Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
Hamd yalnızca Allah’a, salât ve selâm kendisinden sonra Nebî olmayan Rasûlullah’a, âilesine, ashâbına ve Dîn Gününe kadar onun yol göstericiliğine ve örnekliğine uyanlara olsun. Kur’ân-ı Kerîm’de يَا مُحَمَّدُ “Ey Muhammed!” ve قَالَ مُحَمَّدٌ “Muhammed dedi” ifadeleri geçmez. Diğer peygamberler ve başkaları hakkında ise bu ifadeler kullanılmaktadır.

 

KUR’ÂN’DA, RASÛLULLAH’A: “EY MUHAMMED!” DİYE HİTAP EDİLMEMİŞTİR. KENDİSİNDEN BAHSEDİLİRKEN “MUHAMMED ŞÖYLE DEDİ” DE DENİLMEMİŞTİR:

Hamd yalnızca Allah’a, salât ve selâm kendisinden sonra Nebî olmayan Rasûlullah’a, âilesine, ashâbına ve Dîn Gününe kadar onun yol göstericiliğine ve örnekliğine uyanlara olsun.

Kur’ân-ı Kerîm’de يَا مُحَمَّدُ “Ey Muhammed!” ve قَالَ مُحَمَّدٌ “Muhammed dedi” ifadeleri geçmez. Diğer peygamberler ve başkaları hakkında ise bu ifadeler kullanılmaktadır.

A- Kur’ân’da Peygamberlere ve Başkalarına Yönelik يَا فُلاَنُ Biçiminde Geçen Nidâ/Hitap Biçimleri:

1- Allah Azze ve Celle’nin Hitapları:

قَالَ يَا آدَمُ “(Allah): ‘Ey Âdem!’ dedi.” (Bakara: 33)

إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى “Hani Allah: ‘Ey Îsâ! …’ buyurmuştu” (Âl-i İmrân: 55)

إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسى ابْنَ مَرْيَمَ “Allah o zaman şöyle diyecek: ‘Ey Meryem oğlu Îsâ! …” (Mâide: 110)

قَالَ يَا مُوسَى “(Allah): ‘Ey Mûsâ!’ dedi.” (A’râf: 144)

قَالَ يَا نُوحُ “(Allah): ‘Ey Nûh!’ dedi.” (Hûd: 46)

2- Diğer Hitaplar:

قَالَ يَا مَرْيَمُ  “(Zekeriyyâ): ‘Ey Meryem!’ dedi.” (Âl-i İmrân: 37)

إِذْ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ “Hani Havârîler: ‘Ey Meryem oğlu Îsâ! …’ demişlerdi.” (Mâide: 112)

قَالَ يَا هَارُونُ “(Mûsâ): ‘Ey Hârûn!’ dedi.” (Tâ-Hâ: 92)

قَالَ يَا مُوسَى “(Adam): ‘Ey Mûsâ!’ dedi.” (Kasas: 19, 20)

B- Kur’ân’da Peygamberimiz dışındaki diğer peygamberlerin ve sâlih kimselerin adları zikredilerek, onların dediklerinin قَالَ فُلاَنٌ biçiminde haber verilmesi:

وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ “Hani Mûsâ, kavmine şöyle demişti: …” (Bakara, 54, 67; Mâide: 20; İbrâhîm: 6; Saff: 5)

وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ “Hani İbrâhîm şöyle demişti: …” (Bakara: 126, 260; İbrâhîm: 35)

 إِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ “Hani İbrâhîm dedi: …” (Bakara: 258)

قَالَ إِبْرَاهِيمُ  “İbrâhîm dedi: …” (Bakara: 258)

وَقَالَ الْمَسِيحُ “Hâlbuki Mesîh (Îsâ) şöyle demişti: …” (Mâide: 72)

قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ  “Meryem oğlu Îsâ şöyle dedi: …” (Mâide: 114)

وَإِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ “Allah (kıyâmet gününde Hz. Îsâ’ya): ‘Ey Meryem oğlu Îsâ! …’ diyecek…” (Mâide: 116)

وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ لأَبِيهِ آزَرَ “Hani Îbrâhîm babası Âzer’e şöyle demişti: …” (En’âm: 74)

وَقَالَ مُوسَى“Mûsâ dedi ki: …” (A’râf: 104; Yûnus: 84, 88; İbrâhîm: 8; Kasas: 37; Mü’min: 27)

قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ  “Mûsâ kavmine şöyle dedi: …” (A’râf: 128)

 وَقَالَ مُوسَى لأَخِيهِ هَارُونَ “Mûsâ, kardeşi Hârûn’a şöyle dedi: …” (A’râf: 142)

قَالَ مُوسَى  “Mûsâ dedi ki: …” (Yûnus: 77, Yûnus: 81)

قَالَ لَهُمْ مُوسَى “Mûsâ onlara şöyle dedi: …” (Yûnus: 80; Tâ-Hâ: 61; Şuarâ: 43)

إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ “Hani Yûsuf, babasına şöyle demişti: …” (Yûsuf: 4)

وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِفَتَاهُ “Hani Mûsâ, genç adamına şöyle demişti: …” (Kehf: 60)

قَالَ لَهُ مُوسَى “Mûsâ, ona dedi ki: …” (Kehf: 66; Kasas: 18)

وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَارُونُ مِن قَبْلُ “Andolsun ki daha önce Hârûn onlara şöyle demişti: …” (Tâ-Hâ: 90)

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ “Hani kardeşleri Nûh onlara şöyle demişti: …” (Şuarâ: 106)

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ “Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: …” (Şuarâ: 124)

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ “Hani kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: …” (Şuarâ: 142)

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ “Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: …” (Şuarâ: 161)

إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ “Hani Şuayb onlara şöyle demişti: …” (Şuarâ: 177)

إِذْ قَالَ مُوسَى لِأَهْلِهِ “Hani Mûsâ aile halkına şöyle demişti: …” (Neml: 7)

وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ “Lût’u da (peygamber gönderdik). Hani o kavmine demişti ki: …” (Neml: 54)

وَإِبْرَاهِيمَ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ “İbrâhîm’i (peygamber gönderdik). Hani o kavmine şöyle demişti: …” (Ankebût: 16)

وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ “Lût’u da (hatırla). Hani o kavmine demişti ki: …” (Ankebût: 28)

وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ “Hani Lokman oğluna öğüt verirken şöyle demişti: …” (Lokman: 13)

وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ “Hani İbrâhîm, babasına ve kavmine şöyle demişti: …” (Zuhruf: 26)

وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ  “Hani Meryem oğlu Îsâ demişti ki: …” (Saff: 6)

 كَمَا قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ “Nitekim Meryem oğlu Îsâ demişti ki: …” (Saff: 14)

قَالَ نُوحٌ “Nûh dedi ki: …” (Nûh: 21)

وَقَالَ نُوحٌ “Nûh dedi ki: …” (Nûh: 26)

C- Kur’ân’da, Şeytan ile Firavunun Sözleri ve Allah Teâlâ’nın İblîs’e Hitap Biçimi:

قَالَ فِرْعَوْنُ “Firavun dedi ki: …” (A’râf: 123; Şuarâ: 23; Mü’min: 29)

وَقَالَ فِرْعَوْنُ “Ve Firavun dedi ki: …” (Yûnus: 79; Kasas: 38; Mü’min: 26; Mü’min: 36)

وَقَالَ الشَّيْطَانُ “Şeytan dedi ki: …” (İbrâhîm: 22)

قَالَ يَا إِبْلِيسُ “(Allah) buyurdu ki: ‘Ey İblîs! …’” (Hicr: 32; Sâd: 75)

فَقَالَ لَهُ فِرْعَونُ إِنِّي لَأَظُنُّكَ يَا مُوسَى مَسْحُورًا “Firavun ona: ‘Ey Mûsâ! Ben seni elbette büyülenmiş sanıyorum’ dedi.” (İsrâ: 101)

قَالَ يَا آدَمُ “(Şeytan): ‘Ey Âdem!’ dedi.” (Tâ-Hâ: 120)

D- Kur’ân’da Peygamberimize Hitap Biçimleri ve Onun Sözünün Haber Veriliş Biçimi:

يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ “Ey Rasûl!” (Mâide: 41, 67)

يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ “Ey Nebî!” (Enfâl: 64, 65, 70; Tevbe: 73; Ahzâb: 28, 45, 50, 59; Mümtehıne: 12; Talak: 1; Tahrîm: 1, 9)

وَقَالَ الرَّسُولُ “Rasûl dedi ki: …” (Furkân: 30)

Allah’ın Kitâbında, Peygamberimize: “Ey Rasûl!” ve “Ey Nebî!” biçiminde hitap edilirken, onun söylediği bir söz aktarılırken de “Rasûl dedi” buyurulur.

D- Kur’ân’da Sâlih aleyhisselâm’ın da “Rasûlullah” Olduğu Bildirilmektedir:

فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ “Allah’ın Rasûlü (Sâlih) onlara şöyle dedi: …” (Şems: 13)

Netice olarak; Kur’ân-ı Kerîm’in 47. Sûresi; Muhammed Sûresidir. “Muhammed” kelimesi Kur’ân’da dört Âyette geçmektedir. (Âl-i İmrân: 144; Ahzâb: 40; Muhammed: 2; Fetih: 29)

Kur’ân’da, diğer peygamberlere isimleriyle hitap edildiği halde, Peygamberimize يَا مُحَمَّدُ “Ey Muhammed!” şeklinde doğrudan hitap olmamıştır. Bunun yerine يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ “Ey Rasûl!” ve يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ “Ey Nebî” şeklinde hitap edilmiştir. Bu hitapla; Rasûlullah ta’zîm edilmekte, diğer peygamberler arasındaki yüksek mevkiine vurgu yapılmakta ve mü’minlerin de Peygamberimize -birbirlerine seslenir gibi- adıyla “Muhammed!” diye hitap etmemeleri ve ondan herhangi bir insandan bahseder gibi “Muhammed” diye bahsetmemeleri öğretilmektedir.

Bu konuda bir nakil yapalım.

“Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

لا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًا

“(Ey müminler!) Peygamberi, kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın.” (Nûr: 63)

Bu Âyette geçen “dua” kelimesi, bildiğimiz “dua” anlamının yanında, “çağırma” ve “seslenme” anlamlarını da ifade eder.

Buna göre; “دُعَاءُ الرَّسُولِ : Rasûl’ün çağırması” ifadesi, üç anlama gelmektedir: Rasûlün çağrısı, Rasûlün duası ve Rasûl’e seslenmek.

Âyet-i Kerîme, şu hükümleri içermektedir:

1- Peygamberin çağrısını, içinizden bir kimsenin çağrısı gibi görmeyin.

2- Peygamberin duasını, herhangi birinin duasıyla aynı sanmayın. O sizden birine hayır dua ederse, bu büyük bir servettir, mutluluktur; birinize de lanet ederse bu da en büyük felâkettir, iflâstır.

3- Peygambere aranızda herhangi birine seslendiğiniz gibi, “Muhammed” şeklinde seslenmeyin. Ona karşı hitaplarınızda son derece saygılı olun. 

Bu anlamların hepsi de, Âyetin metnine uygundur; fakat son anlam, konu bütünlüğü ile daha yakından bağlantılıdır.” (Putperest Çağlarda Müslüman Olmak, S: 199)

Rabbimiz, Kitâbında Rasûlü hakkında: قَالَ مُحَمَّدٌ “Muhammed dedi” ifadesini doğrudan hiç kullanmaz. Oysa diğer peygamberler hakkında onların isimleriyle bu ifade biçimi kullanılmaktadır. Bu durum, Peygamberimizin faziletini ve üstünlüğünü vurgulamak içindir. Biz de, ümmeti olarak ona karşı gereken saygı, hürmet ve edebi göstermeliyiz.

Özellikle Kur’ân’ın meâli yapılırken, Kur’ân’ın usûl, üslüp ve hitap biçiminin dışına çıkarak; peygamberimize hitap eden Âyetlere anlam verirken, Rabbimizin doğrudan ve açık bir şekilde kullanmadığı “Ey Muhammed!” ifadesini parantezler içinde tercih etmek, Kur’ân’ın kendi bütünlüğü içindeki hitap biçimlerine uygun değildir. Rabbimizin Kitâbındaki, her kelâmı, her kelimesi, her harfi, her harekesi büyük anlam derinlikleri, hikmetler, nükteler, işâretler ve incelikler barındırmaktadır. Kur’ân diğer bir fonksiyonu itibariyle de insana usûl, metod, yol, edeb ve hikmet öğretmektedir.

Sözlerimizi, Rabbimizin buyruğu ile bitirelim:

“O Peygamber, kendisine Rabbinden indirilene iman etti. Mü’minler de (iman ettiler). Onların her biri Allah’a, O’nun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. ‘Peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden (iman bakımından) ayırmayız’ (derler). Ve: ‘(Rabbimiz): dinledik, itaat ettik. Rabbimiz, Sen’den mağfiret dileriz ve dönüş ancak Sanadır’ dediler.” (Bakara: 285)

Peygamberlerden birine inanmayan, Allah’a da iman etmiş sayılmaz. Peygamberler arasında sadece derece bakımından üstünlük vardır. Bize düşen; ayırım yapmadan hepsine inanmaktır.

Yusuf Semmak

Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 25/12/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
Son Konular • NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• GENELDE YANLIŞ KULLANILAN KELİMELER VE DOĞRU YAZILIŞLARI:
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
• Şirke ve Sapıklığa Sürüklenen Bir Toplumda Suçlular Kimlerdir?
• 22- Ömer Nesefî Akaidi Tercüme ve Şerhi 6 (Ders Videosu)
• NASİHATLER 11
• Arapça'da 'zuu' ve 'sahib' edatlarının arasındaki fark nedir?
• EY RABBİMİZ!
• ASHAB-I KEHF HAKKINDA:
• NASİHAT BAHÇESİ
• KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME:
• “Kadınlar Havuza Girebilir mi?” Sorusuna Verdiğimiz Kısa ve Özlü Cevap
• Kadın Sesiyle ve Çalgı Aletleriyle İcra Edilen Şarkı, Türkü, Ezgi ve İlahiler Hakkında Bir Soruya Verdiğimiz Cevap
• NASİHATLER 10
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 2
• NASİHATLER 9
• “Ticaret yapıyorum ama maddi ve manevi anlamda bir türlü rahata eremiyorum” mu diyorsunuz?
• 21- Hadis Dersleri -1 (Ders Videosu)
• SESLİ HADİS DERSLERİ - YAKINDA!
• Sesli Ders Videoları Arşivi (Yusuf Semmak)
• ARAPÇA DERSLERİ (ZAMİRLER) -5-
• Kadınların Saçlarını Kısaltmaları Câiz midir?
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 1
• Ömer Nesefî Akâidi Tercüme ve Şerhi 5 (Ders Videosu)
• İNFÂK BİLİNCİNİ KUŞANMAK!
Son Yorumlar
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
Nagihan
okudum süper çok beğendim
Mehmet ARAZ
Çok güzel olmuş,başarılarınızın d
Yusuf Semmak
KANDİL KUTLAMAK BİD'AT'TIR! Ka
Yusuf Semmak
Nesefî Akâidi derslerimizi 6'ya k
Elif
Bu akaid derslerinizden bölüm6 ya
Beyza
Harika
büşra
Çok iyi olmuş
Yusuf Semmak
MODERNİZM, KADINLARIN BAŞÖRTÜLERİ
zeyra
İsime yaradi saol
Şüheda
Helal be sırf kapanmak nefislerin
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM