Müfessir, Edîb, Mütefekkir, Araştırmacı, Yazar

ANASAYFA
BİZE ULAŞIN
BİZİ TAKİP EDİN
AMACIMIZ
KUR'AN DİNLE
KİTAPLARIMIZ
الْفِعْلُ الْمُضَارِعُ الَّذِى يَصْلُحُ لِلْحَالِ وَالإِسْتِقْبَالِ "Şimdiki ve gelecek zamana uygun olan muzâri' fiil" konusunu bazı misaller vererek açıklayalım.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 01/12/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
1 ♦ Sağlam akîde, insanın nefsânî arzularına mâni olur! Kişide sahîh, sağlam ve köklü bir iman yok ise, haddizâtında kendisi de belli bir yörüngede dönmekte olan dünya; tazelik, yeşillik, câzibe ve ihtişamıyla insanın başını döndürebilir. Dünya ne kadar güzel olsa da, geçicidir ve imtihan için muvakkatan insanların emrine musahhar kılınmıştır. Asıl varılacak yurt, âhirettir. İnsan, dünyanın güzelliği karşısında asıl menzili unutarak hırslarına mahkûm olmamalı, kendisini nefsânî çıkar çatışmalarının içinde bulmamalı, sonuçta da evrenin yaratıcısına, Âlemlerin Rabbine, din gününün melikine/mâlikine âsî olmamalıdır. Âhiretteki esenlik (selâm) yurdu olan, en güzel olan (el-Hüsnâ)'yı yani cenneti kazanmak için yarışmalıdır. 2 ♦ Sahîh ile uydurmalarını tespit adına, avâmın, Hadîsleri, Kur'ân'a arz etmeleri gerektiği faraziyesine i'tikât, Kur'ân'ı bahane ederek Hadîsleri inkâr etme felsefesidir! Hadîs Usûlü ilminde avâmın yani âlim ve muhaddis olmayanların, Hadîslerin metinlerini hevâ ve heveslerine göre tenkîd etme yöntemi bulunmamaktadır! Kendi aklına göre, Kur'ân'ı bahane ederek Hadîslere "sahîh" ve "uydurma" ruhsatı verenler, zayıf Hadîsleri nasıl tespit edecekler ve nereye koyacaklar?! Bunca müfessir ve muhaddis asırlarca Hadîs tenkîdi çalışmalarını ilmen gerçekleştirdikleri halde bu miras ne olacak?! Selefiyle Halefiyle Hadîs kaynağına yakın kimselerin yaptıkları çalışmalara, o kaynağa uzak olan ve kıyâmetin kopmasına yakın dönemlerde dünyaya gelen kimselerin modernist yorumları mı tercih edilecek?! İlim bunu kabul etmez de; fıtrat, akıl, iz'ân ve sağduyu bunu kabul edebiliyor mu acaba?! Bunun sonucu, Peygambersiz bir din anlayışı değil midir? Peygamberimizin Sünneti ve örnekliği devreden çıkarılınca, hiç İslâm'dan söz edilebilir mi? Nebevî ahlâkın ve örnekliğin olmadığı bir düşünce yapısına İslâm denilebilir mi? 3 ♦ İnsanın, şu'cu ya da bu'cu olma takıntısı, grupçuluk hastalığı, onun Tevhîd ehli bir kul, sâlih bir Müslüman, mazbût (düzgün, düzenli) ve vasat (âdil, dengeli) bir insan olmasına engel bir kuruntu ve bir saplantı olarak kendisini bir ömür boyu oyalamaktadır. Oysa akıllı kimse, imanını, sâlih amellerini, takvâsını ve ihlâsını gün be gün artırmanın ve ölümden sonrasında mü'minler için vaat edilen büyük, kesintisiz ve sürekli nimetleri kazanmanın derdinde, telâşında ve arzusundadır. Rabbânî bir kul olmak ile falanca ya da filancanın kulu kölesi olmak arasındaki tercihini fânîlerden yana kullanan bir kimsenin iman iddiası bâtıldır! Allah'a hakkıyla iman etmeyen, kendi grup ve taraftarlarının başarısıyla sevinen, başarısızlığıyla da üzülen kimselerden Allah, firâseti, basîreti, hikmeti ve furkânı alır. Sonra da çelişki ve zıtlıklarla dolu bir hayatı yaşamaya mahkûm olurlar! Oysa Allah’a kul olmaktan gerisi yalandır! 4 ♦ Her kim diliyle, fiiliyle, tavrıyla, duruşuyla, susuşuyla zerresinden kürresine kadar evrenin herhangi bir cüzünde bile mutlak hâkimiyyetin Allah'tan başkasına ait olduğunu savunursa ya da bu konuda Allah'a ortaklar kabul ederse, o kimse şeksiz ve şüphesiz şirke düşmüş olur. Bu kimsenin, normal şartlar altında bu inancını hangi sâik, sebep ve gerekçeyle söylemiş olduğu sonucu değiştirmez. Bu durum, Rabbimizin "(Boşuna) özür dilemeye kalkışmayın" (Tevbe, 66) kavlinde açıklığa kavuştuğu gibi, bahane uydurduktan sonra yağ gibi üste çıkılabilecek bir vaziyet değil; aksine günahı itiraf edip, şirkten tevbe edilmesi gereken bir haldir. 5 ♦ 74 yaşındaki ünlü ateist İngiliz Fizikçi, Evrenbilimci ve Astronom Stephen Hawking, "evrenin oluşumu bilimsel bir gerçekliğe dayanır ve bu Tanrı'nın olmadığı anlamına gelmez" demiş. İnsan, bilimde zirve de olsa, Allah'tan ve kâinâtın gerçeklerinden ne kadar kaçarsa kaçsın, bilim onu hayatının sonunda da olsa sıkıştırıyor, iman etmese de bu evren üzerinde bir yaratıcının varlığını kabul etmeye zorluyor, mecbur ediyor. Hawking, kendisiyle yapılan bir röportajda bu açıklamasıyla, yıllardır kendisine dayanan, bilim adamlığını ve fikirlerini bilimsel kanıt olarak kabul eden ateistleri çok üzeceğe benziyor! İnsan, ne Allah'a, ne Allah'ın Âyetlerine, ne bilimsel verilere, ne fıtrata, ne vicdana, ne sağduyuya ve ne de evrensel gerçeklere karşı gelemez. Ne kadar inat ederse etsin, bir gün bunu ya vicdanında sessizce kendi kendine ya da lisanıyla seslice tüm dünyaya itiraf etmek zorunda kalacaktır. Allah, hidâyet versin... Gökleriyle, yerleriyle tüm evreni yoktan yaratan Âlemlerin Rabbinin şânı ne yücedir. O, noksanlıklardan münezzehtirtir; ibâdet edilmeye yegâne lâyık olan hak ilâhtır ve gerçek ma'bûddur.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 21/11/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Allah’a hamd, Rasûlüne salât, mü’minlere selâm olsun. Konu başlığımızı daha anlaşılır bir hale getirmek için birkaç soru soralım: Saptırıcı ya da saptırıcılar tarafından şirke, küfre ve dalâlete düşürülen bir toplumda kötülüklerin mes’ûliyetleri kime aittir? Mes’ûliyetlerin dağılımı nasıldır? Allah, bu kötülüklerden kimleri sorumlu tutacaktır? Ya da bu suçlarda hesap sorulacaklar ve suçlular sırasıyla kimlerdir? Bu soruların cevabını öğrenmek için Kur’ân’a başvuralım. Rabbimiz, her şeye dair öğüt ve her şeye dair açıklamalar bulunan levhaları (A’râf: 145) kendisine vermek üzere Hz. Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiş ve onu Tûr’a davet etmişti (Bakara: 51; A’râf: 142). “Hani Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik, sonra onun arkasından nefsinize zulmederek, buzağıyı (ilâh) edinmiştiniz.” (Bakara: 51) Hz. Mûsâ, kavminin arasından ayrılıp Rabbi ile görüşmeye gidince Sâmirî, kavmin ziynet eşyalarını eritti (Tâ-Hâ: 87) ve içine Cebraîl’in atının ayağının bastığı yerden bir avuç toprak alıp onu erittiği ziynetlerle karıştırdı (Tâ-Hâ: 96) ve sonunda onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı (Tâ-Hâ: 88), kavmi de o buzağı heykelini ilâh edindiler (A’râf: 148). Böylece Sâmirî onları saptırmış oldu (Tâ-Hâ: 85). Neden buzağı? Mısır'daki efendileri ineğe tapınan İsrâîloğulları, Allah kendilerini Firavunoğullarından kurtardıktan sonra bile, geçmişte aldıkları Firavun eğitiminin etkisinde öylesine bir alçaklık psikolojisiyle yetişmişlerdi ki, onlar ineğin kendisine değil de daha küçüğü olan buzağıya tapınmaya kendilerini layık görüyorlardı. Çünkü "büyüğe büyükler tapar, biz ise küçüğüz daha küçüğüne tapmalıyız" diye düşünüyorlardı! Bu da onların hâlâ köleliği içlerinde taşıdıklarını gösteriyordu! Hz. Mûsâ, Tûr’a gitmek üzere yerine kardeşi Hârûn’u vekil bırakıp (A’râf: 142), kırk gün ve kırk geceliğine aralarından ayrıldığı anda, kavmi, Sâmirî’nin yaptığı buzağı heykelini ilâh edinip hemen ona tapınmaya başladılar. Şimdi burada soru şudur: Suçlu ya da suçlular kimlerdir? Saptıran mı, saptırılanlar mı? Yoksa her ikisi de mi? Yoksa aralarında bulunan ilim sahipleri/hocalar mı? Hepsi suçlu ise, hesap ve suç sırası ne şekildedir? Bu soruların cevaplarını öğrenmek için, Hz. Mûsâ’nın Tûr’dan dönüp de bu manzarayı gördüğünde nasıl hareket ettiğine bakmamız gerekmektedir? Yani Hz. Mûsâ ilk önce kimi hesaba çekti? Daha sonra kimleri? Sırasıyla söyleyelim ki, mesele tam anlaşılsın:
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 20/10/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
‡ Ru'yetullâh (Allah'ın görülmesi) meselesi... ‡ Allah'ın, mutlak anlamda görülebilmesinin mümkün olup olmadığının tahlîli. Yani "Allah'ı görmek" diye bir mevzudan ve bir i'tikâddan söz etmek mümkün müdür? ‡ Allah, bu dünyada ya da rüyada görülebilir mi? ‡ Peygamberimiz, mi'râc'da Allah'ı görmüş müdür? ‡İnsanlar âhirette ve cennette Allah'a görebilecekler mi? ‡ Allah sadece bu dünyada mı görülemez yoksa hem dünyada hem de âhirette mi görülemez? ‡ Ru'yetullâh konusunda Ehl-i Sünnet'ten ayrılan başta Mu'tezile ve Cehmiyye olmak üzere bazı fırkaların görüşlerinin delilleri, o delillerin çürüklüğünün ve ilmî olmaktan uzak olduğunun beyânı ve hakkın ihkâkı, gerçeğin ispatı... Bu konularda aklî ve Naklî deliller... ‡ Âhirette ve cennette Allah’ın görülmesi (ru’yetullâh) konusunda Kur’ân ve Sünnet’te hangi deliller vârid olmuştur? ‡ Yûnus: 26’da “ziyâde” ve Kâf: 35’te “mezîd” ne anlama gelmektedir? Ve bu iki Âyette geçen bu kelimeler hakkında Rasâlullah aleyhisselâm’dan rivâyet edilen Hadîslerde nasıl bir açıklama geçmektedir? ‡ İmam el-Lâlekâî, Kâf: 35. Âyeti açıklarken, âhirette Allah’ın görüleceği hususunda rivâyette bulunan sahâbeden, tâbiînden ve fukahâdan kimlerin isimlerini sıralamaktadır? (Şerhu Usûli İ’tikâdi Ehli’s Sünneti ve’l Cemaat, Dâru’l Kutubi’l İlmiyye, Beyrût, C: 1, S: 253, 254)
Bağlantı | kategori: DERS VİDEOLARI | tarih: 29/09/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
“NASİHATLER” serimizin on birincisi olan “NASİHATLER 11” isimli çalışmamızda, günümüzde önem ve öncelik arz eden 56 farklı konuyu ele almaktayız. Bu çalışmamız, bu serimizde bir rekordur. Konu başlıkları şunlardır: İlim talebelerine dair tadımlık birkaç söz, Tevhîd akîdesi, Meâl-tercüme-tefsîr hakkında kısaca, Bilmeyenler (câhiller) susarsa, anlaşmazlık yok olur (azalır), "Ben senin gençliğini de bilirim!", "Din adına bağlayıcılığı olan vahiy" Allah’ın izniyle ancak peygamberlere gelir, Sıcak havalarda arabaya binince klima ve pencere uzmanı kesilenler, Hadîslerin, Kur’ân’a arz edilmesi meselesi, İnsanlık (insâniyet, beşeriyet) ölmez, insanlar ölür, Herkes paylaşıyor bahanesiyle, yiyecek resimleri paylaşma! Sen, kendi amelinden sorumlusun, Laiklik, batı âlemi için biçilmiş kaftandır; İslâm’la bir münasebeti yoktur, İstikrarsız yaşayan kimse, başkalarına istikrardan söz edemez, Kendime soruyorum, Dinlediğim bir konuşmanın bir bölümüne eleştirel yaklaşım, İstişâre eden pişman olmaz, “Sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım” sözünün muhtevasına dair, İbn-i Teymiyye’nin bir sözünden hareketle bir kardeşimizin sorduğu suale verdiğimiz cevap, Şirk koşan ve küfre giren kimseyi kıldığı namaz kurtarmaz, Lâfazanlık, lâf kalabalığı hayır değil, şerr getirir, Nazar hakkında tadımlık, İlim tâlibi (tâlib-i ilm) kimdir, Ey kardeşim! Şöhret ve riyâset tutkusundan sakın, Müslüman, şeytanın avukatlığını yapmaz, hayat bir ibrettir, Dinlendirilmiş tuzlu su ile elleri ve ayakları yıkamak; strese, yorgunluğa ve pek çok sıkıntılara karşı oldukça faydalıdır, Kanaatkârlık ve istiğnâ duygusu hakkında, Hz. Zeyneb (radıyallâhu anhâ): “Sizleri (Peygamber ile) akrabalarınız evlendirdi, beni yedi kat göklerin üstünden Allah Teâlâ evlendirdi”, Meşru, vasat ve istikrarlı yaşam çizgisine sahip olmalıyız, İlimsiz, hikmetsiz, boş ve amaçsız konuşmak, "...Allah ancak bir tek ilâhtır...", Hayatın her kademesinde ahlâkî duruş sergilemek esas olmalıdır, Kadir Gecesinin kadrinin Kur'ân'dan kaynaklandığını anlayamayanlar, -hedefe değil de parmağa bakmak gibi- Kur'ân'ın değil, Kadir Gecesinin peşine düşerler, Düşünen insanlar için, Dinden, fersah fersah uzak olan benim akrabalarım da senin akrabaların da ma'zûr değildirler, Hz. Âişe vâlidemize iftirâ eden hayâsızlar, Yetimler, Batı’da aile kurumu bile kalmamıştır ki, onların ailevî, sosyal ve kültürel değerlerini taklit edelim, M. Okuyan’ın: “Müslümanlar cehenneme hiç girmeyecekler” sözüne reddiye, Istılâhalarımızı ıslâh etmeliyiz, Bu dünyada kazanılabilecek en büyük fazilet Tevhîd ehli bir mü’min olmaktır, Aşırı övgü ve aşırı yergi bağımlılığı, Kur’ân adına akılcı yönelişler, Hak yolda sebat ve istikrar, Ey patronlar, işverenler, müdürler, Kurbanlık etlerinin üç günden fazla evlerde saklanması ve yenilmesi meselesi, Cehennem, “Beş dakikalık iş!”, Mü’min aynı delikten iki kez ısırılmaz, ısırılmamalı, aynı konuda iki kez aldatılamaz, aldatılmamalı, Elektrik vs. kaçırmak kul hakkına girmektir, günahtır ve zulümdür, Yahûdîlerin: “Ümmiler hakkında aleyhimize bir yol yoktur” demelerinin anlamı ve Yahûdileşme, Allah’ın ilk emri nedir, Tokalaşma, kucaklaşma ve ictihâdî konulara dair, Tuvaletlerin pis kokmasına ve ter kokularına karşı kesin çözüm; temizliktir, "Genç delikanlı, sen rahatsız olma, çayını da ben katarım...", “Bir deli kuyuya taş atmış…”, “Usta, çok kötü intizâr (beddua) ettin…” HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİZ.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 28/09/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Arapça'da ذُو 'zû' ile صَاحِب 'sâhib' edatlarının anlam farkı hakkında es-Süheylî'nin konuyla ilgili açıklamaları, "el-İtkân fî Ulûmi'l-Kur'ân" adlı eserinde İmam Suyûtî tarafından nakledilmektedir. Biz de, Arapça metnin tercümesini yaptık.
Bağlantı | kategori: ARAPÇA | tarih: 18/09/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
Dua... Ey Rabbimiz, sen buyuruyorsun ki: “Rabbiniz buyurdu: ’Bana dua edin, Ben de duanızı kabul edeyim. Şüphesiz Bana ibâdeti büyüklüklerine yediremeyenler, yakında hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir.’” (Mü’min, 60) Senin emrine uyarak ve affını umarak biz de dua ediyoruz: Ey Rabbimiz, dualarımıza icâbet buyur, yaşadıkça kabul edilen ameller işlemeye bizleri muvaffak eyle, Duamıza "âmîn" diyenlere de katından rahmetler, hayırlar, iyilikler, güzellikler, selâmetler ve hidâyetler nasip eyle.
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 25/08/2016 | Yorum(1) | Yorum yaz
Allah'a hamd, Rasûlüne salât-ü selâm olsun. Yaklaşık 2000 yıl öncesinde tarihin en karanlık dönemlerinden birinde mü'min birkaç genç zamanlarının zorba hükümdarının huzurunda -muhtemelen bir gösteri ya da kutlama esnasında- ayağa kalkıp, yerin ve göğün yegâne Rabbinin Allah olduğunu, Allah'tan başkalarına, putlara ya da başka şeylere tapınılamayacağını, Allah'tan başka ilâhlar edinenlerin Allah'a iftirâ ettiklerini haykırıyorlardı. Kur'ân'ı dinleyelim: "(Hükümdarlarının karşısına) dikilip de: 'Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O'ndan başkasını ilâh diye çağırmayız. O takdirde gerçekten son derece bâtıl bir söz söylemiş oluruz' dediklerinde Biz, kalplerine sabır ve metanet vermiştik. 'Şunlar şu bizim kavmimiz, O'ndan başka ilâhlar edindiler. Bari onlara dair açık bir delil getirselerdi. Artık Allah'a karşı yalan uyduranlardan daha zâlim kim olabilir?'" (Kehf: 14, 15) Ashâb-ı Kehf'in sayısını ve mağarada ne kadar uyutulduklarını kesin olarak Allah'tan başka kimse bilemez. Bu konudaki bazı rivâyetleri esas alarak değerlendirmeler yapalım.
Bağlantı | kategori: TEFSİR | tarih: 25/08/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
111 maddede çeşitli konularda nasihatler...
Bağlantı | kategori: NASİHATLER | tarih: 07/07/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz
ÇIKAN KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME: 1- PUTPEREST ÇAĞLARDA MÜSLÜMAN OLMAK, 2- HAYATIN İÇİNDEN ÖZLÜ SÖZLER İBRETLER, HİKMETLER, ÖĞÜTLER, 3- HZ. YÛSUF'UN MISIR'DAKİ KONUMU.
Bağlantı | kategori: AKAİD-TEVHİD | tarih: 05/06/2016 | Yorum(0) | Yorum yaz

Son Konular • Muzari' Fiilin Şimdiki ve Gelecek Zamana Salahiyeti:
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 3
• Şirke ve Sapıklığa Sürüklenen Bir Toplumda Suçlular Kimlerdir?
• 22- Ömer Nesefî Akaidi Tercüme ve Şerhi 6 (Ders Videosu)
• NASİHATLER 11
• Arapça'da 'zuu' ve 'sahib' edatlarının arasındaki fark nedir?
• EY RABBİMİZ!
• ASHAB-I KEHF HAKKINDA:
• NASİHAT BAHÇESİ
• KİTAPLARIMIZ HAKKINDA BİLGİLENDİRME:
• “Kadınlar Havuza Girebilir mi?” Sorusuna Verdiğimiz Kısa ve Özlü Cevap
• Kadın Sesiyle ve Çalgı Aletleriyle İcra Edilen Şarkı, Türkü, Ezgi ve İlahiler Hakkında Bir Soruya Verdiğimiz Cevap
• NASİHATLER 10
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 2
• NASİHATLER 9
• “Ticaret yapıyorum ama maddi ve manevi anlamda bir türlü rahata eremiyorum” mu diyorsunuz?
• 21- Hadis Dersleri -1 (Ders Videosu)
• SESLİ HADİS DERSLERİ - YAKINDA!
• Sesli Ders Videoları Arşivi (Yusuf Semmak)
• ARAPÇA DERSLERİ (ZAMİRLER) -5-
• Kadınların Saçlarını Kısaltmaları Câiz midir?
• Muhtelif Konularda KISA KISA - 1
• Ömer Nesefî Akâidi Tercüme ve Şerhi 5 (Ders Videosu)
• İNFÂK BİLİNCİNİ KUŞANMAK!
• NASİHATLER 8
• HADİS İNKARCILIĞI FİTNESİ!
• Arapça'da “İmmea” Edatının Anlamı Nedir?
• Din Kardeşlerimizi Hayırla ve Sevgiyle Analım
• Ömer Nesefî Akâidi Tercüme ve Şerhi 4 (Ders Videosu)
• Arapça Kaynak Kitap İndir
• 80 Soruda Emsile Sınavı ve Cevapları
• NASİHATLER 7
• Ömer Nesefî Akâidi Tercüme ve Şerhi 3 (Ders Videosu)
Son Yorumlar
Beyza
Harika
büşra
Çok iyi olmuş
Yusuf Semmak
MODERNİZM, KADINLARIN BAŞÖRTÜLERİ
zeyra
İsime yaradi saol
Şüheda
Helal be sırf kapanmak nefislerin
Ümit
Amin Er-Rahman Er-Rahim Allah
Vedat
Soruyu soran ben değilim ama aydı
Yusuf Semmak
Ve aleyküm selâm, inşâAllah karde
Mehmet
Selamunaleykum hocam devamı yokmu
Yusuf Semmak
“VADE FARKI” KONUSUNDA, BİR KARDE
Alihan
bence bu site çok güzel ve bu sit
Yusuf Semmak
Alenen günah işleyen kimseler, te
Hüseyin
Allah günahı alelen işleyenlerin
Yusuf Semmak
Kadınların Yüzlerini ve Ellerini
nimet
kadının yüzü açık dışarı çıkması
berfinay
gerçekten insanları aydınlatacak
kütahya
gerçekten çok işime yaradı bu ins
Yusuf Semmak
Bazı arkadaşlar, -TDK'yı dikkate
Yusuf Semmak
MÜZEKKER VE MÜENNES İSİMLERE ÖRNE
ferhat
acaba 1 den 20 ye kadar müennes v
Mustafa GARGI
Çok işime yaradı. Teşekkür ederim
ege
hocam valla çok güzel
Yusuf Semmak
Merhaba, Rabbimiz rızâsına uygun
bakican
Çok isime yaradi herkese tercih e
esma
süper çok beğendim
korecan
muthiş olmuş
Medid4423
Hocam Merhabalar, sorum şu : ben
aygün
ben sorularda istiyorum ama güzel
emin
ÇOK GÜZEL ANLAT MIŞSINIZ HELAL OL
zeynep
inşallah güzeldir
Yusuf Semmak
KADINLARIN SAÇLARINI KISALTMALARI
meseret
Selâmün Aleyküm benim sorum saci
Yusuf Semmak
Evvâbîn namazının kuşluk vaktinde
© 2012 YUSUFSEMMAK.COM