Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
NOT DEFTERİ
 HERKES MEDENİ OLMAK İSTER… HİÇ ŞÜPHESİZ HUZUR VE MEDENİYET İSLAM’DADIR.  İNSANLARA, İNSANCA DAVRANMASINI ÖĞRENMEK DE MEDENÎ OLMANIN GEREĞİDİR…  İSLAM YÜCEDİR, ONUN ÜSTÜNDE YÜCELİK YOKTUR!  SAĞLIKLI İLETİŞİM; BÜYÜK HAYIRLARA VE BEREKETLERE SEBEP OLUR.  İNSANLARIN PSİKOLOJİSİNİ DİKKATE ALMAK, EMPATİ YAPMAK VE ONLARI İÇERİSİNDE BULUNDUKLARI ŞARTLARA GÖRE DEĞERLENDİRİP, ANLAYIŞLI OLMAK; MERHAMET VE ŞEFKATİN BİR GEREĞİDİR…  MERHAMET ETMEYENE MERHAMET EDİLMEZ.  KÖTÜLÜK YAPAN KÖTÜLÜK BULUR, İYİLİK YAPAN İYİLİK BULUR.  ACELECİLİK, SABIRSIZLIK, ÖNYARGI, SAPLANTI, KATI KALPLİLİK, SERT DİLLİLİK, MERHAMETSİZLİK, BENCİLLİK, CİMRİLİK, KİBİR VE ZULÜM FİRAVUNLARIN VE KARUNLARIN SIFATLARIDIR…  İYİLİK YAP DENİZE AT, SEMEK BİLMEZSE, HÂLIK (YARATAN) BİLİR.  İYİ OLANLARA HERKES İYİLİK EDER; ÖNEMLİ OLAN, YAPTIĞI KÖTÜLÜKLERİN FARKINDA OLMAYANLARA İYİLİK EDEBİLMEK VE ONLARIN HİDAYETLERİNE VESİLE OLMAKTIR…  SABIR LÜTUF VE İKRAMLARA, ACELECİLİK PİŞMANLIKLARA, ANLAYIŞLI OLMAK İSE SEVGİ VE MUHABBETE VESİLEDİR.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 10/11/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Konuşurken ve Yazarken Dahi İsraf Etmeyiniz! Ses, nefes, mürekkep, kalem, kelam, enerji, vakit vb israflar… Ahir zamanda insan ömrü kısalacaktır. O dönemde ilim ortadan kalkacak, insanlar okumayı ve dinlemeyi terk edecekler. İlmin ortadan kalkması nedeniyle, ilmin boşluğunu zann, ümniyye, kuruntu, vesvese, önyargı, taassup ve şahsi fikirler alacaktır. Bu dönemde, geçmiş asırlardaki pek çok alimin de uyardığı gibi uzun kitaplar, uzun konuşmalar, uzun nasihatler ve uzun tebliğ ve makaleler insanlar tarafından ilgi görmeyecektir. İnsanlar dünyanın bitmez tükenmez koşturmaları ve dünyaya endeksli uzun emellerinin peşinden sürüklenirken hayatlarında okumaya ve dinlemeye yer açmayacaklardır. Bu realiteyi dikkate alarak uzun kitaplar yerine muhtasar kitaplar, uzun konuşmalar yerine özlü ve yeterli konuşmalar, uzun cevaplar yerine gereksiz teferruatlardan arındırılmış cevaplar, uzun nasihatler yerine özlü ve hikmetli nasihatler ile insanlara hitap etmek daha yararlı olacaktır. Günümüzde var olan bir gerçeğin altını çizerek hareket etmeliyiz. O da; "insanların geneli okumayı ve dinlemeyi sevmiyor" hakikatidir. Bu hakikati ters mantıkla okuyup amaçtan sapmak yerine şu şekilde açılım yapabiliriz. Bazı insanların azı çok azdır, bazılarının çoğu da azdır. Yani insanlara az ve özlü konuşalım ama; bazılarının azlık anlayışı bizimkinden de az olabiliyor. Bu gerçeği dikkate alarak, bir konuyu derli toplu, uzatmadan, anlaşılır olsun ve herkes okusun diye birkaç sayfa halinde yazdığımız halde, o kısa yazıları bile okuyanların sayısı –kemmiyet açısından- gerçekten azdır.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 30/09/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
1. İNSANLARIN ÇOĞU LAFTA SAMİMİDİRLER! Aslında imtihan; menfaat tercihinden ibarettir: Ya âhiretin menfaati ya da dünyanın menfaati. Akıllı insan, geçici olanı değil, kalıcı ve daha hayırlı olanı tercih eder. Makam, mevki, diploma, para, şan, şöhret, itibar ya da dünyanın herhangi bir menfaatini elde etmeyi, Allah'ın razı olduğu amellere tercih eden bir kimse -dünyanın en büyük hatibi bile olsa- samimi bir insan olduğunu ispatlamak için kendisini yormasın! Samimi bir insan, alâ külli hâl, Allah rızası istikâmetinde yürür; menfaat ve nefsâniyet yolunda değil! "Ama o da lazım" deyip de, İman ve İslâm'ın gerektirdiği şekilde yaşamayanlar; lazımları fazlardan üstün gören kimselerdir!
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 23/09/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Riyâsız infâk makbuldür, riyâkâr infâk bâtıldır! Yan yana gelmemesi gereken iki sıfat: İnfâk ve riyâ! Ey Müslüman! Sadaka verirken en iyisinden ver! Verdikten sonra, arkasından bir de Müslüman’a eziyet verme!
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 18/07/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bu konuyu kısaca ve özlüce, delilli olarak, Âyet-i Kerîmeler ve Hadîsler ile açıklayalım. Can bedende olduğu ve güneş de doğudan doğmaya devam ettiği sürece Allah, tevbe edildiğinde bütün günahları mağfiret eder. Allah şirki ve küfrü, âhirette affetmez; tevbe edildiğinde dünyada affeder. Dünyada, "şartlarını muhtevî bir tevbe olması durumunda" yani günahı terk edip, işlenen günahtan dolayı üzülüp, pişman olup, içtenlikle ve bir daha o günaha dönmeme kararlılığında gerçekleştirilen bir tevbe ile affedilmeyecek bir günah yoktur. Çünkü Allah, bütün günahları affeder. Tevbe etmeden ölen mü'minlerin durumu ise Allah'a kalmıştır; dilerse affeder, dilerse azabeder. “Günah işleyeyim de sonra tevbe ederim" düşüncesinden sakınmak gerekir! Bu düşünce, şeytanın bir vesvesesi ve aldatmasıdır. Şeytan, insana bu düşünce yapısını benimsetmekle, onun günahkâr olarak ölüp, azap edilmesini istemektedir. Fakat Allah dilerse bu kimseleri de affeder tabii ki. Sonuçta bize düşen şey; bütün günahlarımızdan dolayı tevbe etmek ve ibâdetlerimizi, hayır ve hasenâtlarımızı artırmaktır. Allah, işlediğimiz büyük-küçük günahlar hakkında ne dilerse o olur. "De ki: 'Ey nefisleri aleyhine (günahta) haddi aşan kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları mağfiret eder.' Muhakkak O, çok mağfiret edendir, rahmet edendir." (Zümer: 53) Allah sadece müşrik ve kâfir olarak ölenleri affetmez. Bunun dışında dilediği kimselerin dilediği günahlarını affeder. Şirki de, tevbenin kabul zamanında yani can boğaza dayanmadan ve ümitsizlik ânında olmadan tevbe edildiğinde affeder. "Doğrusu Allah kendisine şirk koşulmasını (tevbe etmeden ölündüğünde) mağfiret etmez. Ondan başkasını (şirkin ve küfrün dışındaki günahları) da dilediğine bağışlar..." (Nisâ: 48, 116)
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 03/05/2013 | Yorum(7) | Yorum yaz
Hamd, ancak Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah'ın hidayete erdirdiğini kimse saptıramaz. O'nun saptırdığına da kimse hidayet veremez. Ben şehâdet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. O tekdir ve hiçbir ortağı yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O'nun kulu ve Rasûlüdür.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 01/01/2013 | Yorum(0) | Yorum yaz
Sözümüze, Allah'a hamdederek başlıyoruz. Her sene, bizleri bu aya ulaştıran Rabbimize sonsuz hamd-u senalar olsun. Daha nice Ramazanlara esenlik içinde kavuşmayı dileriz... Bu yazımızda, Ramazan ayının anlam ve fazileti üzerinde kısaca durmak istiyoruz. Her sene sayısız kez söyleyip tekrarladığımız bu kelimenin anlamını biliyor muyuz? İnşâAllah, bu kelimeyi tanıyacağız.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 30/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Mehmed Âkif Ersoy’un sözünün eri bir insan olduğunu ve söz verdiği şeyi yerine getirmek için ölümden başka hiçbir şeyin onu engellemediğini; İstanbul Vaniköy’de oturan bir ahbabı ile öğleden bir saat önce buluşmak için sözleştiklerinde, o gün yağmurlu, fırtınalı bir gün olup her tarafı sel bastığı halde Mehmed Âkif’in bin bir zorlukla sırılsıklam vaziyette söz verdiği yere vaktinde geldiğini, fakat arkadaşının gelmemesi üzerine çekip gittiğini... Ertesi gün, özür dilemek için gelen arkadaşını dinlemeyip: “Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felâketle yerine getirilmezse ma’zûr görülebilir” diyerek, tam altı ay o arkadaşıyla konuşmadığını, biliyor muydunuz? (Ertuğrul Düzdağ; M. Âkif Ersoy Hakkında Araştırmalar, M.A.M Yay. İstanbul/1987, S: 326)
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 12/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Yemeğe besmele ile başlamak, topluca yemek yemek, imkân ölçüsünde yemek sofrasında fakirleri ağırlamak, oturarak yemek, aynı tabaktan yemeye dikkat etmek, yemeklere bahane bulmamak, yemek istemediğimiz yiyecek olursa bile, onu "sevmediğimiz" değil, "az yediğimiz yiyecek" olarak nitelemek, sağ el ile yiyip içmek, önünden yemek, yerken ağzını kapatmak, yemeğe tuz, zeytin, hurma, su gibi gıdalarla başlamak, yavaş yavaş yemek, lokmaları iyice çiğnemek, yemek arasında su içmek, doymaya başladığını hissettiğinde yemek yemeyi bitirmek, gerekirse su içmek, tabağı tamamen bir ekmek parçasıyla silip temizlemek ve o lokmayı afiyetle yemek, yemek esnasında ekmek kırıntılarını dökmemek, onları toparlayıp yemek, yiyecekleri çöpe dökmemek, yemekten kalkmadan önce Allah'a verdiği nimetler için şükretmek.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 12/12/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
Sünnet Yolculuğu ve İlâhî Bereketler: Bir Müslüman, bulunduğu her makamda "Rasûlullah, bu durumda acaba ne yapardı ve ne okurdu" diye düşünmek zorundadır. Gece gündüz, çarşıda pazarda, evde dağda bağda, vasıtaya binerken inerken, evlenirken boşanırken, yerken içerken vs her durumda Sünnet'e başvurmalıyız. Sünnet istikametinde yaşamak demek; Efendimizin hayatının her biriminde neler yaptığını ve söylediğini öğrenip uygulamak demektir. Bu konu, hayatımızın en önemli konularındandır. Yani olmazsa olmaz bir meseledir. Sünnetsiz bir yaşam tarzı, İslamî bir hayat değildir.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 11/12/2012 | Yorum(1) | Yorum yaz

Son Konular • 28- Kur'ân'a Uymadığı İddiasıyla İnkâr Edilen Bir Hadîsin Müdâfaası (Video)
• 27- Günümüzde Genelde Yanlış Anlaşılan Bir Âyet - Ra'd: 11 (Video)
• 26- Bedevîden Al Haberi! (Video)
• 25- Mezhepsizlik Dinsizliğin Köprüsüdür! (Video)
• 24- İslâm'da Tevhîd Olmadan Vahdet Olmaz! (Video)
• 23- Rabbin Kim? Rabb Kimdir? (Video)
• 22- Allah'tan Başkasına İbâdet Etmede Cehâlet Mazeret Değildir! (Video)
• Günlük Dua ve Zikirler
• KASİDE-İ LAMİYYE (Şeyhu'l-İslam İbn-i Teymiyye) – Pdf İndir!
• Peygamberler Tarihi Test Bilgi Yarışması - PDF İndir!
• Muhtelif Konularda Kısa Kısa - 5
• "TEVESSÜL VE KABR-İ NEBİ'Yİ ZİYARET" ADLI KİTABIMIZ ÇIKMIŞTIR!
• MUHTELİF KONULARDA İLMÎ NAKİLLER - 1
• NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• Genelde Yanlış Kullanılan Kelimeler ve Doğru Yazılışları
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
• Şirke ve Sapıklığa Sürüklenen Bir Toplumda Suçlular Kimlerdir?
• 21- Ömer Nesefî Akaidi Tercüme ve Şerhi 6 (Ders Videosu)
• NASİHATLER 11
• Arapça'da 'zuu' ve 'sahib' edatlarının arasındaki fark nedir?
• EY RABBİMİZ!
• ASHAB-I KEHF HAKKINDA:
• NASİHAT BAHÇESİ
• KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME:
• “Kadınlar Havuza Girebilir mi?” Sorusuna Verdiğimiz Kısa ve Özlü Cevap
Son Yorumlar
sadullah demircioğlu
abdullah bin mesud (r.a.) ‘’sakın
Yusuf Semmak
Bir kardeşimiz, selâmdan sonra; “
Yusuf Semmak
EVET, YİNE SİGARA! Bugün piyas
İbrahim sarıtaş
Allahrazı olsun
Muhammet ****
Bizim din hocamız başınızı örtmek
Ali Özbek
Hocam Allah razı olsun mükemmel b
fatma
ellerinize yüreğinize sağlık cıdd
Mehmet
Bu site "13.45'de mi 13.45'te mi
iclal
elinize sağlık
misafir
Allah razı olsun .
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM