Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Samimiyetin gereklerini yapıp, dost olmak için çaba göstermeden, fedakârlık yapmadan, çok samimiymişiz gibi davranıp umduğu ve beklediği davranışları göremeyince de sanki düşman kesilenler... Yani dostluk konusunda "ekmeden biçmek" ve "kendi hayalince gelin güvey olmak" isteyenler; olmayınca da küsenler, kızanlar, eleştirenler, dedikodu yapanlar, suçlayanlar, sizin dostunuz olabilirler mi? Oysa samimiyet, insana haklar ve sorumluluklar yükler. Dostluk, lafla değil, ispatla elde edilen en büyük kazanımlardan birisidir. Kendi nefsine seni tercih eden, senin için elinden gelen her şeyi yapan, seni yarı yolda bırakmayan, arkandan hayır dışında asla konuşmayan, seni başkalarına karşı savunan, seni hayatta en sevdiği kişi ya da kişilerden biri kabul edip, hiçbir nedenle sana tavır koymayan, küsmeyen, şartlar ne olursa olsun sana zarar vermeyi aklından bile geçirmeyen kaç tane dostunuz var? Senin iyiliğini, en azından kendi iyiliğine eşit göremeyen kimse dostun değildir! Dostluğun zirvesi de, senin hayrını ve menfaatini, kendi menfaatine tercih edip; senin için fedakârlık yapmak, senin için dünyalıklardan geçip feragat etmektir. Bizim iyiliğimizi düşünerek, bizim lehimize fedakârlık ve feragati olmayan dostumuz olamaz. Ama tabii ki, dostluk karşılıklı olduğu için, dostumuz tarafından bana/bize bu güzellikler sunulduğunda biz de, kendi menfaatlerimizden vazgeçip dostumuzun iyiliğini düşünürüz.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 24/11/2012 | Yorum(1) | Yorum yaz
Şâri’ şeriat koyucu demektir. Bu kelime şer’ ve şerîat kelimelerinden gelmektedir, ism-i fâildir. Lügatta şerîat, insanı bir ırmağa, bir su kaynağına götüren yol, izhar etmek, açıklamak ve kanun koymak anlamlarına gelmektedir. İslâm terimi olarak şeriat, Allah’ın kulları için koymuş olduğu dinî ve dünyevî hükümlerin hepsinin adıdır. Şerîat kelimesi din ile aynı anlamda olup, hem ahkâm-ı asliyye denilen itikâdiyyâtı, hem de amelî, fer’î hükümleri, yani ibadet, muamelât ve ahlâkî esasları kapsar.
Bağlantı | kategori: AKAİD-TEVHİD | tarih: 23/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
İnsan ürünü bütün düzenler, birbirlerinin alternatifi olarak doğmuştur. Hiçbir sistem İslâm’ın açığını kapatmak, yetersizliğine alternatif olma iddiasında bulunamaz. İslâm, insanı yaratan Allah’ın sistemidir. İnsanın kalbinin, aklının, nefis, ruh ve cesedinin yoktan yaratıcısı olan Allah, sınırsız ilmiyle insanlık için en mükemmel sistemi göndermiştir. Onda ne bir eksiklik, ne bir fazlalık ve ne de bir tutarsızlık vardır. Böyle bir şeyi savunmak, Allah’ın ilim ve hikmet sıfatlarına noksanlık izafe etmek anlamına gelir.
Bağlantı | kategori: AKAİD-TEVHİD | tarih: 23/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bismillahirrahmanirrahim. Rabbimiz şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler, Allah'tan korkun, O'na (yaklaşmaya) vesîle arayın ve O'nun yolunda cihâd edin ki kurtulasınız." (Mâide: 35) Bu Âyet; bazı kişilerin zannettikleri gibi, kulun, kendisi ile Allah arasına yaklaştırıcı aracılar koyması, şeyh adı verdikleri kimselere bağlanmaları anlamına gelmemektedir. Bilakis bu Âyet, cihâd Âyetidir. Bu Âyete göre, Allah'a yaklaştırıcı vesîlelerden bir tanesi, Allah yolunda cihâd etmektir. Kul, Allah'a yaklaşmak istiyorsa, Allah'ın emrettiği sâlih amelleri işlemelidir. Allah'a yakınlığı, bazı kimselere bağlanmakta görmek ve Allah'ın rızâsını, onlara itaatte aramak büyük bir cehâlettir. Allah'ın kulları, ancak Allah'a kulluk ederek, O'na yaklaşabilirler. Mü'min bir kulun, Allah'a yaklaşmak adına arayacağı en öncelikli vesîle ise, O'na ibâdet etmesidir. Ruhbânlara ve din adamlarına kulluk edercesine bağlanıp, Allah'tan gâfil kalmak ve pek çok durumlarda o kimseleri, Allah'a ortak koşma alışkanlığı, câhiliyye âdetlerindendir. Kur'ân, bunu yasaklamıştır. Âyetlere kulak verelim: "Dikkat edin, hâlis olan din yalnız Allah'ındır! O'ndan başka dost (veli, ilâh)lar edinenler: 'Biz bunlara, ancak bizleri Allah'a yaklaştırsınlar diye ibâdet ediyoruz' (derler). Muhakkak Allah, ihtilâf edip durdukları şeyler hakkında aralarında hüküm verecektir. Şüphe yok ki Allah, yalan söyleyen, kâfir olan hiçbir kimseye hidâyet vermez." (Zümer: 3) "Onlar, Allah'ı bırakıp kendilerine ne bir zarar ne de bir fayda vermeyecek olan şeylere taparlar. Bir de: 'Bunlar, Allah katında bizim şefâatçilerimizdir' derler. De ki: 'Siz, Allah'a göklerde ve yerde bilmeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?' hâşâ, O, ortak koşmakta oldukları her şeyden münezzeh ve yücedir." (Yûnus: 18) "Allah'tan başka kendisine kıyâmete kadar (dua etse dahi) cevap veremeyecek olan ve kendilerine yaptıkları duadan habersiz kimselere dua (ve ibâdet) eden kişiden daha sapık kim olabilir?" (Ahkâf: 5) "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, şüphesiz sizin gibi kullardır. Şayet (iddianızda) doğru iseniz, haydi onlara (dua edip) çağırın da size karşılık versinler." (A'râf: 194 "Onların o tapındıkları da, Rabblerine hangisi daha yakın olacak diye vesîle ararlar. O'nun rahmetini umar, azâbından korkarlar. Çünkü Rabbinin azâbı, gerçekten sakınılmaya değer." (İsrâ: 57)
Bağlantı | kategori: AKAİD-TEVHİD | tarih: 23/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
İslam'a girişin ve Müslüman olmanın temel şartı Kelime-i Şehâdettir. Bu Arapça cümle; أشهد أن لا إله إلا الله و أشهد أن محمدًا عبده و رسوله "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Abduhü ve Rasûluh"tur. Anlamı ise: "Ben şehâdet ederim ki, Allah'tan başka hiçbir İlâh yoktur ve yine şehâdet ederim ki, Hz. Muhammed O'nun Kulu ve Elçisidir." Bir kimse, Kelime-i Şehâdetin muhtevasına uygun akideyi iç aleminde hiçbir şüphe duymaksızın kalbiyle kabul ve tasdik edip, diliyle ikrar ederek ve ameliyle de bu inanca uygun hareket üzere bir yaşam sürerek ve Kelime-i Şehâdeti bozup iptal edecek söz, fiil, inanç, duygu ve düşüncelerden sakınarak her hususta Peygamberimizi önder kabul ederek Müslüman olmaktadır.
Bağlantı | kategori: AKAİD-TEVHİD | tarih: 23/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Zümer: 71'de, kâfirlerin cehenneme sürüleceği beyan edilirken, "kapıları açılır" anlamında فُتِحَتْ أَبْوَابُهَا ifadesi kullanılır. Zümer: 73'de ise, müttakîlerin cennete sevk edileceğinden bahsedilirken başında vav ziyâdesiyle (ilavesiyle) aynı ifade yani وَفُتِحَتْ أَبْوَابُهَا kullanılır. O halde Zümer: 73'de, 71. Âyetten farklı olarak fazladan vav harfi kullanılmasının sebebi nedir?
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 23/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Peygamberimiz, Mekke'den Medine'ye hicret esnasında Medine'ye giden kuzey yolunu değil; tam aksi istikamette güneye doğru ilerledi ve Sevr mağarasına sığındı. Efendimiz güney yolunda ilerlemeyi tercih etmişti; zira müşrikler kâinatın serverini öldürmek için onun peşine takılmışlardı. Peygamberimiz, tabir-i câizse, gemiyi en son terk eden bir kaptan gibi Medine'ye en son hicret edenlerden idi. Onun dışında Mekke'de o esnada birkaç zayıf, çaresiz mü'minler ve kalbinde nifak bulunan müslüman geçinenler dışında kimse kalmamıştı.
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 23/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Allah'a hamd, Rasûlüne salât ve selâm ile söze başlıyoruz. Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel yolla mücâdeleni yap! Şüphesiz ki Rabbin yolundan sapanları da en iyi bilenin ta kendisidir. O hidâyette olanları da çok iyi bilendir.” (Nahl: 125) İslam davetçisinin Tebliğ konusunda Nahl: 125'i dikkate alması ve buradaki emri göz önünde bulundurması gerekmektedir. Nahl sûresi Mekkî bir sûredir ve 125. ayeti de Kureyşlilere karşı silah kullanma emrinin verilmediği; buna karşılık Peygamberimize, müşriklere yumuşak ve nazik ifadelerle davet görevi verildiği sırada inmiştir. Bu ayetin muhatabı her ne kadar müfred (tekil) olsa da hükmü geneldir, tüm Müslümanları bağlayıcıdır. Bu, Kur’an’ın bir ta’lîm ve terbiye metodudur. Peygamberin şahsında, hem ona, hem de onun ümmetine hükümler va’z etmek.. Bu ayetin, kâfirlere karşı savaşma emri veren ayetten (Bakara: 190) sonra nesh edildiği yaklaşımı yanlıştır.
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 23/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bakara Sûresi Türkçe Anlamı-PDF
Bağlantı | kategori: PDF&KİTAP İNDİR | tarih: 20/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Kur'ân'da, "İslâm'da zorlama yoktur" şeklinde bir Âyet yoktur; "Dinde zorlama yoktur" Âyeti vardır. Farkı nedir, onu açıkladık! Dinde zorlama olmadığını iddia eden bazı modernistlerin fikirlerinin yanlışlıklığını; tahrîf ederek yorumladıkları ve delil olarak öne sürdükleri iki Âyetin açıklamasıyla açıklığa kavuşturduk. Bu iki Âyet: Bakara: 256 ve Ğâşiye: 22... Bakara: 256. Âyeti tefsîri kapsamında Kelime-i Tevhîd konusunu da açıkladık. Kişinin, nasıl Müslüman olacağı da ortaya konulmuş oldu.
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 16/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz

Son Konular • 37- Rızkı Artıran ve Bereketlendiren Etkenler Nelerdir? (Video)
• 36- Kime Uyacağız? Kime İnanacağız? (Video)
• 35- Ey Yolcu, Dünya Bir Ağaç Gölgesi Gibidir! (Video)
• 34- Kelime-i Şehâdet'in İ'râbı (Video)
• 33- Hayata Dair, Hayâtî Öğütler (Video)
• 32- "Arapça'yı Putlaştırmak" Deyimi Üzerine (Video)
• 31- Kime Kulak Vermeli?! -Fıkradan Hisse- (Video)
• 30- Evli Kadınlarla Evlenilir mi?! (Video)
• 29- Seyyid Kutub Âlim midir? (Video)
• 28- Kur'ân'a Uymadığı İddiasıyla İnkâr Edilen Bir Hadîsin Müdâfaası (Video)
• 27- Günümüzde Genelde Yanlış Anlaşılan Bir Âyet - Ra'd: 11 (Video)
• 26- Bedevîden Al Haberi! (Video)
• 25- Mezhepsizlik Dinsizliğin Köprüsüdür! (Video)
• 24- İslâm'da Tevhîd Olmadan Vahdet Olmaz! (Video)
• 23- Rabbin Kim? Rabb Kimdir? (Video)
• 22- Allah'tan Başkasına İbâdet Etmede Cehâlet Mazeret Değildir! (Video)
• Günlük Dua ve Zikirler
• KASİDE-İ LAMİYYE (Şeyhu'l-İslam İbn-i Teymiyye) – Pdf İndir!
• Peygamberler Tarihi Test Bilgi Yarışması - PDF İndir!
• Muhtelif Konularda Kısa Kısa - 5
• "TEVESSÜL VE KABR-İ NEBİ'Yİ ZİYARET" ADLI KİTABIMIZ ÇIKMIŞTIR!
• MUHTELİF KONULARDA İLMÎ NAKİLLER - 1
• NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• Genelde Yanlış Kullanılan Kelimeler ve Doğru Yazılışları
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
Son Yorumlar
sadullah demircioğlu
abdullah bin mesud (r.a.) ‘’sakın
Yusuf Semmak
Bir kardeşimiz, selâmdan sonra; “
Yusuf Semmak
EVET, YİNE SİGARA! Bugün piyas
İbrahim sarıtaş
Allahrazı olsun
Muhammet ****
Bizim din hocamız başınızı örtmek
Ali Özbek
Hocam Allah razı olsun mükemmel b
fatma
ellerinize yüreğinize sağlık cıdd
Mehmet
Bu site "13.45'de mi 13.45'te mi
iclal
elinize sağlık
misafir
Allah razı olsun .
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM