Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
NOT DEFTERİ
Rasûlullah aleyhisselâm'ın Hadîslerinde vârid olan ve her Müslümanın ezberleyip günlük olarak okuması gereken sabah-akşam zikirleri, günlük dualar, tesbîhler, niyâzlar ve yakarışlar... Paylaşımlar yukarıdan aşağıya doğru numaralandırılmış şekilde yer almaktadır ve devamlı günceldir.


الأدعية والأذكار اليومية

GÜNLÜK DUA VE ZİKİRLER:



9- ÂCİZLİKTEN, TEMBELLİKTEN VE BAŞKA ŞEYLERDEN ALLAH’A SIĞINMA DUASI:

Enes b. Mâlik radıyallâhu anh’tan rivâyete göre, Rasûlullah aleyhisselâm şöyle dua ederdi:

اللَّهُمَّ إنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ العَجْزِ وَالكَسَلِ وَالجُبْنِ والهَرَمِ والبُخْلِ وأعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ القَبْرِ وأعوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ المَحْيَا وَالمَمَاتِ

“Allah’ım, âcizlikten, tembellikten, bunaklık derecesinde ihtiyarlıktan ve cimrilikten Sana sığınırım. Kabir azâbından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınırım.”

Bir rivâyette de şu ziyâde vardır:

وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ

“Borç altında ezilmekten ve (kötü) insanların tasallutundan (Sana sığınırım).” (Riyâdu’s Sâlihîn, 1474; Hadîsin rivâyetleri için Bkz: Buhârî, 2823, 2893, 5425, 6363, 6367, 6369; Müslim, 2706; Tirmizî, 3484; Ebû Dâvûd, 1540; Nesâî, 5448, 5449, 5450, 5452, 5453, 5459, 5476, 5489, 5503)


8- ŞİRKE DÜŞMEKTEN KORKULDUĞUNDA YAPILAN DUA:

Ma’kıl b. Yesâr radıyallâhu anh şöyle demiştir: Ebû Bekr es-Sıddîk radıyallâhu anh ile birlikte Rasûlullah aleyhisselâm’ın yanında gittim. O şöyle buyurdu:

يَا أَبَا بَكْرٍ، لَلشِّرْكُ فِيكُمْ أَخْفَى مِنْ دَبِيبِ النَّمْلِ

“Ey Ebû Bekr! Şirk, sizin aranızda karıncanın kımıldamasından daha gizlidir.” Ebû Bekr radıyallâhu anh: “Şirk, Allah’la beraber başka bir ilâha ibâdet edeninki değil midir?” diye sordu da, Nebî aleyhisselâm:

وَالَّذِى نَفْسِى بِيَدِهِ، لَلشِّرْكُ أَخْفَى مِنْ دَبِيبِ النَّمْلِ، أَلاَ أَدُلُّكَ عَلَى شَيْءٍ إِذَا قُلْتَهُ ذَهَبَ عَنْكَ قَلِيلُهُ وَكَثِيرُهُ؟

“Nefsim elinde olan (Allah)’a kasem ederim ki, şirk karıncanın kımıldamasından daha gizlidir. Sana, söylediğinde senden küçüğünü de büyüğünü de giderecek bir şeyi göstereyim mi?” dedikten sonra şöyle buyurdu:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِكَ أَنْ أُشْرِكَ بِكَ وَأَنَا أَعْلَمُ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لاَ أَعْلَمُ

"’Allah'ım, bilerek Sana şirk koşmaktan Sana sığınırım. Bilmediğim şeylerden dolayı Sen’den mağfiret dilerim’ de.” (el-Edebu’l Müfred, İmam Buhârî, Thk: Muhammed Fuâd Abdulbâkî, el-Matbaatü’s Selefiyye, Kâhire, No: 716, S: 186; Bkz: Sahîhu’l Edebi’l Müfred, el-Elbânî, Mektebetü’d Delîl, No: 551, S: 266; Sahîhu’l Câmii’s Sağîr ve Ziyâdetüh, el-Elbânî, el-Mektebü’l İslâmî, Beyrût-Dimeşk, No: 3730, 3731, C: 1, S: 693, 694)


7- KULAĞIMIN, GÖZÜMÜN, DİLİMİN, KALBİMİN VE TENÂSÜL ORGANIMIN ŞERRİNDEN ALLAH’A SIĞINIRIM!

Şekel b. Humeyd’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Nebî aleyhisselâm’a geldim ve şöyle dedim: Ey Allah’ın Rasûlü, bana bir sığınma duası öğret de onunla (Allah’a) sığınayım. Bunun üzerine Rasûlullah aleyhisselâm omzumdan tuttu ve şöyle dua et, buyurdu:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ سَمْعِى وَمِنْ شَرِّ بَصَرِى وَمِنْ شَرِّ لِسَانِى وَمِنْ شَرِّ قَلْبِى وَمِنْ شَرِّ مَنِيِّى

-Allahümme innî eûzü bike min şerri sem’î ve min şerri basarî ve min şerri lisânî ve min şerri kalbî ve min şerri meniyyî-

“Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve tenâsül organımın şerrinden Sana sığınırım.” (Tirmizî, Deavât, 75, H. No: 3492; Ebû Dâvûd, Vitr, 32, H. No: 1551; Bkz: Nesâî, İstiâze, 4, H. No: 5444; İstiâze, 10, H. No: 5455; İstiâze, 11, H. No: 5456; İstiâze, 28, H. No: 5484)


6- SABAH-AKŞAM ÜÇER DEFA OKUMAK SÜNNET OLAN DUA:

Ca’fer b. Meymûn’dan rivâyet edildiğine göre, Abdurrahman b. Ebî Bekre, babasına: “Ey babacığım, her sabah seni:

اللّٰهُمَّ عَافِنِى فِى بَدَنِى اللّٰهُمَّ عَافِنِى فِى سَمْعِى اللّٰهُمَّ عَافِنِى فِى بَصَرِى لاَ إِلٰهَ إِلاَّ أَنْتَ

‘Allahümme âfinî fî bedenî, Allahümme âfinî fî sem’î, Allahümme âfinî fî basarî, lâ ilâhe illâ ente’

(Allah’ım, bedenimde âfiyet ver, kulağıma âfiyet ver, gözüme âfiyet ver. Senden başka hiçbir ilâh yoktur) diye dua ederken duyuyorum. Sabahleyin ve akşamleyin bu duayı üçer defa okuyorsun” diyerek bunun hikmetini sorduğunda babası: “Çünkü ben, Rasûlullah aleyhisselâm’ı bu duayı okurken işittim. Ben onun Sünnetine uymayı seviyorum” diye cevap verdi.

(Hadîsi Ebû Dâvûd’a nakleden iki hocasından biri olan) Abbâs b. Abdülazîm bu Hadîs-i Şerîfe şu sözleri de ilâve etmiştir: “Sen sabahleyin ve akşamleyin üçer defa:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ اللّٰهُمَّ إِنِّى أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ أَنْتَ

‘Allahümme innî eûzü bike mine’l-küfri ve’l-fakri, Allahümme innî eûzü bike min azâbi’l-kabri, lâ ilâhe illâ ente’

(Allah’ım, küfürden ve fakirlikten Sana sığınırım. Allah’ım, kabir azâbından Sana sığınırım. Senden başka ilâh yoktur) diyorsun ve Yüce Allah’a bu kelimelerle dua ediyorsun, (bunun hikmeti nedir?) diye sordum da bana: ‘Ben onun Sünnetine uymayı seviyorum (onun için böyle yapıyorum)’ cevabını verdi ve (sözlerine devam ederek) şöyle dedi: Rasûlullah, sıkıntıya düşenin duası şudur buyurdu:

اللّٰهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو فَلاَ تَكِلْنِى إِلَى نَفْسِى طَرْفَةَ عَيْنٍ وَأَصْلِحْ لِى شَأْنِى كُلَّهُ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ أَنْتَ

‘Allahümme rahmeteke ercû, felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin ve eslih lî şe’nî küllehû, lâ ilâhe illâ ente’

(Allah’ım, Senin rahmetini umuyorum, beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsime bırakma, Hâlimi tümüyle düzelt. Senden başka ilâh yoktur.)

Ebû Dâvûd dedi ki: Bu Hadîsi şeyhlerimden bazıları bana rivâyet ederlerken, arkadaşlarının rivâyetlerine daha başka kelimeler ekleyerek rivâyet ettiler. (Ebû Dâvûd, Edeb, 110, H. No: 5090; Amelü’l Yevmi ve’l Leyle, Nesâî, Müessesetü’r Risâle, No: 22, S: 146; Ayrıca Bkz: Tirmizî, Deavât, 67, H. No: 3480) 


5- SABAH NAMAZINDAN SONRA OKUNACAK DUA:

Ümmü Seleme annemizden rivâyete göre, o şöyle demiştir:

"Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, sabah namazını kılıp selâm verdiği zaman şöyle derdi:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا طَيِّبًا وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً

"Allah'ım! Senden faydalı ilim, temiz (helâl) rızık ve makbûl (kabul olunan) amel dilerim." (İbn Mâce, İkâmetu’s Salât, 32, H. No: 925; Müsned-i Ahmed b. Hanbel, Thk: Şuayb el-Arnaût, Âdil Mürşid vd., Müessesetü’r Risâle, 44/221)


4- OKUNMASI SÜNNET OLAN BİR DUA:

Abdullah b. Mes’ûd radıyallâhu anh’tan rivâyete göre, Rasûlullah aleyhisselâm şöyle dua ederdi:

اللّٰهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى

“Allah’ım, Sen’den hidâyet, takvâ, iffet ve zenginlik dilerim.” (Müslim, Zikr, 72, H. No: 2721; Tirmizî, Deavât, 73, H. No: 3489; İbn-i Mâce, Duâ, 2, H. No: 3832)


3- FARZ NAMAZLARDAN SONRA OKUNACAK DUA:

Muâz b. Cebel radıyallâhu anh’tan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah aleyhisselâm onun elini tuttu (diğer rivâyette, ‘elimi tuttu’) ve:

“Ey Muâz! Vallâhi, seni seviyorum” يَا مُعَاذُ وَاللّٰهِ إِنِّى لَأُحِبُّكَ dedi.

[“Ben de seni seviyorum ey Allah’ın Rasûlü”, فَقُلْتُ وَأَنَا أُحِبُّكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ dedim.] Bunun üzerine Rasûlullah aleyhisselâm şöyle buyurdu:

“Sana şunu tavsiye ediyorum ey Muâz! Her (farz) namazın sonunda فِى دُبُرِ كُلِّ صَلاَةٍ [diğer rivâyette, “her namazda” فِى كُلِّ صَلاَةٍ]:

اللّٰهُمَّ أَعِنِّى عَلَى ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ

‘Allahümme eınnî alâ zikrike ve şükrike ve husni ıbâdetik(e)’

(Allah’ım, Seni zikretmek, Sana şükretmek ve Sana güzelce ibâdet etmek üzere bana yardım et) demeyi sakın terk etme!” (Ebû Dâvûd, Vitr, 26, H. No: 1522; Nesâî, Sehv, 60, H. No: 1303)


2- SABAH VE AKŞAM OKUNACAK DUA:

Osman b. Affân radıyallâhu anh’tan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah aleyhisselâm şöyle buyurmuştur:

“Kim her günün sabah ve akşamında üç kere:

بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِى لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِى الْأَرْضِ وَلاَ فِى السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

‘Bismillâhi’llezî lâ yedurru mea’s’mihî şey’un fi’l-ardı ve lâ fi’s-semâi ve hüve’s-semîu’l-alîm’  (İsmi anıldığında, yerde ve gökteki hiçbir şeyin zarar vermeyeceği, her şeyi işiten ve bilen Allah’ın adıyla) derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” (Tirmizî, Deavât, 13, H. No: 3388; Ebû Dâvûd, Edeb, 110, H. No: 5088; İbn-i Mâce, Duâ, 14, H. No: 3869)

Ebû Dâvûd’un rivâyetinde Hadîsin, “zarar vermez” bölümü şu şekilde gelmiştir:

“Kim bu duayı akşamleyin üç kere söylerse, ona o akşam sabaha kadar ansızın bir musibet isâbet etmez. Kim de bu duayı sabahleyin üç kere söylerse, o kimseye de akşama kadar ansızın bir musibet gelmez.” (Ebû Dâvûd, 5088)


1- GÜNÜN BAŞINDA (SABAH NAMAZINDAN SONRA) YAPILACAK TESBÎHÂT:

a) Mü’minlerin annesi Cüveyriye binti Hâris’ten nakledildiğine göre; Nebî aleyhisselâm sabah namazını kıldıktan sonra secdegâhında tesbîhât ile meşgul olan Cüveyriye’nin yanından çıkmış, sonra kuşluk vaktinde (gündüzün yarısına yakın bir vakitte/öğleye doğru -Tirmizî, 3555; Nesâî, 1352-) yine onun yanına geri dönmüştü. Cüveyriye’yi namaz kıldığı yerde (namazgâhında, evinin namaz için ayırdığı bir bölümünde) oturmuş hâlâ tesbîh eder vaziyette görünce:

– Sen hâlâ yanından ayrıldığım zamanki halde misin, diye sordu. Cüveyriye:

– Evet, cevabını verdi. Rasûlullah aleyhisselâm:

– Şüphesiz ben senden (senin yanından ayrıldıktan) sonra şu dört kelimeyi üç defa söyledim. Eğer bugünün başından beri söylediklerinle tartılsa onlardan ağır gelir.

[Diğer rivâyette: “Sana, söyleyeceğin bazı kelimeler öğreteyim mi? (Nasıl dua edeceğini sana öğreteyim mi? -Tirmizî, 3555; Nesâî, 1352-) dedikten sonra] şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللّٰهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِهِ وَرِضَا نَفْسِهِ وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ

“Yarattıklarının sayısı, Zâtı'nın rızâsı, yüce arşının ağırlığı ve kelimelerinin adedi kadar hamd ile Allah'ı tesbîh (noksan sıfatlardan tenzîh) ederim.” (Müslim, Zikr, 79, H. No: 2726a; Ebû Dâvûd, Vitr, 24, H. No: 1503)

b) Müslim’in diğer rivâyetinde bu zikr, وَبِحَمْدِهِ lafzı zikredilmeden ve سُبْحَانَ اللّٰهِ lafzı ise her cümlenin başında ayrı ayrı zikredilmek sûretiyle şu şekilde rivâyet edilmiştir.

سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ خَلْقِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ رِضَا نَفْسِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ زِنَةَ عَرْشِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ

“Yarattıklarının sayısı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Zâtı’nın rızâsı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Arşının ağırlığı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Kelimelerinin adedi kadar Allah’ı tesbîh ederim.” (Müslim, Zikr, 79, H. No: 2726b; İbn-i Mâce, Edeb, 56, H. No: 3808)

c) Tirmizî ve Nesâî’nin rivâyetlerinde ise bu zikr, وَبِحَمْدِهِ lafzı zikredilmeden ve سُبْحَانَ اللّٰهِ lafzı da her cümlenin başında ayrı ayrı zikredilmek sûretiyle, her cümle art arda üçer kez şu şekilde nakledilmiştir:

سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ خَلْقِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ خَلْقِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ خَلْقِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ رِضَا نَفْسِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ رِضَا نَفْسِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ رِضَا نَفْسِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ زِنَةَ عَرْشِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ زِنَةَ عَرْشِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ زِنَةَ عَرْشِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ

“Yarattıklarının sayısı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Yarattıklarının sayısı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Yarattıklarının sayısı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Zâtı’nın rızâsı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Zâtı’nın rızâsı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Zâtı’nın rızâsı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Arşının ağırlığı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Arşının ağırlığı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Arşının ağırlığı kadar Allah’ı tesbîh ederim. Kelimelerinin adedi kadar Allah’ı tesbîh ederim. Kelimelerinin adedi kadar Allah’ı tesbîh ederim. Kelimelerinin adedi kadar Allah’ı tesbîh ederim.” (Tirmizî, Deavât, 104, H. No: 3555; Nesâî, Sehv, 94, H. No: 1352)

d) Bu konuyla alâkalı diğer rivâyet ise şöyledir: Sa’d b. Ebî Vakkâs radıyallâhu anh’tan rivâyet edildiğine göre, kendisi (Sa’d) bir gün Rasûlullah aleyhisselâm ile birlikte bir kadının (Cüveyriye veya Safiyye’nin) yanına girdi. Kadının önünde tesbîh çekmek için kullandığı hurma çekirdekleri veya çakıl taşları vardı. Bunun üzerine Rasûlullah kadına: “Senin için bundan daha kolayını -veya daha faziletlisini- sana haber vereyim mi?” diye sordu ve devamla şöyle buyurdu:

سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى السَّمَاءِ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى الْأَرْضِ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ بَيْنَ ذٰلِكَ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

 “Gökteki yarattığı varlıklar adedince Allah’ı tesbîh ederim (Allah’ı noksan sıfatlardan tenzîh ederim, ‘SübhânAllah’ derim). Yeryüzündeki varlıklar adedince Allah’ı tesbîh ederim. Yerle gök arasındaki varlıkların sayısınca Allah’ı tesbîh ederim. Yaratacağı şeyler sayısınca Allah’ı tesbîh ederim”, dersin.

Allahu Ekber demek de böyledir (Allahu Ekber’i duada geçen SübhânAllah’ın yerine koyarak söylersin. Yani bütün bunlar sayısı kadar Allahu Ekber, dersin). Elhamdülillâh da böyledir. Lâ İlâhe İllallâh da böyledir. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh da böyledir.” (Tirmizî, Deavât, 11, H. No: 3568; Ebû Dâvûd, Vitr, 24, H. No: 1500)

Duanın son bölümünün ezberlenilmesi kolay olsun diye, Allahu Ekber, Elhamdülillâh, Lâ İlâhe İllallâh, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ı aynı şekilde SübhânAllah’ın yerine koyarak yazalım.

اللّٰهُ أَكْبَرُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى السَّمَاءِ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى الْأَرْضِ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ عَدَدَ مَا خَلَقَ بَيْنَ ذٰلِكَ وَاللّٰهُ أَكْبَرُ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

الْحَمْدُ لِلّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى السَّمَاءِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى الْأَرْضِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ بَيْنَ ذٰلِكَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى السَّمَاءِ وَلاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى الْأَرْضِ وَلاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ عَدَدَ مَا خَلَقَ بَيْنَ ذٰلِكَ وَلاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى السَّمَاءِ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى الْأَرْضِ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللّٰهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ بَيْنَ ذٰلِكَ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللّٰهِ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ


Bağlantı | kategori: HADİS | tarih: 06/11/2018 | Yorum(0) | Yorum yaz
YORUM YAZINIZ
İSMİNİZ

E-Posta (Gizli)

Web siteniz

Yorumunuz

Güvenlik kodu
Son Konular • Günlük Dua ve Zikirler
• KASİDE-İ LAMİYYE (Şeyhu'l-İslam İbn-i Teymiyye) – Pdf İndir!
• Peygamberler Tarihi Test Bilgi Yarışması - PDF İndir!
• Muhtelif Konularda Kısa Kısa - 5
• "TEVESSÜL VE KABR-İ NEBİ'Yİ ZİYARET" ADLI KİTABIMIZ ÇIKMIŞTIR!
• MUHTELİF KONULARDA İLMÎ NAKİLLER
• NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• GENELDE YANLIŞ KULLANILAN KELİMELER VE DOĞRU YAZILIŞLARI:
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
• Şirke ve Sapıklığa Sürüklenen Bir Toplumda Suçlular Kimlerdir?
• 22- Ömer Nesefî Akaidi Tercüme ve Şerhi 6 (Ders Videosu)
• NASİHATLER 11
• Arapça'da 'zuu' ve 'sahib' edatlarının arasındaki fark nedir?
• EY RABBİMİZ!
• ASHAB-I KEHF HAKKINDA:
• NASİHAT BAHÇESİ
• KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME:
• “Kadınlar Havuza Girebilir mi?” Sorusuna Verdiğimiz Kısa ve Özlü Cevap
• Kadın Sesiyle ve Çalgı Aletleriyle İcra Edilen Şarkı, Türkü, Ezgi ve İlahiler Hakkında Bir Soruya Verdiğimiz Cevap
• NASİHATLER 10
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 2
• NASİHATLER 9
• “Ticaret yapıyorum ama maddi ve manevi anlamda bir türlü rahata eremiyorum” mu diyorsunuz?
• 21- Hadis Dersleri -1 (Ders Videosu)
• SESLİ HADİS DERSLERİ - YAKINDA!
Son Yorumlar
İbrahim sarıtaş
Allahrazı olsun
Muhammet ****
Bizim din hocamız başınızı örtmek
Ali Özbek
Hocam Allah razı olsun mükemmel b
fatma
ellerinize yüreğinize sağlık cıdd
Mehmet
Bu site "13.45'de mi 13.45'te mi
iclal
elinize sağlık
misafir
Allah razı olsun .
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
Nagihan
okudum süper çok beğendim
Mehmet ARAZ
Çok güzel olmuş,başarılarınızın d
Yusuf Semmak
KANDİL KUTLAMAK BİD'AT'TIR! Ka
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM