Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Allah'a hamd, Rasûlüne salât ve selâm olsun. "İnsanlar uykudadırlar, öldükleri vakit uyanırlar." Bu sözün Arapçası şöyledir: النَّاسُ نِيَامٌ فَإِذَا مَاتُوا انْتَبَهُوا İmam Gazâlî, bu sözü, İhyâ, el-Munkızu Min'ed Dalâl gibi bazı kitaplarında senedsiz olarak Peygamberimizin sözü olarak nakletmiştir. el-Elbânî, bu sözün Hadîs olarak aslı olmadığını belirtmiştir. Irâkî, bu sözün Hz. Ali'ye nispet edildiğini söylemiştir. İbn-i Asâkir ise, bu sözü mevkûf olarak Hz. Ali'den rivâyet etmiştir. Meşhur olan görüşe göre bu söz, Hz. Ali b. Ebî Tâlib radıyallâhu anhu'ya nispet edilmektedir. (Silsiletü’l Ehâdîsi’d Daîfe, Mektebetü’l Meârif, No: 102, 1/219)

 


İNSANLAR UYKUDADIRLAR, ÖLDÜKLERİ VAKİT UYANIRLAR!

Allah'a hamd, Rasûlüne salât ve selâm olsun.

"İnsanlar uykudadırlar, öldükleri vakit uyanırlar."

Bu sözün Arapçası şöyledir:

النَّاسُ نِيَامٌ فَإِذَا مَاتُوا انْتَبَهُوا

İmam Gazâlî, bu sözü, İhyâ, el-Munkızu Min'ed Dalâl gibi bazı kitaplarında senedsiz olarak Peygamberimizin sözü olarak nakletmiştir. el-Elbânî, bu sözün Hadîs olarak aslı olmadığını belirtmiştir. Irâkî, bu sözün Hz. Ali'ye nispet edildiğini söylemiştir. İbn-i Asâkir ise, bu sözü mevkûf olarak Hz. Ali'den rivâyet etmiştir. Meşhur olan görüşe göre bu söz, Hz. Ali b. Ebî Tâlib radıyallâhu anhu'ya nispet edilmektedir. (Silsiletü’l Ehâdîsi’d Daîfe, Mektebetü’l Meârif, No: 102, 1/219)

 Manası itibariyle doğru bir sözdür. Gerçekten insanların çoğu uykudadırlar. Yani ölümden sonra kendilerine fayda verecek şeylerden habersiz ve gaflet içerisinde bir hayat yaşamaktadırlar. Bu kimseler ölümden sonra kendilerine gelecekler, gerçekleri bilecekler, görecekler, pişman olacaklar ama bu pişmanlık kendilerine fayda sağlamayacaktır. Bu insanlar eğer dünyada yaşarlarken uyanık yani kendilerinde olsalardı, ölmeden önce gerçeklerin farkına varırlar ve ölümden sonrası için kendilerine fayda verecek sâlih amellere yönelirlerdi. Oysa insanların çoğu, bu şuurdan yoksundurlar. Onlar, ölümün sekerâtı (can çekişmesi) zamanında, artık hayattan tamamen ümitlerini kesmiş ve ölmek üzere oldukları bir anda, ölüm melekleri ve azap ile karşılaştıkları o korkunç zaman diliminde tarifsiz bir pişmanlık ve ümitsizlik yaşayacaklardır. Bu öyle bir haldir ki, yaşamayanın anlamaktan âciz kalacağı bir korku ve pişmanlık girdabıdır. Böyle bir durumda insanların çoğu, keşke Allah'ın bana farz kıldığı şeyleri yerine getirseydim, keşke Allah'ın bana yasakladığı haramlardan sakınsaydım, keşke Peygamberle beraber bir yol edinseydim, keşke falanı dost edinmeseydim, keşke uyarılara kulak verseydim diye düşünecek ve faydasız keşke'ler içinde boğulacaktır! Henüz hayatta iken Allah'a kulluk etmeye yanaşmayan, alnı secdeye varmayan, Allah yolunda olmayan kimseler "âh, vâh, eyvâh, imdât" diye feryat edecekler, inleyecekler ama bu son pişmanlık kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Kur'ân'ın bildirdiğine göre, Firavun da ölüm ânında iman etmeye kalkışmıştı. Ama heyhât! Son andaki iman, kime fayda sağlamış ki!

حَتَّى إِذَا أَدْرَكَهُ الْغَرَقُ قَالَ اٰمَنْتُ أَنَّهُ لاَ اِلٰهَ إِلاَّ الَّذِى اٰمَنَتْ بِهِ بَنُو إِسْرَائِيلَ وَأَنَا مِنَ الْمُسْلِمِين

"…Nihâyet (Firavun) boğulacağı anda şöyle dedi: 'İsrâîloğullarının iman ettikleri (ilâh)dan başka hiçbir ilâhın olmadığına inandım. Ben de Müslümanlardanım'" (Yûnus: 90)

 Heyhât! Artık çok geç! Müslüman dedelerimizin "son pişmanlık fayda vermez" dedikleri durum, öncelikli olarak bu an için geçerli olsa gerek!

Daha birkaç dakika önce Hz. Mûsâ'ya ve ona inanan mü'minlere kin kusan, öfkesinden barajlar gibi taşan, intikam naraları atan, büyük bir kibirle أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَى “ben sizin en yüce rabbinizim” (Nâziât: 24) diyerek rablık iddiasına kalkışan, hayattayken elindeki geniş imkânlara güvenerek Allah’a kulluğa yanaşmayan Firavun, işte Allah'ın ansızın yakalaması karşısında bir anda kuzuya dönüyor ve وَأَنَا مِنَ الْمُسْلِمِين "ben de Müslümanlardanım" diyor. Ama böyle bir imanı Allah kabul etmiyor, istifhâm-ı inkârî ile ona soruyor:

آٰلْـٰٔنَ وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنْتَ مِنَ الْمُفْسِدِينَ

 "Şimdi mi (ümidi kesince mi iman ediyorsun)? Hâlbuki sen bundan önce isyan etmiş ve fesatçılardan olmuştun." (Yûnus: 91)

 İmtihanın son bulduğu, ölüm meleklerinin geldiği, cehennemlik olduğu açıkça belli olduğu o anda, hiçbir inkârcının iman etme teşebbüsü, kendisine fayda vermeyecektir. Zira artık imtihan son bulduğu için, gözünden gayb perdesi kalkmış, ölüm meleğini karşısında görmüş ve cehennemdeki yeri kendisine gösterilmiştir. O an geldiği vakit, bütün inkârcılar aynen Firavun gibi iman etmeye kalkışacaklar ama Allah onların bu son andaki ümitsizlik içinde yaptıkları iman ikrarını kabul etmeyecektir.

Öyleyse, henüz dünyada yaşarken ve imtihan devam ederken uykuda ve gaflet içinde olmamak için, dünyada bir garip veya bir yolcu gibi olmak gerekir.

Abdullah İbn-i Ömer radıyallâhu anhumâ'dan rivâyet edildiğine göre, o şöyle demiştir:

عَنْ اِبْنِ عُمَرَ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ: أَخَذَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِمَنْكِبِى، فَقَالَ: كُنْ فِى الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ

"Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem omuzumdan tuttu ve: 'Sen dünyada bir garip veya bir yolcu gibi ol' buyurdu.

İbn-i Ömer (bu sözü şerh ederek) şöyle demiştir:

وَكَانَ اِبْنُ عُمَرَ يَقُولُ: إِذَا أمْسَيْتَ فَلاَ تَنْتَظِرِ الصَّبَاحَ، وَإِذَا أَصْبَحْتَ فَلاَ تَنْتَظِرِ الْمَسَاءَ، وَخُذْ مِنْ صِحَّتِكَ لِمَرَضِكَ، وَمِنْ حَيَاتِكَ لِمَوْتِكَ

"Akşama eriştiğinde sabahı bekleme, sabaha eriştiğinde akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap.' " (Buhârî, Rikâk, 3, No: 6416)

Konunun daha iyi anlaşılması için başka bir Hadîs-i Şerîf hatırlatalım. Rasûlullah aleyhisselâm bir adama şöyle buyurdu:

إِغْتَنِمْ خَمْسًا قَبْلَ خَمْسٍ: شَبَابَكَ قَبْلَ هَرَمِكَ وَصِحَّتَكَ قَبْلَ سَقَمِكَ وَغِنَاءَكَ قَبْلَ فَقْرِكَ وَفَرَاغَكَ قَبْلَ شُغْلِكَ وَحَيَاتَكَ قَبْلَ مَوْتِكَ

"Beş şeyden önce beş şeyi ganimet bil:

İhtiyarlığından önce gençliğini,

Hastalığından önce sağlığını,

Fakirliğinden önce zenginliğini,

Meşguliyetinden önce boş vaktini,

Ölümünden önce hayatını!" (Hâkim, el-Müstedrek, Thk: Mustafa Abdülkâdir Atâ, Dâru'l Kütübi'l İlmiyye, No: 7846, 4/341)

Bu Hadîs, İmam Buhârî ve İmam Müslim rahmetullâhi aleyhimâ’nın şartlarına göre sahihtir. El-Elbânî de, bu Hadîs’in sahih olduğunu belirtmiştir. Sahîhu’l Câmii’s Sağîr ve Ziyâdetühü, el-Mektebü’l İslâmî, No: 1077, 1/243, 244; Sahîhu’t Terğîb ve’t Terhîb, Mektebetü’l Meârif, No: 3355, 3/311)

O halde dünyada kazandığımız dünyalıkları değil, bu beş şeyi büyük ganimet bilmemiz gerekir: Gençlik, sıhhat, zenginlik, boş vakit, ömür.

Kimse gençliğine, sağlığına, zenginliğine, boş vaktine ve ömrüne güvenmesin! Hepsi bir gün biter, hepsi bir gün geçer gider. Bu nimetler elimizde iken, bunları Allah’a kulluk vasıtası bilmeliyiz. Bu fırsatları nefsimizin bitmez tükenmez, boş ve süflî arzularını tatmin yolunda kullanmamalıyız! Dünyada bir yolcu olduğumuzu, asıl varılacak yerin Allah’ın huzuru olduğunu aklımızdan bir an bile çıkarmamalıyız!

Dünyada iken gaflet uykusunda olmamak için, dünyada bir garip ya da bir yolcu gibi olmak gerekir. Garip veya yolcu gibi olmanın anlamı ise, akşama ulaşınca sabahı beklememek, sabaha ulaşınca da akşamı beklememek, sağlıklı iken hastalık zamanı için, hayatta iken de ölüm için hazırlık yapmak ve ölüme her an hazırlıklı olmaktır. Bu tanıma göre, kaçımız gaflet uykusunda değiliz dersiniz?

Sözümüzün başı da sonu da Allah'ın irâde ve ahkâmını zikretmek, fikretmek, fıkhetmek ve iman etmektir. Bakalım Rabbimiz, dünya hayatı hakkında ne buyurmaktadır:

اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِى الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلادِ كَمَثَلِ غَيْثٍ أَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَاهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًا وَفِْ الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌ وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ مَتَاعُ الْغُرُورِ

"Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süstür, aranızda bir övünüştür, mallarda ve evlatta -çokluklarıyla- bir yarıştır. (Bunlar) ekini, ekincinin hoşuna giden bir yağmur gibidir. Sonra o ekin gürleşir de arkasından sen onu sararmış görürsün. Sonra da ufak çerçöp olur. Âhirette şiddetli bir azap da vardır. Allah'tan bir mağfiret ve rıza da vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir." (Hadîd: 20)

وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَلَلدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ

Dünya hayatı, bir oyundan ve bir oyalanmadan (eğlenceden) başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise takvâ sahipleri için elbette daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?" (En'âm: 32)

Çocuklar gibi oyunla, oynaşla, oyalanma ve boş eğlencelerle, sabahı olmayan uykularla ölü gibi bir hayat yaşamayalım. Kur’ân ve Sünnet ile kendimize gelelim, Allah’ın Âyetlerine uyarak ve İlâhî hükümleri uygulayarak hayat bulalım.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُم لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

“Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah ve Rasûlünün çağrısına uyun. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve muhakkak O’nun huzurunda toplanacaksınız.” (Enfâl: 24)

Rabbim, hepimizi gaflet uykusundan uyandırsın.

Yusuf Semmak 

Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 06/01/2014 | Yorum(0) | Yorum yaz
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
21.04.2026Salı
Son Konular .: 147- İnşikak Suresi (Seri' Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 146- İnfitar Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 145- Alimlerden Birine Soruldu! | Yusuf Semmak
.: 144- Sabah-Akşam Zikirleri | Yusuf Semmak
.: 143- Fecr Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 142- Abese Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 141- Ğaşiye Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 140- Leyl Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 139- Şems Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 138- Fatiha ve 10 Kısa Sure (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 137- Tarık Sûresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 136- Beled Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 135- Nebe Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 134- Hümeze Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 133- Beyyine Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 132- Alak Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 131- Duha Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 130- A'la Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 129- Buruc Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 128- Tekvir Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 127- Hasta İçin Okunacak Dualar! | Yusuf Semmak
.: 126- Her Köşeye ve Her Kişiye Tevhid'i Duyurun! | Yusuf Semmak
.: 125- Ru'yetullah'ı Reddedenlere Reddiye! | Kesitler-3 | Yusuf Semmak
.: 124- Kelime-i Şehadet Nedir? | Kesitler-2 | Yusuf Semmak
.: 123- Tağutu İnkar Etmek İmanın Şartıdır! | Yusuf Semmak
.: 122- Zerre Kadar İman Nedir? | Kesitler-1 | Yusuf Semmak
.: 121- Alın Yazgısı, Kader | Yusuf Semmak
.: 120- İlim Ne İçindir? Kimlere İlim Ehli Denir? | Yusuf Semmak
.: 119- Tekfircilik! | Yusuf Semmak
.: 118- Kur'an ve Sünnet'in Arasını Ayırma! | Yusuf Semmak
.: 117- Tevhid'i Nasıl Anlamalıyız? | Yusuf Semmak
.: 116- Sosyal Medyada Ne Paylaşalım? | Yusuf Semmak
.: NASİHATLER 17
Son Yorumlar
Yusuf Semmak
⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi
Yusuf Semmak
✍️ Derdin ilimse, im
misafir
Nice
Yusuf Semmak
🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed
Yusuf Semmak
Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru
Yusuf Semmak
Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr
Yusuf Semmak
☝️ "Tâğûta ibâdet et
Yusuf Semmak
✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız
Yusuf Semmak
BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- "
Yusuf Semmak
Arkadaşlar, videoyu paylaşalım!
Yusuf Semmak
Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred
misafir
Thankks forr sharing your thought
Oğuzhan
Admin çok teşekkürler.
İsmail
Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi
Bekir Yetginbal
Canım kardeşim selamualeykum GÜN
Bekir Yetginbal
Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini
Mahmut
Selamünaleykum Yusuf peygamberin
Ufuk
Çok güzel
Şeyma
Bu nadide soru ve cevapları için
Ahmet
Doyurucu bir yorum Teşekkürler
Yusuf Semmak
Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha
Baraa
Bence çoooook güzel bir site
ali
İlmî Arapça Sayfası http://www
ali
Faydalı Bir Maksud Programı http
ali
Faydalı Bir Emsile Programı http
Yusuf Semmak
BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA
Derya Atan
Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam
Firdevs Sevgi
inş güzeldit.
misafir
⭐⭐⭐⭐&
mustafa
Abi çook teşekküür ederim
Medine
Cenetin kapısın geçmek istiyom
Yusuf Semmak
Namazda Salli-Bârik okurken, Peyg
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM