Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
Kadınların evlerinin dışında elbiselerini çıkarmaları ve hamama gitmemeleri konusunda sakındırıcı Hadîslere istinâden bir kardeşimiz; “havuza giden kadınlar da aynı konuma girer mi? Müslüman bir kadın havuza gidebilir mi?” diye sormuştur. Biz de kısaca aşağıdaki cevabı verdik. Kardeş, ben aslında tâ baştan beri cevabı veriyorum ama tâbir-i câizse büyük puntolar kullanmıyorum, altını çizmiyorum. Fakat o özlü cümleleri bazen açmak gerekiyor. İnşâAllah, açalım... Baştan söyleyelim ki, tesettürün yanında hicâb, hayâ ve takvâ konularının da işlenmesi gerekir. Bir kadının güzelliğini herhangi bir yerde açması, oradaki kadınların o güzelliği kocalarına anlatmaları anlamında bir fitnedir. Bu konuda sakındırıcı Hadîsler vardır. Hatta iffet ve hayâ timsali olması gereken kadının kendi babasının yanında dahi giyim kuşam konusunda çok dikkatli olması gerekir. İmam Mevdûdî, bir kadının tesettüre dikkat edeceği kimseler konusunda, kadına karşı örtüneceği ölçünün farklılık arz edeceğini ifade etmektedir. Genel olarak şunu bilmemiz gerekir. Müslüman kadın ayrıdır gayrimüslim ayrıdır. Takvâlı kadın ayrıdır, takvâsız olanı ayrıdır. Edepli kadın ayrıdır edepsizi ayrıdır. Hatta tanıdık kadın ayrıdır tanınmayan, yabancı kadın ayrıdır.

“KADINLAR HAVUZA GİREBİLİR Mİ?” SORUSUNA VERDİĞİMİZ KISA VE ÖZLÜ CEVAP:

Kadınların evlerinin dışında elbiselerini çıkarmaları ve hamama gitmemeleri konusunda sakındırıcı Hadîslere istinâden bir kardeşimiz; “havuza giden kadınlar da aynı konuma girer mi? Müslüman bir kadın havuza gidebilir mi?” diye sormuştur. Biz de kısaca aşağıdaki cevabı verdik.

Kardeş, ben aslında tâ baştan beri cevabı veriyorum ama tâbir-i câizse büyük puntolar kullanmıyorum, altını çizmiyorum. Fakat o özlü cümleleri bazen açmak gerekiyor. İnşâAllah, açalım...

Baştan söyleyelim ki, tesettürün yanında hicâb, hayâ ve takvâ konularının da işlenmesi gerekir. Bir kadının güzelliğini herhangi bir yerde açması, oradaki kadınların o güzelliği kocalarına anlatmaları anlamında bir fitnedir. Bu konuda sakındırıcı Hadîsler vardır. Hatta iffet ve hayâ timsali olması gereken kadının kendi babasının yanında dahi giyim kuşam konusunda çok dikkatli olması gerekir. İmam Mevdûdî, bir kadının tesettüre dikkat edeceği kimseler konusunda, kadına karşı örtüneceği ölçünün farklılık arz edeceğini ifade etmektedir. Genel olarak şunu bilmemiz gerekir. Müslüman kadın ayrıdır gayrimüslim ayrıdır. Takvâlı kadın ayrıdır, takvâsız olanı ayrıdır. Edepli kadın ayrıdır edepsizi ayrıdır. Hatta tanıdık kadın ayrıdır tanınmayan, yabancı kadın ayrıdır.

Ahlâk ve takvâdan yoksun bir kadının yanında orasını burasını açan bir kadın, kendi güzelliği konusunda naklen yayın (!) yapılmayacağından/orada bulunmayanlara anlatılmayacağından emin olamaz. Nûr Sûresinin 31. Âyetinde, kadınların ziynetlerini gösterebilecekleri kimseler sayılırken "... kendi kadınlarından başkasına ziynetlerini göstermesinler..." maddesi bulunmaktadır. Bunu tefsir eden pek çok âlim, bu kadınlardan maksadın, Müslüman kadınlar olduğunu, zimmî ya da gayrimüslim kadınları kapsamadığını söylemişlerdir. Müslüman olmayan kadınlara karşı da erkeklere karşı nasıl örtünüyorlarsa o tesettürü muhafaza etmeleri gerektiğini söylemişlerdir. İbn Abbâs, Mücâhid ve İbn Cüreyc rahımehumullâh bu görüşte olup, delil olarak şu olayı ileri sürerler. Halife Ömer, Ebû Ubeyde'ye yazar: "Bazı Müslüman kadınların gayrimüslim kadınlarla birlikte halka açık hamamlara gittiklerini duyuyorum. Allah'a ve âhiret gününe inanan Müslüman bir kadının, vücudunu kendi toplumundan olmayan kadınların önünde açması helâl değildir." Bu mektubu alan Hz. Ebû Ubeyde çok sarsılır ve bağırır: "Tenini ağartmak için hamama giden kadının yüzü kıyâmet gününde kararsın." (Bkz: İbn Cerîr, Beyhakî, İbn Kesîr, Tefhîmu'l Kur'ân vd.). Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse, hanımını hamama sokmasın.” (Tirmizî, Edeb, 43, H. No: 2801) Takvâ ve iffet sahipleri yani kâmil imanlılar ve imanlarını kemâle erdirmek isteyenler, bu uyarılara dikkat eden ve dikkat etmesi gereken kimselerdir.

Yukarıda zikrettiğimiz Âyette (Nûr, 31), ziynetlerin gösterilemeyeceği kadınların istisnâsız tüm kadınlar olduğu da söylenmiştir. Bunu er-Râzî ve diğer bazı âlimler söylemiştir. Ama bunu doğru kabul etmek zordur. Zira Âyette "nisâ-i hinne" (kadınları) denilmiştir; "en-nisâ" (kadınlar) denilmemiştir. Bir başka görüş de, Müslüman olsun, gayrimüslim olsun; tanıdık olan, oturulup kalkılan ve güvenilir bütün kadınlardır. Buna göre, dikkat edilmesi gereken nokta “inanç” değil, "ahlâkî karakter” olmaktadır. Dolayısıyla Müslüman bir kadın, güvenilir, asîl, ahlâkî erdemlere sahip kadınlarla görüşebilir, onlarla oturup kalkabilir ve gerektiğinde ziynetlerini (ziynet yerlerini) de onların yanında açmak sûretiyle içli dışlı olabilir ama Müslüman da olsalar, iffetsiz ve ahlâksız kadınlar karşısında örtüye riâyet edilmelidir. Bilinmeyen ve tanıdık olmayan kadınlara karşı da mahrem olmayan kadınlar gibi davranılır. Yani bunlar karşısında eller ve yüz açılabilir ama bunlar dışındaki ziynetler onlara gösterilmemelidir. Yukarıdan itibaren saydığımız üç görüş içinde en ma’kûlü de bu sonuncusu gözükmektedir. Ebû’l A’lâ el-Mevdûdî ve diğer bazı âlimler de bu görüştedir. Allah en iyi bilendir. Dikkat ederseniz, mesele sadece kadınların hamama ya da havuza girmeleri meselesiyle sınırlı, dar bir konu değildir. Bu konuda her Müslümanın -hassaten de- Müslüman hanımların hicâb mevzuunu çok iyi öğrenmeleri zarûrîdir. Nûr: 31, 60, Ahzâb: 32, 33, 53, 59. Âyetleri güzelce anlamak gerekmektedir. Bu, farzdır. Kadınların tesettürü hem örtünmedir, hem örtünün cazip olmamasıdır, hem de yüzün güzelliğini -fitneden emin olunmadığında- gizlemektir. Kadının yüzünü örtmesi meselesi de ayrı bir konudur. Bazı mezhebler/âlimler kadının yüzünün ve ellerinin de onun ziyneti olduğunu söylemişlerdir. İbn-i Teymiyye, İmam Şenkıtî, Şevkânî, Zemahşerî, Mevdûdî gibi âlimler bunlardan bazılarıdır. Bu konuya genelde iki farklı yaklaşım olmuştur. Şöyle ki; Hanefî ve Mâlikî mezheplerine göre; eller ve yüz, fitne korkusu olmadığı müddetçe, avret değildir. Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre ise; eller ve yüz de dâhil olmak üzere, kadının tüm vücudu avrettir. Yani vücudunun hiçbir yerini, kendisine nikâh düşen erkeklere gösteremez. Câhiliyyenin hâkim olduğu yerlerde de genel olarak fitne hâkimdir. Fitne illetini getiren âlimlere göre de, o ortamlarda yüz ve eller örtülmesi gereken ziynetlerden sayılır. Allah daha iyi bilir.

Bunlardan sonra, kadının kadına karşı tesettürü ve ziynetlerini gösterebilecekleri kimselerin kimler oldukları hususlarında yukarıda taksimatını yaptığımız üç maddeyi dikkate almak gerekir. O maddelerden hangisi daha doğrudur Allah bilir ama üçüncü maddemiz, inancı değil, ahlâkî erdemi esas aldığı için, toplumsal hayatı daha kuşatıcı ve kolaylığı esas alan bir fetvâdır. Bunun yanında, her Müslüman kadın da iffetli ve ahlâklı olmayabilir. İffetsiz ve ahlâksız olan kadın, Müslüman da olsa, gayrimüslim de olsa, ona karşı ziynetleri göstermemek ve erkeklerin yanındaki gibi tesettüre riâyet etmek fitneleri önleyici bir durumdur. Zira yukarıda da işâret ettiğimiz gibi, Peygamberimizin Hadîslerinde kötü ahlâklı olduğu için, bir kadının güzelliğini kocasının yanında anlatabilecek karakterdeki kimselere karşı uyarı yapılmakta ve böyle kimseler tehdît edilmektedir. İşte bu nedenle, o tür kadınların da, ziynetlerin gösterilmeyeceği kısma dâhil olmaları çok ma’kûldür. Müslüman dahi olsalar!..

Kardeş, bu kısa açıklamalardan sonra, “kadının kadına karşı açılıp saçılacağı ölçü gözetilse de, kameralarla ve fotoğraf makineleriyle çekim yapılabilir” tespitinizde çok haklısınız. Böyle ihtimalin olduğu yerlerde örtüden soyutlanmamak gerekir. Zaten bu konuda sakındırıcı Hadîsler vardır:

“Bir kadın, kocasının evinden başka bir yerde elbiselerini çıkarırsa, kendisi ile Rabbi arasındaki hayâ perdesini yırtmış olur.” (Tirmizî, Edeb, 43, H. No: 2803)

“Bir kadın, evinden başka bir yerde elbiselerini çıkarırsa, kendisi ile Allah Teâlâ arasındaki perdeyi yırtmış olur.” (Ebû Dâvûd, Hammâm, 1)

“Bir kadın, kocasının evinden başka bir yerde elbiselerini çıkarırsa, muhakkak kendisi ile Allah arasındaki perdeyi yırtmış olur.” (İbn-i Mâce, Edeb, 38)

Bu uyarılara göre, Müslüman bir kadının zarûret olmadıkça ziynetlerini açmaması gerekir. Zarûret olduğunda veya bir ihtiyaç esnasında yahut da ziynetlerin gösterilebileceği kimselere karşı daha rahat hareket etmek istenildiğinde kadın, ziynetlerini gösterebilir. Göstermek zorunda değil, ama bir ruhsattır, izindir. Takvâlı olmak isteyen bir Müslüman, günaha girme korkusuyla mubahların dahi pek çoğunu terk eder. Müttakîlerden olmak için, bunun gerekli olduğunu Peygamberimiz de bildirmiştir. Bu kadar ile yetinelim, inşâAllah.

Selâm ve dua karşılıklı olsun…

Bağlantı | kategori: SİZİN SORDUKLARINIZ | tarih: 24/05/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
Son Konular • NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• GENELDE YANLIŞ KULLANILAN KELİMELER VE DOĞRU YAZILIŞLARI:
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
• Şirke ve Sapıklığa Sürüklenen Bir Toplumda Suçlular Kimlerdir?
• 22- Ömer Nesefî Akaidi Tercüme ve Şerhi 6 (Ders Videosu)
• NASİHATLER 11
• Arapça'da 'zuu' ve 'sahib' edatlarının arasındaki fark nedir?
• EY RABBİMİZ!
• ASHAB-I KEHF HAKKINDA:
• NASİHAT BAHÇESİ
• KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME:
• “Kadınlar Havuza Girebilir mi?” Sorusuna Verdiğimiz Kısa ve Özlü Cevap
• Kadın Sesiyle ve Çalgı Aletleriyle İcra Edilen Şarkı, Türkü, Ezgi ve İlahiler Hakkında Bir Soruya Verdiğimiz Cevap
• NASİHATLER 10
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 2
• NASİHATLER 9
• “Ticaret yapıyorum ama maddi ve manevi anlamda bir türlü rahata eremiyorum” mu diyorsunuz?
• 21- Hadis Dersleri -1 (Ders Videosu)
• SESLİ HADİS DERSLERİ - YAKINDA!
• Sesli Ders Videoları Arşivi (Yusuf Semmak)
• ARAPÇA DERSLERİ (ZAMİRLER) -5-
• Kadınların Saçlarını Kısaltmaları Câiz midir?
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 1
• Ömer Nesefî Akâidi Tercüme ve Şerhi 5 (Ders Videosu)
• İNFÂK BİLİNCİNİ KUŞANMAK!
Son Yorumlar
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
Nagihan
okudum süper çok beğendim
Mehmet ARAZ
Çok güzel olmuş,başarılarınızın d
Yusuf Semmak
KANDİL KUTLAMAK BİD'AT'TIR! Ka
Yusuf Semmak
Nesefî Akâidi derslerimizi 6'ya k
Elif
Bu akaid derslerinizden bölüm6 ya
Beyza
Harika
büşra
Çok iyi olmuş
Yusuf Semmak
MODERNİZM, KADINLARIN BAŞÖRTÜLERİ
zeyra
İsime yaradi saol
Şüheda
Helal be sırf kapanmak nefislerin
Ümit
Amin Er-Rahman Er-Rahim Allah
Vedat
Soruyu soran ben değilim ama aydı
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM