Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
DERS VİDEOLARI ARŞİVİ
NOT DEFTERİ
Emsile-i hamse şunlardır: يَفْعَلاَنِ ـ تَفْعَلاَنِ ـ يَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلُونَ ـ تَفْعَلِينَ Mâzî ve hâl olmayıp istikbâle hâss olan fiile te'kîd için nûn-u hafîfe ve nûn-u sakîle dâhil olduğunda, emsile-i hamse (beş fiil)’de i’râb nûnu hazfedilir. Tıpkı cezm edatları dâhil olduğunda hazfedildiği gibi. KÂİDE: Te’kîd nûnu dâhil olduğunda; يَفْعَلُونَ ve تَفْعَلُونَ fiillerinin vâv’ı ve تَفْعَلِينَ ‘nin yâ harfi hazfedilir. Ancak vâv ve yâ harflerinden önceki harf meftûh olursa müstesnâdır. Yani bu durumda vâv ve yâ harfleri hazfedilmez. Eğer vâv ve yâ harfleri hazfedilmiş olsa, bu harflerden önceki harfin harekesi fetha olduğu için, bu harflere delâlet eden bir şey kalmaz.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 28/02/2017 | Yorum(0) | Yorum yaz
Kâide: 1) İftiâl bâbından gelen fiilin fâ’sı; sâd (ص) veya dâd (ض) veya tı (ط) yahut da zı (ظ) harflerinden biri olduğu zaman, iftiâl bâbının te’si -tahfîf yani telaffuz ederken dilde bir hafifletme ve bir kolaylaştırma olsun diye- tı (ط) harfine kalbedilir (çevirilir).
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 04/02/2017 | Yorum(0) | Yorum yaz
الْفِعْلُ الْمُضَارِعُ الَّذِى يَصْلُحُ لِلْحَالِ وَالإِسْتِقْبَالِ "Şimdiki ve gelecek zamana uygun olan muzâri' fiil" konusunu bazı misaller vererek açıklayalım.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 01/12/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Arapça'da ذُو 'zû' ile صَاحِب 'sâhib' edatlarının anlam farkı hakkında es-Süheylî'nin konuyla ilgili açıklamaları, "el-İtkân fî Ulûmi'l-Kur'ân" adlı eserinde İmam Suyûtî tarafından nakledilmektedir. Biz de, Arapça metnin tercümesini yaptık.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 18/09/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Zamir: İsmin yerini tutan, mütekellim, muhâtab ya da ğâibe delâlet eden kelimelere zamir denir. أنَا، أنْتَ، هُوَ، هُمَا، أنْتُنَّ، إيَّاكَ، إيَّاكُمْ، كَ، كُمَا gibi. Cümlede, isim zikredildikten sonra her seferinde tekrarlanması yerine zamir kullanılması daha uygun ve daha edebî bir üslup şeklidir. Örnek: “Zeyd’i gördüm ve Zeyd’e selâm verdim” cümlesini Arapça’ya çevirelim: رَأيْتُ زَيْدًا وَسَلَّمْتُ عَلَى زَيدٍ Görüleceği gibi, iki cümlede de “Zeyd” ismi tekrar edilmektedir. İkinci cümledeki “Zeyd” kelimesi yerine –tekrar etmektense- zamir kullanmak daha uygundur. رَأيْتُ زَيْدًا وَسَلَّمْتُ عَلَيْهِ şeklinde… Istılâh’ta zamir, mütekellim, muhâtab veya ğâibi göstermek için vaz’ olunmuş câmid bir isimdir. Zamiri, bir cümle içinde zâhir ismin yerinde kullanalım. هُوَ عَالِمٌ cümlesinde cümlenin ilk öğesi olan هُوَ mübtedadır ve mahallen (yeri itibariyle) merfû’dur. عَالِمٌ ise haberidir.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 16/11/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
İnsanları çok yakından ilgilendiren bir edat olan إمَّعٌ “imme’” ya da إمَّعَةٌ “immea” kelimeleri ne anlama gelmektedir? Önemine binâen bu kavram üzerinde biraz durmak istiyoruz.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 20/09/2015 | Yorum(1) | Yorum yaz
CEVAPLAR GÜNCELLENMİŞTİR: Emsile kitabını bitirenler ve bu düzeyde olanlar için klasik tarzda hazırlanmış 80 sorudan oluşan deneme sınavıdır. Test usûlü yerine klasik usûlün tercih edilmesinin nedeni, analitik düşünmeyi ve sağlıklı fikir yürütmeyi sağlamak ve bilgiyi ön plana çıkarmaktır. Bu tür sınavlar, bilginin öneminin kavranmasını sağlar. Zira insan, soruyla yüz yüzedir; bilgi dağarcığı, düşüncesi ve mantığı ile soruyu çözmek zorundadır. Test yönteminde olduğu gibi, aralarından seçim yapılacak seçenekler yoktur. Doğru seçim ya da doğru cevap, zihindeki bilgiler arasından olmak durumundadır. Klasik yöntemdeki bu tür tecrübeler, okumanın ve öğrenmenin öneminin daha iyi anlaşılmasını sağlar. Çoğu zaman test usûlünde seçeneklere güvenilir ve onların içerisinden doğrunun tahmin edilebileceği ya da hatırlanabileceği düşünülür. Bu düşünce de, insanı tembelliğe itebilir... Soruların cevapları PDF formatında en sonda yer almaktadır. Sınavdan sonra, "sorular ve cevapları" indirilerek/okunarak başarı seviyesi -mevcut puanlamaya göre- "not olarak" tespit edilebilir. Başarılar dileriz...
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 03/08/2015 | Yorum(0) | Yorum yaz
Bazı araştırmacıların dediğine göre, Türk insanı günde yaklaşık olarak 400 kelime ile konuşmaktadır. İngiltere’de bu ortalamanın 2000’i bulduğu iddia ediliyor. Biz de, eğer bir insan ortalama 400 kelime ile iletişim sağlayabiliyorsa, bu ortalama seviyeyi, Arapça dili üzerinden ilk basamak kabul etmek şartıyla bir çalışma yapmak istedik. Bir kimse günde 400 farklı kelime ile konuşup bu kelimelerle oluşturduğu cümlelerle konuşursa, o kimse haftada 400x7=2800 kelime kullanıyor demektir. Fakat toplumun geneli itibariyle, günlük kullandığımız kelimelerin çoğunun aynı veya benzer olduğunu düşünürsek, halkın ekserisinin haftada ortalama 2800 kelime ile konuşmadığı kabul edilecektir. İnsan alışkınlıklarını iletişim açısından değiştirmek de maalesef mümkün olamamaktadır. Yani insanlar genellikle aynı ifade tarzlarını tercih etmektedirler. Oysa kişinin, meramını anlatabileceği çok sayıda cümleler bulunmaktadır; ama genelde o alternatif cümleler bilinmez ya da kullanılmaz. Günlük konuştuğumuz kelimeler arasında standart ve sabit kelimeleri bir kenara koyarsak, 400 kelime ortalamasının pratikte çok azalacağı görülecektir. Konuştuklarımızın içinden deyimleri, atasözlerini, argo ifadeleri, yanlış olmasına rağmen kullanılmakta ısrar edilen yaygın yanlış denen tabirleri, zamirleri, işaret isimlerini, kişi ve yer adlarını, sayıları, klişeleşmiş tabir, yüklem vb. sözcükleri de çıkarırsak, bu ortalamadan geriye çok az kelime kalacaktır. Aslında insanın bir günde veya bir haftada yahut da bir ay zarfında kullandığı ve toplumla bütünleşmiş kelime ve cümleleri çıkardığımızda, o insanın bilgi, kültür ve okumuşluğunu ortaya koyan ve kendisine has diye nitelenebilecek kaç kelime kalır geriye dersiniz? Emin olun, birkaç tane! O birkaç kelime, standart ve sabit kelimelerle şişirilmekte ve muhatapların konuşurken ifade ettikleri farklı kelimeler de dillerimizde günlük ya da haftalık konuştuğumuz birkaç tane farklı sözcük ve söz olarak yerini almaktadır. Hepsi bu! Oysa konuşurken ve kendimizi ifade ederken, bir kelimeyi ya da cümleyi alternatif olarak çok sayıda ifade tarzlarıyla, daha etkili ve daha anlamlı konuşma imkânımız olduğu halde, bu yapılamamaktadır. Bu durum, esef verici bir tablonun bir yönüdür! Pratik Arapça yani Arapça konuşabilmekle alâkalı çalışma konusunda; bugün, Türkçe dili itibariyle halkın konuştuğu günlük ortalama kelime adedi ve o kelimelerle oluşturulan cümleler baz alınarak ilk merhale çalışması hedeflenebilir. Yani ilk gün için 400 kelime, ikinci gün kullanılan farklı kelime sayısında azalma olacağını farz edersek 350 kelime, üçüncü gün 300 kelime, dördüncü gün 250 kelime, beşinci gün 200 kelime, altıncı gün 150 kelime ve yedinci gün ise 100 kelime. Toplam 1750 kelime eder. Yaklaşık hesaplar yaptığımız için dileyen bu sayıyı ilk aşama için 2000 ile sabitleyebilir. Arapça dilini konuşabilmenin ikinci merhalesinde, günlük 400 farklı kelime konuşulursa, haftada 2800 kelime edeceği için, ikinci basamakta 2800 veya ortalama 3000 kelime ile konuşabilmek hedeflenebilir. Biz Arapça olarak maksadımızı ifade ederken alternatif cümlelere yer vermeye çalıştık. Ama alternatif cümleler onlardan ibaret değildir. Diğer alternatifleri de Arapça öğrenen kimsenin kendisi geliştirmeye çalışmalıdır. Böylece kelime ve cümle bilgimiz oldukça artacaktır, inşâAllah. Bu başlangıç çalışmasıdır; devamı gelecek…
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 01/01/2015 | Yorum(1) | Yorum yaz
Arapça'da, muhâtabımızın durumuna göre farklı üsluplar tercih ederiz. Özetle söylemek gerekirse, karşımızdaki kişi, ya bize inanan ve sözlerimize itimat eden, ya tereddütlü ve kararsız ya da dediklerimizi yalanlayan ve inkâr eden kimselerden birisidir. İnanan kişilere tek tip bir anlatım yeterli olduğu halde, inkârcılara te'kîdli birden farklı üsluplarla karşılık vermek gerekir. Zira inkârın da dereceleri vardır.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 24/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz
1) الْمُسْتَشَارُ مُؤْتَمَنٌ "İstişâre edilen, güvenilir (kimse)dir." (İbn Mâce, Edeb, 37) Hadîs bir isim cümlesidir; mübteda ve haber'den oluşmaktadır. Her iki öge de merfû olur. الْمُسْتَشَارُ mübteda, مُؤْتَمَنٌ de haber'dir. 2) اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ أحَبَّ "Kişi sevdiğiyle beraberdir." (Buhârî, Edeb, 96) Hadîs’te geçen اَلْمَرْءُ kelimesi mübteda'dır. مَعَ zarf, şibh-i cümle olarak mahallen merfû, mübteda'nın haberidir. مَنْ ism-i mevsûl, muzâfun ileyh, mahallen mecrûrdur. أحَبّ mâzi fiil, fâili müstetirun fîh (fiilin içinde gizli) olan هُوَ zamiridir ve bu fiil cümlesi, mevsûl'ün sılasıdır. Sıla cümlesinde ism-i mevsûl'e dönen bir "âid" bulunur. Bu sıla da âid mahzûf (hazfedilmiş) ه zamiridir. Takdiri, أحَبَّهُ şeklindedir.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 24/11/2012 | Yorum(0) | Yorum yaz

Son Konular • 37- Rızkı Artıran ve Bereketlendiren Etkenler Nelerdir? (Video)
• 36- Kime Uyacağız? Kime İnanacağız? (Video)
• 35- Ey Yolcu, Dünya Bir Ağaç Gölgesi Gibidir! (Video)
• 34- Kelime-i Şehâdet'in İ'râbı (Video)
• 33- Hayata Dair, Hayâtî Öğütler (Video)
• 32- "Arapça'yı Putlaştırmak" Deyimi Üzerine (Video)
• 31- Kime Kulak Vermeli?! -Fıkradan Hisse- (Video)
• 30- Evli Kadınlarla Evlenilir mi?! (Video)
• 29- Seyyid Kutub Âlim midir? (Video)
• 28- Kur'ân'a Uymadığı İddiasıyla İnkâr Edilen Bir Hadîsin Müdâfaası (Video)
• 27- Günümüzde Genelde Yanlış Anlaşılan Bir Âyet - Ra'd: 11 (Video)
• 26- Bedevîden Al Haberi! (Video)
• 25- Mezhepsizlik Dinsizliğin Köprüsüdür! (Video)
• 24- İslâm'da Tevhîd Olmadan Vahdet Olmaz! (Video)
• 23- Rabbin Kim? Rabb Kimdir? (Video)
• 22- Allah'tan Başkasına İbâdet Etmede Cehâlet Mazeret Değildir! (Video)
• Günlük Dua ve Zikirler
• KASİDE-İ LAMİYYE (Şeyhu'l-İslam İbn-i Teymiyye) – Pdf İndir!
• Peygamberler Tarihi Test Bilgi Yarışması - PDF İndir!
• Muhtelif Konularda Kısa Kısa - 5
• "TEVESSÜL VE KABR-İ NEBİ'Yİ ZİYARET" ADLI KİTABIMIZ ÇIKMIŞTIR!
• MUHTELİF KONULARDA İLMÎ NAKİLLER - 1
• NASİHATLER 13
• Dinin Aslında Cehalet Mazeret midir? (PDF Oku/İndir!)
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 4
• Allah Teâlâ, Neden Kur’ân’da Bazı Yerlerde “Biz” Zamiri ile Hitap Buyurmuştur?
• Vâv ve Yâ Harflerinden Önceki Harfi Meftûh Olan Emsile-i Hamse'ye Nûn-u Sakîle'nin Dâhil Olması:
• NASİHATLER 12
• İftiâl (افْتِعَال) Bâbı ile Alâkalı Sarf Kâideleri
• Genelde Yanlış Kullanılan Kelimeler ve Doğru Yazılışları
• Kur'an'da Peygamberimize Nasıl Hitap Edilmiştir?
• Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
Son Yorumlar
sadullah demircioğlu
abdullah bin mesud (r.a.) ‘’sakın
Yusuf Semmak
Bir kardeşimiz, selâmdan sonra; “
Yusuf Semmak
EVET, YİNE SİGARA! Bugün piyas
İbrahim sarıtaş
Allahrazı olsun
Muhammet ****
Bizim din hocamız başınızı örtmek
Ali Özbek
Hocam Allah razı olsun mükemmel b
fatma
ellerinize yüreğinize sağlık cıdd
Mehmet
Bu site "13.45'de mi 13.45'te mi
iclal
elinize sağlık
misafir
Allah razı olsun .
mutluluk
Çok güzel olmuş ellerinize sağlık
hediye
Esselamün aleyküm Yusuf kardeşim.
Yusuf Semmak
SÜNNETTE BÖYLE BİR PAZARLIK ANLAY
mahmut konur
BİR AYET "Mümin kadınlara da bak
Erkan
Allah razı olsun
ismail
bayildim
Yusuf Semmak
NOT: Bir Hristiyanla tartışan bir
Yusuf Semmak
KİMLER SUÇLU? Bir toplumda ins
Yusuf Semmak
SAHÛR VAKTİNİN SON BULMASI VE SAB
ali
Güzel bir anlatım olmuş ALLAH(C.C
Yusuf Semmak
MUHÂCİRLERLE ENSÂR’IN KARDEŞLİĞİ:
Ece
Harika çok teşekkürler
meryemnazyazğan
Çok güzel anlatmışsınız, şimdi ço
Yusuf Semmak
DİLİN, BEYÂNIN, OKUMANIN, YAZMANI
Yusuf Semmak
Bir meâlde şöyle geçiyor: "Bunun
Yusuf Semmak
“Mütevâzı’, mutevazı” (م
Yusuf Semmak
Esmâül Hüsnâ: Yanlış – el-Esmâul
Yusuf Semmak
Müşkül: Yanlış – Müşkil (kapalı,
Yusuf Semmak
Nasılki: Yanlış – Nasıl ki: Doğru
Yusuf Semmak
“MESS”: Değme, dokunma, temas,
Sibel EKİNCİ
Muhterem Hocamız Feriduddin AYDIN
2017
çok detaya girmişsiniz ama tşr
Melek
Çok güzel
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM