Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Emsile-i hamse şunlardır: يَفْعَلاَنِ ـ تَفْعَلاَنِ ـ يَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلِينَ Mâzî ve hâl olmayıp istikbâle hâss olan fiile te'kîd için nûn-u hafîfe ve nûn-u sakîle dâhil olduğunda, emsile-i hamse (beş fiil)’de i’râb nûnu hazfedilir. Tıpkı cezm edatları dâhil olduğunda hazfedildiği gibi. KÂİDE: Te’kîd nûnu dâhil olduğunda; يَفْعَلُونَ ve تَفْعَلُونَ fiillerinin vâv’ı ve تَفْعَلِينَ ‘nin yâ harfi hazfedilir. Ancak vâv ve yâ harflerinden önceki harf meftûh olursa müstesnâdır. Yani bu durumda vâv ve yâ harfleri hazfedilmez. Eğer vâv ve yâ harfleri hazfedilmiş olsa, bu harflerden önceki harfin harekesi fetha olduğu için, bu harflere delâlet eden bir şey kalmaz.

 

VÂV VE YÂ HARFLERİNDEN ÖNCEKİ HARFİ MEFTÛH OLAN EMSİLE-İ HAMSE’NİN يَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلِينَ SIYĞALARINA NÛN-U SAKÎLE’NİN DÂHİL OLMASI:

Emsile-i hamse şunlardır:

يَفْعَلاَنِ ـ تَفْعَلاَنِ ـ يَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلِينَ

KÂİDE: Mâzî ve hâl olmayıp, istikbâle hâss olan fiile te'kîd için nûn-u hafîfe ve nûn-u sakîle dâhil olduğunda, emsile-i hamse (beş fiil)’de i’râb nûnu hazfedilir. Tıpkı cezm edatları dâhil olduğunda hazfedildiği gibi.

Te’kîd nûnu dâhil olduğunda;يَفْعَلُونَ  ve  تَفْعَلُونَ fiillerinin vâv’ı ve تَفْعَلِينَ ‘nin yâ harfi hazfedilir. Ancak vâv ve yâ harflerinden önceki harf meftûh olursa müstesnâdır. Yani bu durumda vâv ve yâ harfleri hazfedilmez. Eğer vâv ve yâ harfleri hazfedilmiş olsa, bu harflerden önceki harfin harekesi fetha olduğu için, bu harflere delâlet eden bir şey kalmaz.

Misâl 1:

لاَ تَخْشَوُنَّ (Cem’ müzekker nehy muhâtab sıyğasıdır.)

Bu fiilin aslı: تَخْشَيُونَ (تَفْعَلُونَ)‘dir.

Yâ müteharrik ve mâkabli meftûh olduğu için, yâ harfi elife çevrilir ve تَخْشَاْوْنَ olur.

Yâ’dan munkalib elif ile cem’ilik vâv’ı arasında iltikâ-i sâkineyn olduğu için elif hazfedildi ve تَخْشَوْنَ oldu.

Kelimenin başına nehy lâ’sı getirildi, i’râb nûnu cezm alâmeti olarak hazfedildi ve لاَ تَخْشَوْ oldu. Nehy lâ’sı dâhil edildikten sonra kelime sadece istikbâle hâss oldu.

لاَ تَخْشَوْ kelimesine te’kîd için nûn-u sakîle dâhil edildi ve لاَ تَخْشَوْنَّ oldu. Vâv ile idğâm edilmiş olan nûn harfi arasında iltikâ-i sâkineyn oldu. İltikâ-i sâkineyn’in def’i için vâv harfi hazfedilmez. Çünkü vâv harfi hazfedildiğinde vâv harfine delâlet eden herhangi bir şey yoktur. Vâv harfi kendisine münasip yani kendi cinsinden hareke olan damme ile harekelenir ve لاَ تَخْشَوُنَّ olur.

تَخْشَيُونَ تَخْشَاْوْنَ تَخْشَوْنَ لاَ تَخْشَوْ لاَ تَخْشَوْنَّ لاَ تَخْشَوُنَّ

Misâl 2:

لاَ تَخْشَيِنَّ (Nehy-i muhâtaba sıyğasıdır.)

Fiilin aslı: تَخْشَيِينَ (تَفْعَلِينَ)‘dir. Yâ müteharrik ve mâkabli meftûh olduğu için, yâ harfi elife çevrildi ve تَخْشَاْيْنَ oldu. Yâ’dan munkalib elif ile yâ harfi arasında iltikâ-i sâkineyn oldu, öncesindeki fetha kendisine delâlet ettiği için elif hazfedildi ve تَخْشَيْنَ oldu. تَخْشَيْنَ kelimesinin başına nehy lâ’sı getirildiğinde, sadece istikbâle hâss oldu ve i’râb nûnu da cezm alâmeti olarak hazfedildi ve لاَ تَخْشَيْ oldu. لاَ تَخْشَيْ kelimesine te’kîd için nûn-u sakîle dâhil edildi ve لاَ تَخْشَيْ نَّ oldu. Yâ ile idğâm edilmiş olan nûn harfi arasında iltikâ-i sâkineyn oldu. İltikâ-i sâkineyn’in def’i için yâ harfi hazfedilmez. Çünkü yâ harfi hazfedildiğinde yâ harfine delâlet eden herhangi bir şey yoktur. Yâ harfi kendisine münasip yani kendi cinsinden hareke olan kesre ile harekelenir ve لاَ تَخْشَيِنَّ olur.

تَخْشَيِينَ تَخْشَاْيْنَ تَخْشَيْنَ لاَ تَخْشَيْ لاَ تَخْشَيْ نَّ لاَ تَخْشَيِنَّ

Misâl 3:

لَتُبْلَوُنَّ (Mechûl cem’ müzekker muhâtab sıyğasıdır.)

Fiilin aslı: لَتُبْلَوُونَ (لَتُفْعَلُونَ)’dir. Vâv müteharrik ve mâkabli meftûh olduğu için, vâv harfi elife çevrildi ve لَتُبْلَاْوْنَ oldu. Vâv’dan munkalib elif ile vâv harfi arasında iltikâ-i sâkineyn oldu, öncesindeki fetha kendisine delâlet ettiği için elif hazfedildi ve لَتُبْلَوْنَ oldu. لَتُبْلَوْنَ kelimesi, kasemin cevabı olarak vâki’ olduğu için istikbâle hâsstır. لَتُبْلَوْنَ ‘ye te’kîd için nûn-u sakîle dâhil edildi ve لَتُبْلَوْنَنَّ oldu. Te’kîd nûnu dâhil edildikten sonra, nûn-u sakîle, fiili, mebnî yaptığından dolayı, kelimenin sonundaki i’râb nûnu, -i’râb ile binâ bir araya toplanmaması için- hazfedildi. İ’râb nûnunun hazfından sonra, vâv ile idğâm edilmiş olan nûn harfi arasında iltikâ-i sâkineyn oldu. İltikâ-i sâkineyn’in def’i için vâv harfi hazfedilmez. Çünkü vâv harfi hazfedildiğinde vâv harfine delâlet eden herhangi bir şey yoktur. Vâv harfi kendisine münasip yani kendi cinsinden hareke olan damme ile harekelenir ve لَتُبْلَوُنَّ olur.

لَتُبْلَوُونَ لَتُبْلَاْوْنَ لَتُبْلَوْنَ لَتُبْلَوْنَنَّ   لَتُبْلَوْنَّ لَتُبْلَوُنَّ

Not: Rabbimiz buyurdu:

لَتُبْلَوُنَّ فِى أَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ

“Andolsun ki siz, mallarınız ve canlarınız hususunda mutlaka imtihan olunacaksınız...” (Âl-i İmrân: 186)

Misâl 4:

اِمَّا تَرَيِنَّ (Müfred müennes muhâtaba sıyğasıdır.)

Fiilin aslı: تَرْأَيِينَ (تَفْعَلِينَ)’dir. تَرْأَيِينَ fiilindeki hemzenin harekesi tahfîflik olsun diye mâkablindeki râ harfine verildi ve hemze hazfedildi ve تَرَيِينَ oldu. Yâ harfi müteharrik ve mâkablindeki râ harfi de meftûh olduğu için, yâ harfi elife çevrildi ve تَرَاْيْنَ oldu. Yâ’dan munkalib elif ile yâ harfi arasında iltikâ-i sâkineyn oldu, öncesindeki fetha kendisine delâlet ettiği için elif hazfedildi ve تَرَيْنَ oldu. تَرَيْنَ kelimesinin evveline şart edatı olan إِنْ kelimesi getirildi ve cezm alâmeti olarak kelimenin sonundaki i’râb nûnu düşürüldü ve إِنْ تَرَيْ oldu. إِنْ تَرَيْ kelimesi, şart edatı getirildikten sonra sadece istikbâle hâss oldu. Kelimenin sonuna te’kîd için nûn-u sakîle dâhil edildi ve إِنْ تَرَيْ نَّ oldu. Yâ harfi ile idğâm edilmiş olan nûn harfi arasında iltikâ-i sâkineyn meydana geldi. İltikâ-i sâkineyn’in def’i için yâ harfi hazfedilmez. Çünkü yâ harfi hazfedildiğinde, yâ harfine delâlet eden herhangi bir alâmet yoktur. Yâ harfi kendisine münasip yani kendi cinsinden hareke olan kesre ile harekelendi ve إِنْ تَرَيِنَّ oldu. Şart edatı olan إِنْ kelimesinden sonra te’kîd için (مَا) mâ-i zâide getirildi ve إِنْ مَا تَرَيِنَّ oldu. Nûn ile mîm harflerinin mahrecleri birbirine yakın olduğundan, nûn harfi mîm harfine kalbedildikten sonra, ikinci mîm harfine idğâm edildi ve إِمَّا تَرَيِنَّ oldu.

تَرْأَيِينَ تَرَيِينَ تَرَاْيْنَ تَرَيْنَ   إِنْ تَرَيْ   إِنْ تَرَيْ نَّ إِنْ تَرَيِنَّ إِنْ مَا تَرَيِنَّ إِمَّا تَرَيِنَّ

Not: Rabbimiz buyurdu:

فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِى إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ الْيَوْمَ إِنسِيًّا

“(Melek, Meryem’e dedi ki:) ‘...Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Gerçekten ben Rahmân’a oruç adadım. Onun için bugün hiçbir insanla asla konuşmayacağım.’” (Meryem: 26)

Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 28/02/2017 | Yorum(0) | Yorum yaz
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
10.09.2026Perşembe
Son Konular .: 150- Karınca, Hüdhüd ve Koşarak Gelen Adam | Yusuf Semmak
.: 149- Katil Niçin Öldürdüğünü, Maktul de Niçin Öldürüldüğünü Bilmez! | Yusuf Semmak
.: 148- Allah’ı Tesbih Etmenin Mükafatı! | Yusuf Semmak
.: 147- İnşikak Suresi (Seri' Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 146- İnfitar Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 145- Alimlerden Birine Soruldu! | Yusuf Semmak
.: 144- Sabah-Akşam Zikirleri | Yusuf Semmak
.: 143- Fecr Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 142- Abese Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 141- Ğaşiye Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 140- Leyl Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 139- Şems Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 138- Fatiha ve 10 Kısa Sure (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 137- Tarık Sûresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 136- Beled Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 135- Nebe Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 134- Hümeze Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 133- Beyyine Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 132- Alak Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 131- Duha Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 130- A'la Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 129- Buruc Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 128- Tekvir Suresi (Seri Okuyuş) | Yusuf Semmak
.: 127- Hasta İçin Okunacak Dualar! | Yusuf Semmak
.: 126- Her Köşeye ve Her Kişiye Tevhid'i Duyurun! | Yusuf Semmak
.: 125- Ru'yetullah'ı Reddedenlere Reddiye! | Kesitler-3 | Yusuf Semmak
.: 124- Kelime-i Şehadet Nedir? | Kesitler-2 | Yusuf Semmak
.: 123- Tağutu İnkar Etmek İmanın Şartıdır! | Yusuf Semmak
.: 122- Zerre Kadar İman Nedir? | Kesitler-1 | Yusuf Semmak
.: 121- Alın Yazgısı, Kader | Yusuf Semmak
.: 120- İlim Ne İçindir? Kimlere İlim Ehli Denir? | Yusuf Semmak
.: 119- Tekfircilik! | Yusuf Semmak
.: 118- Kur'an ve Sünnet'in Arasını Ayırma! | Yusuf Semmak
Son Yorumlar
Yusuf Semmak
Videoda, dünyanın sonunda gerçekl
Yusuf Semmak
☝ Allah Azze ve Celle buyur
Yusuf Semmak
⏳ Ey İslâm Ümmeti! İlk vazi
Yusuf Semmak
✍️ Derdin ilimse, im
misafir
Nice
Yusuf Semmak
🔸 Rabbimiz, yolunu kaybed
Yusuf Semmak
Kadr Gecesi sebebiyle duâ ediyoru
Yusuf Semmak
Rabbimiz kalan ömrümüzü geçen ömr
Yusuf Semmak
☝️ "Tâğûta ibâdet et
Yusuf Semmak
✍ Sıla-i rahmin ömrü ve rız
Yusuf Semmak
BUNLAR HİÇ EŞİT OLUR MU?! 1- "
Yusuf Semmak
Arkadaşlar, videoyu paylaşalım!
Yusuf Semmak
Bu konuda üç Âyet-i Kerîme zikred
misafir
Thankks forr sharing your thought
Oğuzhan
Admin çok teşekkürler.
İsmail
Yüce ALLAH cc razı olsun sizden h
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selâm kardeşim. Tâbi
Bekir Yetginbal
Canım kardeşim selamualeykum GÜN
Bekir Yetginbal
Ey Rabbim bu kulunun gayretlerini
Mahmut
Selamünaleykum Yusuf peygamberin
Ufuk
Çok güzel
Şeyma
Bu nadide soru ve cevapları için
Ahmet
Doyurucu bir yorum Teşekkürler
Yusuf Semmak
Son mısralar/dizeler hep "Lâm" ha
Baraa
Bence çoooook güzel bir site
ali
İlmî Arapça Sayfası http://www
ali
Faydalı Bir Maksud Programı http
ali
Faydalı Bir Emsile Programı http
Yusuf Semmak
BU DERSTE İŞLENEN BAŞLICA MEVZULA
Derya Atan
Ağzınıza, yüreğinize sağlık hocam
Firdevs Sevgi
inş güzeldit.
misafir
⭐⭐⭐⭐&
mustafa
Abi çook teşekküür ederim
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM