Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
Muhtelif Konularda KISA KISA… 1 ♦ "Allah'ın yarattığı ilk şey akıldır" sözü hakkında!.. أوَّلُ مَا خَلَقَ اللهُ الْعَقْلُ "Allah'ın yarattığı ilk şey akıldır" Hadîsi, bâtıl ve uydurma bir sözdür." (Mecmûu'l Fetâvâ, C: 1, S: 244) İbn-i Teymiyye, أوَّل kelimesinin, أوَّلَ biçiminde zarfiyyet üzere mensûb olduğunu söylemiştir. Bu durumda anlam; “Allah’ın yarattığı şeylerin evvelinde akıl vardır” ya da "akıl, Allah'ın yarattığı şeylerin evvelindedir" olur. (Aynı yer). 2 ♦ Saîd b. Cübeyr'den rivâyete göre, o şöyle demiştir: "Kim namazı kasıtlı olarak (taammuden) terk ederse kâfir olur. Kim Ramazan'dan bir gün kasden oruç yerse kâfir olur. Kim Haccı kasden terk ederse kâfir olur. Kim de zekât (vermey)i kasden terk ederse kâfir olur." (Şerhu Usûli İ'tikâdi Ehli's Sünne, İmam el-Lalekâî, Tahrîc: M. Abdüsselâm Şahîn, Dâru'l Kütübi'l İlmiyye, Beyrût-1423H, C: 1, S: 471) 3 ♦ Bakara Sûresinin tam ortasında hangi Âyet vardır? Bakara Sûresi 286 Âyettir. Bakara Sûresinin tam ortasında yani 143. Âyetinde Rabbimiz: "İşte böylece Biz sizi vasat (orta) bir ümmet kıldık..." buyurmaktadır. İslâm; vasat yani adaleti esas alan, en hayırlı, dengeli ve denge unsuru, fıtrata uygun, fıtratın değerleriyle çatışmayan, aşırılıktan, şiddet ve sapkınlıktan uzak, şirki ve küfrü reddeden, Tevhîd akîdesine ve Nebevî ahlâka dayanan İlâhî bir dindir. 4 ♦ Allah'a, hem korku hem de ümit halinde dua edilmelidir: "... (Mü'minler) Rabblerine korkarak ve ümit ederek dua ederler..." (Secde: 16) "... O'na korkarak ve umarak dua (ve itaat) edin..." (A'râf: 56) "O'na korkarak ve umarak dua (ve itaat) edin... Böyle yapınız ve hem korku, hem ümit halinde Rabbinize dua ediniz. Korku halinde ümidi, ümit halinde korkuyu bırakmayarak, daima ikisinin denklik noktasını gözeterek dua etmelidir. Çünkü Allah hem celâl sahibi, hem ikram sahibidir. Âlemde Allah'ın emri altında gece ve gündüz nasıl birbirleriyle yarış ederek gidiyorlarsa, korku ve ümit de öyledir. Bu iki ruh hâleti insanın mânevî yolda ilerlemesi (seyr-ü sülûkü)nde iki kanat gibidir. Hangisi atılsa insan yaralı bir kuş gibi uçmaktan mahrum kalır." (Elmalılı M. Hamdi Yazır, A'râf: 56. Âyetin Tefsîri) 5 ♦ Bir meseleyi özetlemek için ilim gerektiği gibi; onu açmak (şerh etmek) için de ilim gerekir. 6 ♦ Konuşulanları dinlemeyen ya da konuşanın fikirlerine önyargılı olan bir kimse, konuşanın gerçek düşüncelerini hiçbir zaman -tam olarak- bilemez! 7 ♦ Kimi, delile göre konuşur; kimi de, önce konuşur sonra konuştuğuna delil getirmeye çalışır. Olması gereken ilkidir. 8 ♦ Sad bin Bilal rahımehullâh şöyle demiştir: Kul günah işlerken dahi Allah ondan 4 nimetini esirgemez. Bunlar şunlardır: 1. Rızkını kesmez. 2. Sağlığını bozmaz. 3. Günahını açığa vurmaz. 4. Onu hemen cezalandırmaz. (Erdem Yolcusuna Uyarılar, İbn Hacer el-Askalani, İlke Yayıncılık, S: 47, 48) 9 ♦ Her davranışınız esnasında, Allah için mi yoksa nefsiniz için mi hareket ettiğinize dikkat edin! Nefsin aldatıcı talepleri karşısında, mü'minin takınacağı tavır; Allah ve Rasûlünün râzı olduğu yoldan başkasına rızâ göstermemektir. Sâlih Müslüman; içinden gelen nefsânî istek ve dürtüler karşısında, Allah'ın rızâsına uygun hareket etmeyi her şeyden daha sevimli görendir. Takvâ sahipleri, nefsin gayrimeşru arzularını ve aldatıcı isteklerini "zehir", Allah ve Rasûlünün râzı olduğu amelleri ise "bal" gibi görür ve sâlih amellerden aldığı hazzı hiçbir şeyden alamaz. Sâlih amel ile sâlih olmayan amel arasında çoğu zaman ancak basiret sahiplerinin fark edebileceği ince nüanslar vardır. Bir Müslümanın, Allah ve Rasûlünün emri olarak yaptığı bir amelin sâlih (iyi, güzel) amel olması için, kalbinin de sâlih olması gerekir. 10 ♦ Beş kişiyle arkadaşlık yapmaktan sakının! 1- Yalancıyla, 2- Arkadaşlık yaptığını küçük düşüren ahmak ve anlayışsız kişiyle, 3- Cimriyle, 4- Kendisine ihtiyacın olduğunda (ihtiyacını karşılamayıp) seni mahcup edecek mürüvvetsiz kimseyle, 5- Seni bir lokmaya satacak (dünya malına düşkün, menfaatçi) huyu bozuk kimseyle.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 19/10/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
Derste Anlatılan Konular: 1) Allah'ın Kelâm sıfatı vardır ve ezelîdir. 2) Yüce Allah'ın, Hz. Mûsâ ile konuşması meselesinin izahı. 3) Yüce Allah'ın, Hz. Mûsâ ile konuşması meselesinde bazı fırkaların fâsid yorumlarının reddi. 4) Allah'ın konuşması kullarının konuşması gibi değildir. 5) Peygamberimizin, Bedir savaşından önce müşrik ordusuna doğru attığı bir avuç kuma işâret eden Enfâl Sûresinin 17. Âyetinin açıklaması. 6) A'râf Sûresinin 148. Âyeti çerçevesinde, buzağıya tapanlara yönelik beyan edilen ifadeler arasında o buzağının kendileriyle konuşmadığı ifade edildiğinde, buzağıya tapan o kimseler, Hz. Mûsâ'ya "senin Rabbin de konuşmuyor" diye itiraz etmemişlerdir. Bu da gösteriyor ki, Allah'ın Kelâm sıfatının olmadığına inanan Mu'tezile, bu konuda buzağıya tapanlar kadar bile sözden anlayacak bir kapasite sahip değildir. İşte Allah'ın Kelâm sıfatının var olduğunu ispat sadedinde mezkûr Âyetteki bu nükteye temas etmekteyiz. 7) "Kur'ân mahlûk değildir" cümlesi ile "Allah'ın Kelâmı olan Kur'ân mahlûk değildir" cümlesi arasında fark var mıdır? 8) "Kur'ân" kelimesi lügat ve ıstılâh bakımından ne anlama gelmektedir? Kur'ân meâline "Kur'ân" denilir mi? 9) Kur'ân'da 5 vakit namaza işâret ediliyor mu? 10) Kur'ân, kırâat ve namaz ilişkisi hakkında açıklamalar. 11) Sabah namazının "tanık (şâhid) olunan namaz" olmasının anlamı nedir? 12) Allah'ın Kelâm'ı olan Kur'ân, mushaflara, yazıldıkları yerlere, kalplere, dillere ve kulaklara hulûl edip oraları mekân tutmuş değildir. 13) Allah'ın "Tekvîn" sıfatı hakkında açıklamalar. 14) Fiilî sıfatlar; Allah'ın irâdesine bağlı (irâdî) sıfatlardır. Allah dilediği zaman yapar, dilediği zaman yapmaz. Allah'ın arşa istivâ etmesi gibi. Bazen bir sıfat hem zâtî hem de fiilî olabilir. Kelâm sıfatı gibi. Bu sıfat, aslı itibariyle zâtî bir sıfattır. Çünkü Allah ezelî ve ebedî olarak Kelâm sıfatına sahiptir. Kelâm sıfatı, yansımaları yönüyle de fiilî bir sıfattır. Çünkü Kelâm, Allah'ın irâdesine bağlıdır; dilediği zaman, dilediği şekilde konuşur.
Bağlantı | kategori: DERS VİDEOLARI | tarih: 15/10/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
ALLAH İÇİN İNFÂK EDEMEYENİN KENDİSİNE HAYRI OLMAZ Kİ, BAŞKALARINA FAYDASI DOKUNSUN! Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı ile… Bizleri yoktan yaratan ve sayılamayacak kadar nimetler ihsân eden Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senâlar ve şükürler olsun. Gönderdiği tüm peygamberlerine ve o peygamberlere iman edip hakka teslim olan -bidâyetten nihâyete- tüm İslâm ümmetlerine salât-ü selâm olsun. Allah, tüm mü’min kardeşlerimizden râzı olsun. Uzunca bir giriş yapmadan konumuza direkt girmek istiyoruz. Konumuz; “İnfâk Bilincini Kuşanmak” ya da “İnfâk Bilinci”dir. Konunun daha iyi anlaşılması için bazı örnekler ve kişisel söylemler üzerinden gidelim... "Durumum iyi olursa, şu ya da bu imkânlara kavuşursam, Allah yolunda infâk edeceğim ve sâlihlerden olacağım" diyenlerin bu sözü koca bir yalandır. Kendilerini ve başkalarını aldatmaktır! Ama şunu bilmelidir ki, insan kendisini de başkalarını da avutsa veya aldatsa Allah'ı asla aldatamaz! İslâm, "durumum iyi olursa infâk edeceğim" dini değildir. İslâm, yarım hurma ile de olsa cehennemden korunmak için infâk dinidir. Peygamberimiz: "Yarım hurma ile de olsa, cehennem ateşinden korunun. Bunu da bulamayan güzel bir sözle ateşten korunsun" (Buhârî, Edeb, 34) buyurmuştur. Ey elindekilerin farkına varmayanlar! Siz, elinizdeki bir çuval hurmayı az bulup on çuval olmasını beklerken, belki nice din kardeşleriniz bir tek hurmaya bile sahip olmayabilirler. Siz, borç ödemeyi, ondan sonra infâk etmeyi beklerken belki de infâk etmeye ömrünüz yetmeyecektir!
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 08/10/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
Allah’a hamd, O’nun Rasûlüne, Ehl-i Beytine, Ashâbına, Hz. Âdem ve Hz. Muhammed aleyhimesselâm arasında gelmiş geçmiş tüm peygamberlere salavâtullâhi ve selâmuhu aleyhim ecmeîn, onların ümmetlerine ve kıyâmete kadar gelecek olan Muhammed Ümmetine salât-ü selâm olsun… Sesli düşünce, Allah için tefekkür... İnsanın hası, insanları bizzat kendisi tanıyandır. Özellikle câhiliyye toplumlarında başkalarının lafıyla hareket eden; ağasının paşasının, babasının, amcasının, kendi hizbinin iyi dediğine iyi, kötü dediğine kötü diyen ya da iyi dedikleri zaman iyi, kötü dedikleri zaman kötü bilen bir kimse rüşd sahibi değildir. İlki nefsine mağlup olandır, ikincisi ise başkasının aklıyla hareket edendir. İnsanların kalitesinin tespitinde en önemli kilometre taşlarından birisi şudur: Bir kimseyle aranızda olumsuz bir diyalog geçtiğinde; şayet o kimse size tavır koyuyorsa, onunla birlikte o kimsenin yakınları da tavır koyuyorsa, aranızda tatsızlık geçmediği halde tavır koyan kimsenin nefsî zaafı, ilk tavır koyandan daha büyüktür. Bu kıssada böyle davranan kimselerle, -onlar bu nefsânî davranışlardan tevbe edip, vazgeçmedikleri sürece- dostluk ilişkisine girmemeniz gerektiğine dair ibretler vardır. İnsan bu dünyada imtihan olmaktadır. İnsanların kişilik zaafları ve nefsanî davranışları genelde ikili ilişkilerde ortaya çıkmaktadır. Şu bir gerçektir ki, Müslüman, herkesle meşru dairede güzel geçinir ama önüne gelen herkesle dost olmaz, samimiyet kurmaz. Dostluğun, mânevî bir bedeli vardır; menfaat ilişkileri, kişilik uyumları ve ortak hedeflerin olması dostluğun belirleyici kıstasları değildir. Bunlarda ya dünyevî bir çıkar ya da nefsânî bir zevk vardır. Gerçek dostluk; Allah yolunda hak üzerinde fedakârlık ve ferâgat yönünden önde olabilmektir. İki dost arasında mânevî güzelliklerin ihyası yönünden yarış vardır. İyilik yolunda sessiz kalmak, fedakârlık yapılacağında sesin titremesi, bir garibanın derdiyle dertlenileceğinde yüzün buruşması, söylenen hakikat aleyhine olunca sinirlenip, öfkelenmek, kibirlenip, tepkiselleşmek, arkadan da gıybet ve sû-i zan yapmak asla yoktur. Hakkın sesi en tatlı sestir. Her sesin, her nefesin ve her nefsin üzerinde hakkın sesi vardır. Hakkı yüceltmek, nefsi dizginlemek için olmalıdır. Hakk Teâlâ'nın rızasını gözetmek hakkın tarafında olmayı gerektir. Velev ki, nefsin aleyhine de olsa!.. Velev ki, sevdiklerimizin aleyhine de olsa!.. Rabbim, hepimize bu şuuru kazandırsın. İçten duamıza "Âmîn" diyoruz.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 05/10/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
Hadîs münkirleri, Peygamberimizi postacı olarak kabul ederler: Allah’a hamd, Rasûlüne salât ve selâm olsun. Çağımızın en ciddi fitnelerinden birisi Hadîs inkârcılığıdır... Zira Sünnet ve Hadîslerin inkâr edilmesi, Peygamberle ve onun Ashâbıyla olan tüm bağların kopartılması anlamı taşımaktadır. Örneksiz, modelsiz, pratiği olmayan bir din algısının kabulü anlamına gelmektedir. Kur’ân’ın doğru anlaşılmasında Rasûlün pratik örnekliğinin yerine aklî ve fikrî yaklaşımları, kişisel anlayış ve tercihleri, hevâ ve hevesleri koymak demektir. Oysa Yüce Allah, bu uygulamaları ortadan kaldırıp, insanları vahye, kendi irâdesine ve murâdına çağırmak adına kendi içlerinden Peygamberler göndermiştir. O Peygamberler de insanlara Allah’tan gelenleri hem değiştirmeden ulaştırmışlar hem de kendilerinden bir şeyler katmadan Allah’ın emrettiği ve gösterdiği şekilde açıklamışlar, tebyîn etmişlerdir. Bu nedenle Allah’ın Kitâbının anlaşılmasında birinci kaynak yine Kitâbın kendisidir. Daha sonra ise Rasûlün açıklamaları ve Sünnetidir. Kur’ân ve Sünnet, et ile kemik ve ruh ile beden gibidir. Bu ikisini birbirinden ayırmak, -mânen- hayat damarlarını koparmaya benzer. Kitâbı arkaya atmak ne kadar yanlış ise, Sünnet-i Seniyye’yi elinin tersiyle itip arkaya atmak da o denli yanlış bir davranıştır! Peki, Hadîs inkârcılığı nedir?
Bağlantı | kategori: HADİS | tarih: 02/10/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
İnsanları çok yakından ilgilendiren bir edat olan إمَّعٌ “imme’” ya da إمَّعَةٌ “immea” kelimeleri ne anlama gelmektedir? Önemine binâen bu kavram üzerinde biraz durmak istiyoruz.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 20/09/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
Rahmân ve Rahîm Allah'ın adı ile. Âlemlerin Rabbi, Rahmân ve Rahîm olan Allah'a hamd olsun. O'nun Rasûlü Hz. Muhammed aleyhisselâm'a salât ve selâm olsun. Rabbimiz, gelmiş geçmiş ve gelecek tüm mü'min kardeşlerimizden râzı olsun... Böyle bir başlığa bazı insanlar “ama, ama” diyerek, bazı kimseleri sevmemek için kendilerince bahaneler üretebilirler. Ama unutmasınlar ki, her insanda ayıp ve kusur bulunur. Fakat Müslümanlar sadece kusurları görüp yazarsa; bugün ve gelecekte hatalardan başka ne okunur, ne konuşulur? Her insan devamlı sûrette kusurlara odaklanırsa iyilikleri ve güzellikleri görebilir mi? Kusur arayan kişi, aradığından başkasını bulabilir mi? Kusursuz insan olabilir mu? İnsan, günah işleyen bir tür canlıdır. Önemli olan, günahta ısrar etmemek ve tevbe etmektir. Kötülükleri yazan meleğin vazifesine öykünürcesine, insanların günah sicillerini tutmak ve bunları dile getirmek hiçbir insanın görevi değildir. Hep siyahı gören kişi ne beyazı görür, ne diğer renkleri bilir. Hep menfî düşünen kimse kendisine karanlık bir yaşam alanı belirler ve aydınlık alanlardan uzak düşer. Pozitif olmak her insanın, husûsen de Müslümanın görevidir. Hep olumsuz ve karamsar olunursa, negatif konuşulur ve yazılırsa, her yeni nesil geçmişine sövecektir ve onları lânetleyecektir! Kusurları ifşâ etmek de, lânetlemek de, kötülüğe vesile olmak da mü'minlerin sıfatları değildir! Müslüman, din kardeşini hayırla anar, onun hakkında hüsn-ü zann'da bulunur, kusurlarını yayıp açıklamaz, onun affedilmesi için dua eder. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "Onlardan (öncü Müslümanlardan) sonra (kıyâmete kadar) gelen (mü’min)ler şöyle der (dua eder)ler: 'Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin (en ufak bir kırgınlık ve nefret duygusu) bırakma! Rabbimiz, şüphesiz ki Sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.'" (Haşr: 10)
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 09/09/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bu derste başlıca şu konular işlenmektedir: 1) Allah'ın subûtî sıfatları. 2) Cehmiyye, Kerrâmiyye ve Mu'tezile gibi dalâlet fırkalarının i'tikâdleri hakkında açıklamalar. 3) Mu'tezile, kullar, fiillerinin yaratıcısıdır derken; Cehmiyye ise, kulların fiilleri Allah'ın fiilidir demektedirler. Cehmiyye, bu inançlarına Enfâl Sûresinin 17. Âyetini delil göstermektedirler. Bu Âyeti nasıl yanlış anladıklarını ve bu Âyetin onların i'tikâdleri için delil olamayacağını açıklamaktayız. 4) Cehmiyye'nin, cennet ve cehennemin ebedî olmadığına dair yanlış görüşlerinin reddi ve bu konuda dayandıkları delillerinin doğru te'vîllerinin ne olması gerektiği hususundaki açıklamalar. 5) Cehmiyye ve Mu'tezile'nin, âhirette Allah'ın görülmeyeceği (ru'yetullah) konusundaki yanlış görüşlerinin reddi. 6) Cehmiyye, imanı, "Allah'ı bilmektir, küfür ise O'nu bilmemektir. İnkâr ile iman zâil olmaz" şeklinde tanımlamışlar ve böylece sağlıklı akla ve sahîh Nakle taban tabana zıt bir inanç şeklini benimsemişlerdir. Bu fikrin bâtıllığı ortaya konulmaktadır. 7) Aklın önemi ve fonksiyonu nedir? Kulun, aklıyla münasebeti nasıl olmalıdır? Selef ve Halef aklı nasıl ele almışlardır? Akılcılık ekolü nedir? 8) Allah'ın bir mekânda temekkün etmeyeceğinden hareketle, câriye Hadîsinin ve istivâ Âyetlerinin anlamları hakkında açıklamalar. 9) Kur'an'da "istevâ" fiilinin "alâ" ve "ilâ" harf-i cerrleriyle kullanımında anlam farkı bulunmaktadır. Bu konudaki Ayetleri zikrederek istivâ konusunda Selef'in akîdesinin izahı. 10) 72 dalâlet fırkası kimlerdir? İnançlarından bazı örnekler...
Bağlantı | kategori: DERS VİDEOLARI | tarih: 09/09/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
1- Sayfa numaraları aslıyla bire bir aynı olan Arapça Mecmûu'l Fetâvâ indir!
Bağlantı | kategori: PDF&KİTAP İNDİR | tarih: 26/08/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
CEVAPLAR GÜNCELLENMİŞTİR: Emsile kitabını bitirenler ve bu düzeyde olanlar için klasik tarzda hazırlanmış 80 sorudan oluşan deneme sınavıdır. Test usûlü yerine klasik usûlün tercih edilmesinin nedeni, analitik düşünmeyi ve sağlıklı fikir yürütmeyi sağlamak ve bilgiyi ön plana çıkarmaktır. Bu tür sınavlar, bilginin öneminin kavranmasını sağlar. Zira insan, soruyla yüz yüzedir; bilgi dağarcığı, düşüncesi ve mantığı ile soruyu çözmek zorundadır. Test yönteminde olduğu gibi, aralarından seçim yapılacak seçenekler yoktur. Doğru seçim ya da doğru cevap, zihindeki bilgiler arasından olmak durumundadır. Klasik yöntemdeki bu tür tecrübeler, okumanın ve öğrenmenin öneminin daha iyi anlaşılmasını sağlar. Çoğu zaman test usûlünde seçeneklere güvenilir ve onların içerisinden doğrunun tahmin edilebileceği ya da hatırlanabileceği düşünülür. Bu düşünce de, insanı tembelliğe itebilir... Soruların cevapları PDF formatında en sonda yer almaktadır. Sınavdan sonra, "sorular ve cevapları" indirilerek/okunarak başarı seviyesi -mevcut puanlamaya göre- "not olarak" tespit edilebilir. Başarılar dileriz...
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 03/08/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz

Son Konular • NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• GENELDE YANLIŞ KULLANILAN KELİMELER VE DOĞRU YAZILIŞLARI:
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
• Şirke ve Sapıklığa Sürüklenen Bir Toplumda Suçlular Kimlerdir?
• 22- Ömer Nesefî Akaidi Tercüme ve Şerhi 6 (Ders Videosu)
• NASİHATLER 11
• Arapça'da 'zuu' ve 'sahib' edatlarının arasındaki fark nedir?
• EY RABBİMİZ!
• ASHAB-I KEHF HAKKINDA:
• NASİHAT BAHÇESİ
• KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME:
• “Kadınlar Havuza Girebilir mi?” Sorusuna Verdiğimiz Kısa ve Özlü Cevap
• Kadın Sesiyle ve Çalgı Aletleriyle İcra Edilen Şarkı, Türkü, Ezgi ve İlahiler Hakkında Bir Soruya Verdiğimiz Cevap
• NASİHATLER 10
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 2
• NASİHATLER 9
• “Ticaret yapıyorum ama maddi ve manevi anlamda bir türlü rahata eremiyorum” mu diyorsunuz?
• 21- Hadis Dersleri -1 (Ders Videosu)
• SESLİ HADİS DERSLERİ - YAKINDA!
• Sesli Ders Videoları Arşivi (Yusuf Semmak)
• ARAPÇA DERSLERİ (ZAMİRLER) -5-
• Kadınların Saçlarını Kısaltmaları Câiz midir?
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 1
• Ömer Nesefî Akâidi Tercüme ve Şerhi 5 (Ders Videosu)
• İNFÂK BİLİNCİNİ KUŞANMAK!
Son Yorumlar
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
Nagihan
okudum süper çok beğendim
Mehmet ARAZ
Çok güzel olmuş,başarılarınızın d
Yusuf Semmak
KANDİL KUTLAMAK BİD'AT'TIR! Ka
Yusuf Semmak
Nesefî Akâidi derslerimizi 6'ya k
Elif
Bu akaid derslerinizden bölüm6 ya
Beyza
Harika
büşra
Çok iyi olmuş
Yusuf Semmak
MODERNİZM, KADINLARIN BAŞÖRTÜLERİ
zeyra
İsime yaradi saol
Şüheda
Helal be sırf kapanmak nefislerin
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM