Bu Âyet nasıl anlaşılmalıdır? Bir kimseye hediye verildiğinde veya bir iyilik karşısında dua ve teşekkür maksadıyla, söylediği بَارَكَ اللَّهُ فِيكَ كَمَا بَارَكَ فِى لاَ وَلاَ ne anlamına gelir? |
KATEGORİLER
20.04.2026Pazartesi
Son Yorumlar
Yusuf Semmak ⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi Yusuf Semmak ✍️ Derdin ilimse, im misafir Nice Yusuf Semmak 🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed Yusuf Semmak Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru Yusuf Semmak Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr Yusuf Semmak ☝️ "Tâğûta ibâdet et Yusuf Semmak ✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız Yusuf Semmak BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- " Yusuf Semmak Arkadaşlar, videoyu paylaşalım! Yusuf Semmak Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred misafir Thankks forr sharing your thought Oğuzhan Admin çok teşekkürler. İsmail Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h Yusuf Semmak Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi Bekir Yetginbal Canım kardeşim selamualeykum GÜN Bekir Yetginbal Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini Mahmut Selamünaleykum Yusuf peygamberin Ufuk Çok güzel Şeyma Bu nadide soru ve cevapları için Ahmet Doyurucu bir yorum Teşekkürler Yusuf Semmak Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha Baraa Bence çoooook güzel bir site ali İlmî Arapça Sayfası http://www ali Faydalı Bir Maksud Programı http ali Faydalı Bir Emsile Programı http Yusuf Semmak BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA Derya Atan Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam Firdevs Sevgi inş güzeldit. misafir ⭐⭐⭐⭐& mustafa Abi çook teşekküür ederim Medine Cenetin kapısın geçmek istiyom Yusuf Semmak Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg |