Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
NOT DEFTERİ
Allah Ancak Hidâyete Kalbini Açanlara Hidâyet Verir: İnsanların kalbine Allah’tan başka kimse hidâyeti koyamaz. Peygamberimiz bile dilediği kimselere hidâyet veremez. Allah’ın bir ismi de “el-Hâdî” yani hidâyet edendir. Bu nedenle insanları doğru yola iletmek ancak Allah’a aittir. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "(Rasûlüm!) Sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin; bilâkis, Allah dilediğine hidâyet verir ve hidâyete erecek olanları en iyi O bilir." (Kasas: 56) Rabbimiz, hidâyetten mahrum olan kimselerin kalplerinin dar olduğunu ve onların iman etmeyeceklerini En’âm Sûresindeki şu Ayette, çok etkileyici bir misal ile haber vermektedir: “Allah kimi hidâyete erdirmeyi dilerse, göğsünü İslâm’a açar. Kimi de saptırmayı dilerse onun da göğsünü –gökyüzüne tırmanıyormuş gibi- daraltır, sıkıştırır. Allah iman etmeyenlerin üstüne işte böyle murdarlık çökertir.” (En'âm: 125) Bu Ayet-i Kerîme’yi biraz açıklayalım.



ALLAH, İMAN ETMEK İSTEYENİN GÖĞSÜNÜ İSLÂM’A AÇAR; HİDÂYETE LÂYIK OLMAYAN VE İMAN ETMEK İSTEMEYENİN İSE KALBİNİ DARALTIR, SIKIŞTIRIR:

Allah Ancak Hidâyete Kalbini Açanlara Hidâyet Verir...

İnsanların kalbine Allah’tan başka kimse hidâyeti koyamaz.

Peygamberimiz bile dilediği kimselere hidâyet veremez. Allah’ın bir ismi de “el-Hâdî” yani hidâyet edendir. Bu nedenle insanları doğru yola iletmek ancak Allah’a aittir.

Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

إِنَّكَ لاَ تَهْدِي مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَكِنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ أَعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ

"(Rasûlüm!) Sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin; bilâkis, Allah dilediğine hidâyet verir ve hidâyete erecek olanları en iyi O bilir." [1]

Rabbimiz, hidâyetten mahrum olan kimselerin kalplerinin dar olduğunu ve onların iman etmeyeceklerini En’âm Sûresindeki şu Ayette, çok  etkileyici bir misal ile haber vermektedir:

فَمَن يُرِدِ اللّهُ أَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلإسْلاَمِ وَمَن يُرِدْ أَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَاءِ كَذَلِكَ يَجْعَلُ اللّهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ

“Allah kimi hidâyete erdirmeyi dilerse, göğsünü İslâm’a açar. Kimi de saptırmayı dilerse onun da göğsünü –gökyüzüne tırmanıyormuş gibi- daraltır, sıkıştırır. Allah iman etmeyenlerin üstüne işte böyle murdarlık çökertir.” [2]

Bu Ayet-i Kerîme’yi biraz açıklayalım.

Bu Ayette, hidâyete layık olmadığı için, Allah’ın kendilerini saptırdığı kimselerin durumuyla alâkalı bir misal verilmektedir.

Allah, mü’minlerin kalplerini Tevhîd ve iman için genişletir, kâfirlerininkini ise daraltır; artık inkârcıların kalplerine iman giremez. Tercihini sapma istikametinde yapan bir kimsenin kalbini Allah öyle daraltır ki, artık oraya Tevhîd'in girme imkânı kalmaz. Rabbimiz, bu Ayetinde kâfirlerin kalplerine imanın giremeyeceği kadar dar olduğunu belirtmek için bir misal zikretmektedir. Kâfirler, semaya yükselmeye güç yetiremeyecekleri gibi, iman etmekten de âciz kalırlar. Hiçbir kimsenin kuş gibi gökyüzüne yükselmesi mümkün değildir hatta kuşlar bile gökyüzünde belirli bir mesafeye kadar yükselebilirler. Kuşların da, Allah’ın kendilerine belirlemiş olduğu uçuş menzilleri bulunmaktadır. İnsanlar, kuşların menzillerinde normal şartlarda nefes alamazlar.

Yaklaşık 7.000 m – 10.000 m arasındaki irtifâlarda kuş çarpmaları [3] rapor edilmiştir. Bu da, bazı kuşların bu yüksekliklerde rahatlıkla uçabildiklerini göstermektedir.

Yüce Allah, bu Ayetinde günümüz itibariyle keşfedilmiş bazı tabiat kanunlarına işaret etmektedir. Gökyüzüne yükseldikçe atmosferin basıncı azalır ve havanın içindeki oksijen molekülleri seyrekleşir, nefes almak da o nispette güçleşir…

Deniz seviyesinde havanın içerisindeki gazların yaklaşık beşte biri oksijendir. Beş bin metre yüksekliğe kadar bu oksijen miktarında önemli bir değişiklik olmaz. Fakat beş bin metreye kadar, havanın içerisinde oksijen oranının yüzde yirmi olması, her solukta akciğerlerimize giren havadaki oksijen miktarının aynı olduğu anlamına gelmemektedir. Bilâkis aynı miktarda oksijen için daha sık ve daha derin solumamız gerekmektedir. Çünkü her solukta alınan havada oksijen miktarı azalmıştır. Yeterli oksijen alabilmek için daha sık soluma işlemi, yükseklik arttıkça oksijen miktarını normal düzeyde tutmak için yeterli olmaz. Fazla mesai yapan solunum kasları fazla enerji harcadığı için, vücudun oksijen ihtiyacı artar. İşleri düzeltmek için kalp daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bu durum da, irtifâ rahatsızlıklarına [4] yol açabilir. Dolayısıyla yükseklik arttıkça atmosfer basıncı ve hava yoğunluğu azaldığı için teneffüs etmek daha da zorlaşır.

Gökyüzüne yükseldikçe, oksijen için sürekli daha çok solumamız gerekir, bu esnada göğüs ve kalp sıkışır; tâ ki yirmi bin metreyi geçince özel cihazlar olmadan insan nefes alamaz ve ölür.

Kur’an’ın haber verdiği bu evrensel ilke istikametinde uzmanlar uyarmaktadır…

Uzmanlar, insanın yükseklere çıktıkça kalbinin yükünün arttığını söylemektedirler. Kalp hastası olan kimseler, sağlıklı insanları bile zora sokabilecek olan yükseklere çıkmadan önce mutlaka doktorlarıyla görüşüp kontrolden geçmeleri ve doktorlarının izniyle hareket etmeleri gerekir. Kalp krizi ya da ona yakın durumda olanlar, kalp ritminde bozukluk bulunanlar ve kalp yetmezliği çekenler, tedavi olup tehlike geçene kadar yüksek yerlere çıkmaktan kaçınmalıdırlar. Tedaviye rağmen göğüs ağrısı ve nefes darlığı olan kimselerin orta yükseklikte bile bu şikâyetlerinin ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.

Bu açıklamalardan da anlaşılıyor ki, tabiatta var olan tüm kanunları ancak Allah belirlemiştir. Allah, bu Ayetinde, teşrîî kanunlarına uymak istemeyen inkârcıların durumlarını kevnî bir kanunundan örnek vererek beyan etmektedir. Bunun sonucunda da, gerek insanlar için, gerek tüm canlılar için ve gerekse tüm evren için kanun ve şeriat belirleyenin sadece kendisi olduğunu bildirmiş olmaktadır. Tüm evren nasıl ki, Allah’ın kanunlarına itiraz etmeden uyuyorsa, insanların da Allah’a karşı gelmemeleri gerektiği vurgulanmaktadır.

Âdeta insanlara Allah katından, şu mesaj da verilmektedir: ‘Evrende geçerli olan kanunlara itiraz edemediğiniz gibi, size elçilerim vasıtasıyla gönderdiklerime de itiraz edemezsiniz! Çünkü her ikisini de tayin eden tüm evrenin sahibi olan Allah Sübhânehu ve Teâlâ’dır.’

Bu Ayete göre; Tevhîd akîdesinden, Allah’a imandan ve Allah’ın Ayetlerine teslim olmaktan yüz çevirenler, oksijensiz bir ortamda yaşamaya çalışmaktadırlar!

İnsan havaya ve oksijene ne kadar muhtaç ise, Allah’a iman etmeye daha çok muhtaçtır. Oksijenin olmaması sadece fizikî anlamda kalbi ve bedeni öldürür, imanın olmaması ise hem fizikî hem de manevî bakımdan kalpleri öldürür…

İmanlı olarak Allah’ın lütfettiği havayı teneffüs edenlere müjdeler olsun!

Yusuf Semmak


[1] Kasas: 56

[2] En’âm: 125

[3] Kuş çarpması; hava araçları ile kuşların havada çarpışmaları olayıdır. Bu olay, sıklıkla yaşanmaz. Çünkü birçok kuş çarpmaları, kuşların son anda yön değiştirmeleri ile önlenmektedir. Kuş çarpması olaylarında etkiyi azaltmak için, havacılıkta 3.000 m altı uçuşlarda saatte 250 kias yani 450 km hız sınırlaması getirilmiştir. Bu yükseklik, kuş türlerinin genelinin uçabildikleri hava sahasıdır.

Göçmen kuşları oldukça yüksekten uçabilirler. ‘Bar-headed geese’ diye bilinen bir kaz türünün 9.000 m yükseklikte Himalayalar üzerinden uçtuklarına dair kayıtlar bulunmaktadır. Şu ana kadar tespit edilen en üst yükseklik ise 12.000 metrede rastlanmış olan kızıl akbabaya aittir.

Bu tespitler de gösteriyor ki, sağlıklı insanların nefes almalarının oldukça güçleştiği mesafelerde kuşlar rahatça solunum yapabilmektedirler. 

[4] İrtifâ rahatsızlığı ya da akut dağ rahatsızlığı da denir. Yüksek irtifâ ve rakımlarda oksijen yetersizliğine bağlı olarak görülen patolojik bir rahatsızlıktır. Genellikle 2400 metre üzerinde görülür.

Atmosfer basıncının ve hava yoğunluğunun azalması özellikle oksijene duyarlı olan göz, beyin, akciğer gibi dokularda kısmî oksijen yetersizliği (hipoksi) ve tamamen oksijensizlik (anoksi) oluşmasına neden olur.

Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 31/03/2014 | Yorum(0) | Yorum yaz
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
Son Konular • Günlük Dua ve Zikirler
• KASİDE-İ LAMİYYE (Şeyhu'l-İslam İbn-i Teymiyye) – Pdf İndir!
• Peygamberler Tarihi Test Bilgi Yarışması - PDF İndir!
• Muhtelif Konularda Kısa Kısa - 5
• "TEVESSÜL VE KABR-İ NEBİ'Yİ ZİYARET" ADLI KİTABIMIZ ÇIKMIŞTIR!
• MUHTELİF KONULARDA İLMÎ NAKİLLER
• NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• GENELDE YANLIŞ KULLANILAN KELİMELER VE DOĞRU YAZILIŞLARI:
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
• Şirke ve Sapıklığa Sürüklenen Bir Toplumda Suçlular Kimlerdir?
• 22- Ömer Nesefî Akaidi Tercüme ve Şerhi 6 (Ders Videosu)
• NASİHATLER 11
• Arapça'da 'zuu' ve 'sahib' edatlarının arasındaki fark nedir?
• EY RABBİMİZ!
• ASHAB-I KEHF HAKKINDA:
• NASİHAT BAHÇESİ
• KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME:
• “Kadınlar Havuza Girebilir mi?” Sorusuna Verdiğimiz Kısa ve Özlü Cevap
• Kadın Sesiyle ve Çalgı Aletleriyle İcra Edilen Şarkı, Türkü, Ezgi ve İlahiler Hakkında Bir Soruya Verdiğimiz Cevap
• NASİHATLER 10
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 2
• NASİHATLER 9
• “Ticaret yapıyorum ama maddi ve manevi anlamda bir türlü rahata eremiyorum” mu diyorsunuz?
• 21- Hadis Dersleri -1 (Ders Videosu)
• SESLİ HADİS DERSLERİ - YAKINDA!
Son Yorumlar
İbrahim sarıtaş
Allahrazı olsun
Muhammet ****
Bizim din hocamız başınızı örtmek
Ali Özbek
Hocam Allah razı olsun mükemmel b
fatma
ellerinize yüreğinize sağlık cıdd
Mehmet
Bu site "13.45'de mi 13.45'te mi
iclal
elinize sağlık
misafir
Allah razı olsun .
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
Nagihan
okudum süper çok beğendim
Mehmet ARAZ
Çok güzel olmuş,başarılarınızın d
Yusuf Semmak
KANDİL KUTLAMAK BİD'AT'TIR! Ka
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM