Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Allah’a hamd, Rasûlüne salât, mü’minlere selâm olsun. Konu başlığımızı daha anlaşılır bir hale getirmek için birkaç soru soralım: Saptırıcı ya da saptırıcılar tarafından şirke, küfre ve dalâlete düşürülen bir toplumda kötülüklerin mes’ûliyetleri kime aittir? Mes’ûliyetlerin dağılımı nasıldır? Allah, bu kötülüklerden kimleri sorumlu tutacaktır? Ya da bu suçlarda hesap sorulacaklar ve suçlular sırasıyla kimlerdir? Bu soruların cevabını öğrenmek için Kur’ân’a başvuralım. Rabbimiz, her şeye dair öğüt ve her şeye dair açıklamalar bulunan levhaları (A’râf: 145) kendisine vermek üzere Hz. Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiş ve onu Tûr’a davet etmişti (Bakara: 51; A’râf: 142). “Hani Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik, sonra onun arkasından nefsinize zulmederek, buzağıyı (ilâh) edinmiştiniz.” (Bakara: 51) Hz. Mûsâ, kavminin arasından ayrılıp Rabbi ile görüşmeye gidince Sâmirî, kavmin ziynet eşyalarını eritti (Tâ-Hâ: 87) ve içine Cebraîl’in atının ayağının bastığı yerden bir avuç toprak alıp onu erittiği ziynetlerle karıştırdı (Tâ-Hâ: 96) ve sonunda onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı (Tâ-Hâ: 88), kavmi de o buzağı heykelini ilâh edindiler (A’râf: 148). Böylece Sâmirî onları saptırmış oldu (Tâ-Hâ: 85). Neden buzağı? Mısır'daki efendileri ineğe tapınan İsrâîloğulları, Allah kendilerini Firavunoğullarından kurtardıktan sonra bile, geçmişte aldıkları Firavun eğitiminin etkisinde öylesine bir alçaklık psikolojisiyle yetişmişlerdi ki, onlar ineğin kendisine değil de daha küçüğü olan buzağıya tapınmaya kendilerini layık görüyorlardı. Çünkü "büyüğe büyükler tapar, biz ise küçüğüz daha küçüğüne tapmalıyız" diye düşünüyorlardı! Bu da onların hâlâ köleliği içlerinde taşıdıklarını gösteriyordu! Hz. Mûsâ, Tûr’a gitmek üzere yerine kardeşi Hârûn’u vekil bırakıp (A’râf: 142), kırk gün ve kırk geceliğine aralarından ayrıldığı anda, kavmi, Sâmirî’nin yaptığı buzağı heykelini ilâh edinip hemen ona tapınmaya başladılar. Şimdi burada soru şudur: Suçlu ya da suçlular kimlerdir? Saptıran mı, saptırılanlar mı? Yoksa her ikisi de mi? Yoksa aralarında bulunan ilim sahipleri/hocalar mı? Hepsi suçlu ise, hesap ve suç sırası ne şekildedir? Bu soruların cevaplarını öğrenmek için, Hz. Mûsâ’nın Tûr’dan dönüp de bu manzarayı gördüğünde nasıl hareket ettiğine bakmamız gerekmektedir? Yani Hz. Mûsâ ilk önce kimi hesaba çekti? Daha sonra kimleri? Sırasıyla söyleyelim ki, mesele tam anlaşılsın:
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 20/10/2016 | Yorum(1) | Yorum yaz
‡ Ru'yetullâh (Allah'ın görülmesi) meselesi... ‡ Allah'ın, mutlak anlamda görülebilmesinin mümkün olup olmadığının tahlîli. Yani "Allah'ı görmek" diye bir mevzudan ve bir i'tikâddan söz etmek mümkün müdür? ‡ Allah, bu dünyada ya da rüyada görülebilir mi? ‡ Peygamberimiz, mi'râc'da Allah'ı görmüş müdür? ‡İnsanlar âhirette ve cennette Allah'a görebilecekler mi? ‡ Allah sadece bu dünyada mı görülemez yoksa hem dünyada hem de âhirette mi görülemez? ‡ Ru'yetullâh konusunda Ehl-i Sünnet'ten ayrılan başta Mu'tezile ve Cehmiyye olmak üzere bazı fırkaların görüşlerinin delilleri, o delillerin çürüklüğünün ve ilmî olmaktan uzak olduğunun beyânı ve hakkın ihkâkı, gerçeğin ispatı... Bu konularda aklî ve Naklî deliller... ‡ Âhirette ve cennette Allah’ın görülmesi (ru’yetullâh) konusunda Kur’ân ve Sünnet’te hangi deliller vârid olmuştur? ‡ Yûnus: 26’da “ziyâde” ve Kâf: 35’te “mezîd” ne anlama gelmektedir? Ve bu iki Âyette geçen bu kelimeler hakkında Rasâlullah aleyhisselâm’dan rivâyet edilen Hadîslerde nasıl bir açıklama geçmektedir? ‡ İmam el-Lâlekâî, Kâf: 35. Âyeti açıklarken, âhirette Allah’ın görüleceği hususunda rivâyette bulunan sahâbeden, tâbiînden ve fukahâdan kimlerin isimlerini sıralamaktadır? (Şerhu Usûli İ’tikâdi Ehli’s Sünneti ve’l Cemaat, Dâru’l Kutubi’l İlmiyye, Beyrût, C: 1, S: 253, 254)
Bağlantı | kategori: DERS VİDEOLARI | tarih: 29/09/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
“NASİHATLER” serimizin on birincisi olan “NASİHATLER 11” isimli çalışmamızda, günümüzde önem ve öncelik arz eden 56 farklı konuyu ele almaktayız. Bu çalışmamız, bu serimizde bir rekordur. Konu başlıkları şunlardır: İlim talebelerine dair tadımlık birkaç söz, Tevhîd akîdesi, Meâl-tercüme-tefsîr hakkında kısaca, Bilmeyenler (câhiller) susarsa, anlaşmazlık yok olur (azalır), "Ben senin gençliğini de bilirim!", "Din adına bağlayıcılığı olan vahiy" Allah’ın izniyle ancak peygamberlere gelir, Sıcak havalarda arabaya binince klima ve pencere uzmanı kesilenler, Hadîslerin, Kur’ân’a arz edilmesi meselesi, İnsanlık (insâniyet, beşeriyet) ölmez, insanlar ölür, Herkes paylaşıyor bahanesiyle, yiyecek resimleri paylaşma! Sen, kendi amelinden sorumlusun, Laiklik, batı âlemi için biçilmiş kaftandır; İslâm’la bir münasebeti yoktur, İstikrarsız yaşayan kimse, başkalarına istikrardan söz edemez, Kendime soruyorum, Dinlediğim bir konuşmanın bir bölümüne eleştirel yaklaşım, İstişâre eden pişman olmaz, “Sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım” sözünün muhtevasına dair, İbn-i Teymiyye’nin bir sözünden hareketle bir kardeşimizin sorduğu suale verdiğimiz cevap, Şirk koşan ve küfre giren kimseyi kıldığı namaz kurtarmaz, Lâfazanlık, lâf kalabalığı hayır değil, şerr getirir, Nazar hakkında tadımlık, İlim tâlibi (tâlib-i ilm) kimdir, Ey kardeşim! Şöhret ve riyâset tutkusundan sakın, Müslüman, şeytanın avukatlığını yapmaz, hayat bir ibrettir, Dinlendirilmiş tuzlu su ile elleri ve ayakları yıkamak; strese, yorgunluğa ve pek çok sıkıntılara karşı oldukça faydalıdır, Kanaatkârlık ve istiğnâ duygusu hakkında, Hz. Zeyneb (radıyallâhu anhâ): “Sizleri (Peygamber ile) akrabalarınız evlendirdi, beni yedi kat göklerin üstünden Allah Teâlâ evlendirdi”, Meşru, vasat ve istikrarlı yaşam çizgisine sahip olmalıyız, İlimsiz, hikmetsiz, boş ve amaçsız konuşmak, "...Allah ancak bir tek ilâhtır...", Hayatın her kademesinde ahlâkî duruş sergilemek esas olmalıdır, Kadir Gecesinin kadrinin Kur'ân'dan kaynaklandığını anlayamayanlar, -hedefe değil de parmağa bakmak gibi- Kur'ân'ın değil, Kadir Gecesinin peşine düşerler, Düşünen insanlar için, Dinden, fersah fersah uzak olan benim akrabalarım da senin akrabaların da ma'zûr değildirler, Hz. Âişe vâlidemize iftirâ eden hayâsızlar, Yetimler, Batı’da aile kurumu bile kalmamıştır ki, onların ailevî, sosyal ve kültürel değerlerini taklit edelim, M. Okuyan’ın: “Müslümanlar cehenneme hiç girmeyecekler” sözüne reddiye, Istılâhalarımızı ıslâh etmeliyiz, Bu dünyada kazanılabilecek en büyük fazilet Tevhîd ehli bir mü’min olmaktır, Aşırı övgü ve aşırı yergi bağımlılığı, Kur’ân adına akılcı yönelişler, Hak yolda sebat ve istikrar, Ey patronlar, işverenler, müdürler, Kurban etlerinin evlerde üç günden fazla saklanması ve yenilmesi meselesi, Cehennem, “Beş dakikalık iş!”, Mü’min aynı delikten iki kez ısırılmaz, ısırılmamalı, aynı konuda iki kez aldatılamaz, aldatılmamalı, Elektrik vs. kaçırmak kul hakkına girmektir, günahtır ve zulümdür, Yahûdîlerin: “Ümmiler hakkında aleyhimize bir yol yoktur” demelerinin anlamı ve Yahûdileşme, Allah’ın ilk emri nedir, Tokalaşma, kucaklaşma ve ictihâdî konulara dair, Tuvaletlerin pis kokmasına ve ter kokularına karşı kesin çözüm; temizliktir, "Genç delikanlı, sen rahatsız olma, çayını da ben katarım...", “Bir deli kuyuya taş atmış…”, “Usta, çok kötü intizâr (beddua) ettin…” HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİZ.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 28/09/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Arapça'da ذُو 'zû' ile صَاحِب 'sâhib' edatlarının anlam farkı hakkında es-Süheylî'nin konuyla ilgili açıklamaları, "el-İtkân fî Ulûmi'l-Kur'ân" adlı eserinde İmam Suyûtî tarafından nakledilmektedir. Biz de, Arapça metnin tercümesini yaptık.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 18/09/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Dua... Ey Rabbimiz, sen buyuruyorsun ki: “Rabbiniz buyurdu: ’Bana dua edin, Ben de duanızı kabul edeyim. Şüphesiz Bana ibâdeti büyüklüklerine yediremeyenler, yakında hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir.’” (Mü’min, 60) Senin emrine uyarak ve affını umarak biz de dua ediyoruz: Ey Rabbimiz, dualarımıza icâbet buyur, yaşadıkça kabul edilen ameller işlemeye bizleri muvaffak eyle, Duamıza "âmîn" diyenlere de katından rahmetler, hayırlar, iyilikler, güzellikler, selâmetler ve hidâyetler nasip eyle.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 25/08/2016 | Yorum(1) | Yorum yaz
Allah'a hamd, Rasûlüne salât-ü selâm olsun. Yaklaşık 2000 yıl öncesinde tarihin en karanlık dönemlerinden birinde mü'min birkaç genç zamanlarının zorba hükümdarının huzurunda -muhtemelen bir gösteri ya da kutlama esnasında- ayağa kalkıp, yerin ve göğün yegâne Rabbinin Allah olduğunu, Allah'tan başkalarına, putlara ya da başka şeylere tapınılamayacağını, Allah'tan başka ilâhlar edinenlerin Allah'a iftirâ ettiklerini haykırıyorlardı. Kur'ân'ı dinleyelim: "(Hükümdarlarının karşısına) dikilip de: 'Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasını ilâh diye çağırmayız. O takdirde gerçekten son derece bâtıl bir söz söylemiş oluruz' dediklerinde Biz, kalplerine sabır ve metanet vermiştik. 'Şunlar şu bizim kavmimiz, O'ndan başka ilâhlar edindiler. Bari onlara dair açık bir delil getirselerdi. Artık Allah'a karşı yalan uyduranlardan daha zâlim kim olabilir?'" (Kehf: 14, 15) Ashâb-ı Kehf'in sayısını ve mağarada ne kadar uyutulduklarını kesin olarak Allah'tan başka kimse bilemez. Bu konudaki bazı rivâyetleri esas alarak değerlendirmeler yapalım.
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 25/08/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
111 maddede çeşitli konularda nasihatler...
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 07/07/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
ÇIKAN KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME: 1- PUTPEREST ÇAĞLARDA MÜSLÜMAN OLMAK, 2- HAYATIN İÇİNDEN ÖZLÜ SÖZLER İBRETLER, HİKMETLER, ÖĞÜTLER, 3- HZ. YÛSUF'UN MISIR'DAKİ KONUMU.
Bağlantı | kategori: AKAİD-TEVHİD | tarih: 05/06/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Kadınların evlerinin dışında elbiselerini çıkarmaları ve hamama gitmemeleri konusunda sakındırıcı Hadîslere istinâden bir kardeşimiz; “havuza giden kadınlar da aynı konuma girer mi? Müslüman bir kadın havuza gidebilir mi?” diye sormuştur. Biz de kısaca aşağıdaki cevabı verdik. Kardeş, ben aslında tâ baştan beri cevabı veriyorum ama tâbir-i câizse büyük puntolar kullanmıyorum, altını çizmiyorum. Fakat o özlü cümleleri bazen açmak gerekiyor. İnşâAllah, açalım... Baştan söyleyelim ki, tesettürün yanında hicâb, hayâ ve takvâ konularının da işlenmesi gerekir. Bir kadının güzelliğini herhangi bir yerde açması, oradaki kadınların o güzelliği kocalarına anlatmaları anlamında bir fitnedir. Bu konuda sakındırıcı Hadîsler vardır. Hatta iffet ve hayâ timsali olması gereken kadının kendi babasının yanında dahi giyim kuşam konusunda çok dikkatli olması gerekir. İmam Mevdûdî, bir kadının tesettüre dikkat edeceği kimseler konusunda, kadına karşı örtüneceği ölçünün farklılık arz edeceğini ifade etmektedir. Genel olarak şunu bilmemiz gerekir. Müslüman kadın ayrıdır gayrimüslim ayrıdır. Takvâlı kadın ayrıdır, takvâsız olanı ayrıdır. Edepli kadın ayrıdır edepsizi ayrıdır. Hatta tanıdık kadın ayrıdır tanınmayan, yabancı kadın ayrıdır.
Bağlantı | kategori: SİZİN SORDUKLARINIZ | tarih: 24/05/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
“İmam Gazalî daha sonra, musikîyi haram kılan şeyin kendisi değil, sonradan ârız olan bazı sebepler olduğunu ifade eder, bunu da şöyle tasnif eder: ‘Şarkı söyleyen kadın olur, dinleyen de kadın sesinin şehvetini tahrik edeceğinden korkarsa dinlemek haramdır. Burada haram hükmü müzikten değil, kadının sesinden gelmektedir.’ ‘Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inancına ve ahlâkına aykırı ise, bunu müzikli veya müziksiz söylemek ve dinlemek haramdır.’" (İhyâ, İmam Gazâlî, II/279-281) Sayın Yusuf Semmak, Forum da dolaşırken bu konu dikkatimi çekti konuyu siz açmışsınız ve güzel bir dille anlatmışsınız. Benim burada size sormak istediğim İmam Gazâlî’nin fetvâsındaki ‘kadın sesinin şehvetini tahrik edeceğinden korkarsa' bölümünde, kadını görmediği halde dinleyen ve artı olarak görmediği kadının sesinden etkilenmeyen ve şehveti de tetiklenmeyen bir kimse müzik dinleyebilir mi ve üstelik içinde haram veya fahşa barındırmayan mubah bir konuya ait olsa da dinleyemez mi? Bir diğer sorum ise ‘Şarkı ve türkünün güftesi bozuk, İslâm inancına ve ahlâkına aykırı ise, bunu müzikli veya müziksiz söylemek ve dinlemek haramdır.’ Şarkı veya türkünün güftesi sağlam, İslâm ve ahlâkına uygun ve üstelik cihâdî özellikler taşıyorsa bunu müzikli dinlemek yine de câiz olmaz mı? Tabi burada her hal ve şartta müzik dinlemenin zaman öldürmekteki haramlığını kabul ederek kısa bir seyahat esnasında veya bunun gibi arada geçen zamanlarda câiz olmaz mı? Bu konuda cevap yazarsanız mutlu olurum…” demiştir.
Bağlantı | kategori: SİZİN SORDUKLARINIZ | tarih: 24/05/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz

21.11.2019Perşembe
Son Konular .: 43- Yûsuf Semmak Kimdir?
.: NASİHATLER 14
.: 42- Zâlimlerin Yaptıklarından Allah’ı Habersiz Sanma! (Video)
.: 41- Ashâb-ı Kehf Hakkında (Video)
.: 40- Kur'ân'da Peygamberimize 'Ey Muhammed!' Biçiminde Hitap Edilmiş midir? (Video)
.: 39- Neyi Fıkhedeceğiz? (Video)
.: 38- Muavvizeteyn Hakkında İbn-i Mes'ûd'dan Gelen Rivâyet Meselesi (Video)
.: 37- Rızkı Artıran ve Bereketlendiren Etkenler Nelerdir? (Video)
.: 36- Kime Uyacağız? Kime İnanacağız? (Video)
.: 35- Ey Yolcu, Dünya Bir Ağaç Gölgesi Gibidir! (Video)
.: 34- Kelime-i Şehâdet'in İ'râbı (Video)
.: 33- Hayata Dair, Hayâtî Öğütler (Video)
.: 32- "Arapça'yı Putlaştırmak" Deyimi Üzerine (Video)
.: 31- Kime Kulak Vermeli?! -Fıkradan Hisse- (Video)
.: 30- Evli Kadınlarla Evlenilir mi?! (Video)
.: 29- Seyyid Kutub Âlim midir? (Video)
.: 28- Kur'ân'a Uymadığı İddiasıyla İnkâr Edilen Bir Hadîsin Müdâfaası (Video)
.: 27- Günümüzde Genelde Yanlış Anlaşılan Bir Âyet - Ra'd: 11 (Video)
.: 26- Bedevîden Al Haberi! (Video)
.: 25- Mezhepsizlik Dinsizliğin Köprüsüdür! (Video)
.: 24- İslâm'da Tevhîd Olmadan Vahdet Olmaz! (Video)
.: 23- Rabbin Kim? Rabb Kimdir? (Video)
.: 22- Allah'tan Başkasına İbâdet Etmede Cehâlet Mazeret Değildir! (Video)
.: Günlük Dua ve Zikirler
.: KASİDE-İ LAMİYYE (Şeyhu'l-İslam İbn-i Teymiyye) – Pdf İndir!
.: Peygamberler Tarihi Test Bilgi Yarışması - PDF İndir!
.: Muhtelif Konularda Kısa Kısa - 5
.: "TEVESSÜL VE KABR-İ NEBİ'Yİ ZİYARET" ADLI KİTABIMIZ ÇIKMIŞTIR!
.: MUHTELİF KONULARDA İLMÎ NAKİLLER - 1
.: NASİHATLER 13
.: Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
.: Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
.: Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
Son Yorumlar
sadullah demircioğlu
abdullah bin mesud (r.a.) ‘’sakın
Yusuf Semmak
Bir kardeşimiz, selâmdan sonra; “
Yusuf Semmak
EVET, YİNE SİGARA! Bugün piyas
İbrahim sarıtaş
Allahrazı olsun
Muhammet ****
Bizim din hocamız başınızı örtmek
Ali Özbek
Hocam Allah razı olsun mükemmel b
fatma
ellerinize yüreğinize sağlık cıdd
Mehmet
Bu site "13.45'de mi 13.45'te mi
iclal
elinize sağlık
misafir
Allah razı olsun .
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM